Önceki ayet· 77:30Sonraki ayet· 77:32

Mürselât Suresi 31. Ayet· 77:31

↗ Mürselât suresi
Mekki
لَّا ظَلِيلٖ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ
Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ne gölgelendirir ne alevden korur.
Süleyman Ateş
Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.2%
İngilizce
[But having] no cool shade and availing not against the flame
Fransızca
qui n'est ni ombreuse ni capable de protéger contre la flamme
İspanyolca
que no protege ni salva de las llamas
Rusça
Не прохладна она и от пламени не избавляет
Endonezce
yang tidak melindungi dan tidak pula menolak nyala api neraka
Bengalce
যে ছায়া সুনিবিড় নয় এবং অগ্নির উত্তাপ থেকে রক্ষা করে না।
Çince
那荫影不是阴凉的,不能遮挡火焰的热浪。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Orada gölge soğuk değildir. O gölge, ateşin alevinin ve sıcaklığının size ulaşmasını engellemez.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline! 29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
O gün hesaplar görülüp herkesin gideceği yer belli olduktan sonra görevliler inkârcılara, dünyada yalan saymış oldukları cehenneme doğru yürümeleri için âyetlerde geçtiği gibi hitap edeceklerdir. Müfessirler “üç parçalı gölge”den maksadın cehennem yakıtlarının çıkardığı, üçe ayrılmış yoğun duman olduğunu söylemişlerdir (Taberî, XXIX, 146). Âyetlerde cehennemin fırlattığı kıvılcımların benzetildiği “kasr” kelimesinin farklı anlamları bulunmakla birlikte (bk. Râzî, XXX, 277; Şevkânî, V, 415-416) bunlar içinde cehennem tasvirine en uygun olanı “hurma kütüğü” olduğu için meâlde bu anlam tercih edilmiştir. Kıraat farkları dikkate alınarak 32 ve 33. âyetlere şöyle de mâna verilmiştir: “Cehennem, kütükler gibi kocaman kıvılcımlar fırlatır. Her bir kıvılcım birer sarı (kızgın) deve gibidir” (Şevkânî, V, 416).
Mürselât Suresi 31. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Orada gölge soğuk değildir. O gölge, ateşin alevinin ve sıcaklığının size ulaşmasını engellemez.