Kâfirler, Yüce Allah'ın cezalandırmasından kurtulup kaçtıklarını zannetmesinler. Onlar kesinlikle O'ndan kurtulamazlar ve O'nun cezalandırmasından kaçamazlar. Bilakis O (Allah), onları yakalayacaktır ve onlara ulaşacaktır.
59- O kafirler kaçıp kurtulduklarını asla sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.
59. Yani Rablerini inkar edip âyetlerini yalanlayan kâfirler, Allah’ın elinden kaçıp kurtulduklarını zannetmesinler. Çünkü Allah’ı asla aciz bırakamazlar. Allah onları devamlı gözetlemektedir. Yüce Allah’ın onlara mühlet vermesinde ve onları hemen cezalandırmamasında sonsuz hikmetleri vardır. Mü’min kullarını sınayıp imtihan etmek, Allah’a itaat ederek üstün mevkilere kendilerini ulaştıracak ve o olmaksızın ulaşmaları da söz konusu olmayacak türden birtakım ahlak ve niteliklere sahip olmalarını sağlamak bu hikmetler arasındadır. Bundan dolayı Yüce Allah devamla mü’min kullarına şöyle hitap etmektedir:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bir topluluğun sözleşmeyi bozarak müslümanlara karşı hareket etmeleri ihtimali her zaman mevcuttur. Yalnızca bu ihtimal sebebiyle sözleşmeyi bozmak gerekmez. “Endişe edersen” şeklinde çevirdiğimiz fiilin kökü olan havf “korkmak” demektir ve burada korkudan maksat, zayıf ihtimale, delilsiz zanna, kuruntuya bağlı korku değil, gerçek haber ve istihbarata dayanan korkudur, gerçekleşme ihtimali çok güçlü olan tehlikedir. Böyle bir durumda düşmanın sözleşmeyi bozarak saldırmalarını beklemek zararlı olabileceği için müslümanların önce davranarak antlaşmayı bozmalarına izin verilmiş, ancak bu da bir şarta bağlanmıştır. Meâlde “apaçık” diye tercüme edilen şart, “adalete riayet ederek, belli bir süre vererek” şeklinde de anlaşılmıştır (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, II, 872).
Kâfirler, Yüce Allah'ın cezalandırmasından kurtulup kaçtıklarını zannetmesinler. Onlar kesinlikle O'ndan kurtulamazlar ve O'nun cezalandırmasından kaçamazlar. Bilakis O (Allah), onları yakalayacaktır ve onlara ulaşacaktır.