Önceki ayet· 88:18Sonraki ayet· 88:20

Gâşiye Suresi 19. Ayet· 88:19

↗ Gâşiye suresi
Mekki
وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ
Dağlara, nasıl dikilmiş?
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Dağlara, nasıl dikilmiş?
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ve dağlara ki, nasıl dikildi!
Süleyman Ateş
Dağlara, nasıl dikilmiş?
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.1%
İngilizce
And at the mountains - how they are erected
Fransızca
et les montagnes comment elles sont dressées
İspanyolca
En las montañas, cómo han sido afirmadas
Rusça
как водружены горы
Endonezce
Dan gunung-gunung bagaimana ditegakkan
Bengalce
এবং পাহাড়ের দিকে যে, তা কিভাবে স্থাপন করা হয়েছে
Çince
山峦是怎样被竖立起的,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve dağları nasıl diktiğine, insanların sarsılmamaları için onlarla nasıl sabit kılındığına bakmazlar mı?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
17- Onlar hiç bakmıyorlar mı devenin nasıl yaratıldığına; 18- Göğün nasıl yükseltildiğine; 19- Dağların nasıl dikildiğine; 20- Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine? 21- O halde sen öğüt ver! Zaten sen ancak bir öğüt vericisin. 22- Onları (imana zorlayacak) bir zorba değilsin. 23- Ancak kim yüz çevirip inkâr ederse; 24- Allah ona en büyük azap ile azap eder. 25- Şüphesiz onların dönüşleri, yalnız Bizedir. 26- Sonra hesaplarını görmek de şüphesiz Bize aittir. 17. Yüce Allah, Rasûlünü sallallahu aleyhi ve sellem tasdik etmeyenleri ve onların dışındaki diğer insanları, Allah’ın vahdaniyetine delil teşkil eden varlıklar üzerinde düşünmeye teşvik etmek üzere şöyle buyurmaktadır: "Onlar hiç bakmıyorlar mı devenin nasıl yaratıldığına?” Yani devenin bu harikulade yaratılışına, Allah’ın onu kulların emrine nasıl verdiğine, zorunlu olarak ihtiyaç duydukları pek çok faydaları için bu hayvanları onlara nasıl amade kıldığına ibret gözüyle bakmazlar mı? 18-19. “Göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine?” Dağlar, göz kamaştırıcı bir şekildedirler. Onlar vasıtası ile yeryüzünün dengesi ve istikrarı sağlanmış, bu sayede o, çalkalanmaktan korunarak sağlam ve dengeli kılınmıştır. Allah, onlara pek çok faydalı vazifeler yüklemiş bulunmaktadır. 20. “Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine?” Yer alabildiğine geniş bir şekilde yayılıp döşenmiştir. Kulların, sırtında yerleşebilmeleri, orayı son derece kolaylıkla ekip biçmeleri, orada ağaç dikmeleri, üzerinde bina yapmaları, yollarında gitmeleri vb. gibi imkânlara sahip bir şekilde yaratıldığını görmezler mi? Şunu bilelim ki yerin yayılıp döşenmiş olması, onun yuvarlak ve küresel olmasına aykırı değildir. Zaten nakil, akıl, duyu ve gözlem de buna delildir. Nitekim bu pek çok kimse tarafından özellikle de bu dönemlerde bilinen bir husustur. Çünkü günümüzde insanlar, Allah’ın onlara bağışladığı uzağı yakınlaştıran pek çok araç sayesinde yeryüzünün dört bir yanını bilmektedirler. Yayıp döşeme, ancak oldukça küçük cisimlerin yuvarlak olmasına aykırıdır. Zira bu küçük cisimler eğer yayılacak olursa söz edilmeye değer bir yuvarlıklıkları kalmaz. Ama oldukça büyük ve geniş olan yeryüzüne gelince o, hem yuvarlak hem de yayılmış bir cisimdir ve uzman kimselerin de bildikleri gibi bu iki husus, birbirine aykırı değildir. 21-22. “O halde sen öğüt ver! Zaten sen ancak bir öğüt vericisin.” İnsanlara öğüt ver, onları korkutup uyar ve müjdele! Çünkü sen, insanları Allah’ın yoluna davet etmek, onlara öğüt vermek üzere gönderildin. Onların üzerine musallat edilmiş bir zorba olarak gönderilmedin. Amellerinin bekçisi de değilsin. Sen üzerine düşeni yerine getirdikten sonra artık gerisine aldırma; zira bundan sonra senin kınanman söz konusu değildir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sen onları (imana zorlayacak) bir zorba değilsin. O halde sen Benim tehdidimden korkanlara Kur’ân ile öğüt ver.”(Kâf, 50/45) 23-24. “Ancak kim” Allah’a itaatten “yüz çevirip” Allah’ı “inkâr ederse Allah ona en büyük” çetin, ağır ve sürekli “azap ile azap eder.” 25. “Şüphesiz” bütün yaratılmışların hepsinin Kıyamet gününde “dönüşleri yalnız Bizedir.” 26. “Sonra” hayır olsun, şer olsun bütün yaptıklarının “hesaplarını görmek de şüphesiz Bize aittir.” Ğâşiye Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Allah’a hamdolsun. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yerküre üzerinde sabit dağların dikilmesi yerin dengesini sağlamaktadır. Nitekim muhtelif âyetlerde yerkürenin dengesini koruması için orada sabit dağların yerleştirildiği ifade edilmiştir (meselâ bk. Nahl 16/15; Lokmân 31/10; Nebe’ 78/7). Ayrıca dağların yeryüzünde canlılar için daha rahat korunma ve barınmaya elverişli ortamlar oluşturması, su kaynakları ve akarsu imkânları sağlaması, özel bitki örtüsü, maden ocakları gibi başka imkânlarıyla insanlar ve diğer canlılar için hayatı kolaylaştırdığı, bu bakımdan yeryüzünde biyolojik düzenin dengesine ve sürekliliğine katkı sağladığı göz önüne alınarak ilgili âyetleri bu yönde anlamak da mümkündür. Bu gibi sebeplerden dolayı Kur’an’da dağların yaratılışı sık sık hatırlatılmaktadır.
Gâşiye Suresi 19. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve dağları nasıl diktiğine, insanların sarsılmamaları için onlarla nasıl sabit kılındığına bakmazlar mı?