Diyanet İşleri
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir
Elmalılı Hamdi Yazır
Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir, eğer aşırı gitmez de son verirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok da olsa sizi her hangi bir şeyden asla müstağni kılamaz! Allah, inananlarla beraberdir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (eski yaptıklarınızdan) vazgeçerseniz, bu sizin için iyidir. Ama yine (eski yaptıklarınıza) dönerseniz, biz de döneriz (size yardım etmekten vazgeçeriz). O zaman topluluğunuz çok da olsa, size hiçbir yarar sağlayamaz. Allah, inananlarla beraberdir.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey müşrikler! Şayet Yüce Allah'ın azap ve şiddetinin saldırgan zalimlerin üzerine gelmesini istiyorsanız; kesinlikle şunu bilin ki, Yüce Allah talep ettiğinizi başınıza indirmiştir. Bu sizin için ceza ve işkencedir, muttakiler için de ibret ve öğüttür. Eğer bunu talep etmekten vazgeçerseniz, sizin için daha iyi olur. Belki de Yüce Allah size mühlet verip, sizden intikam almayı ertelemiştir. Eğer tekrar bunu talep etmeye ve Müminlerle savaşmaya dönerseniz, biz de tekrar üzerinize azabı indirir ve Müminleri de sizin üzerinize muzaffer kılarız. Müminlerin sayı bakımından az, sizlerin ve size yardım edenlerin sayısı ve silahları çok olsa da bu sizlere asla fayda vermeyecektir. Kuşkusuz Yüce Allah, yardım ve desteği ile Müminlerle beraberdir. Şüphesiz Yüce Allah kiminle beraber olursa onu mağlup edecek kimse yoktur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
17- Onları siz öldürmediniz; fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı. Bunu, mü’minleri kendi katından güzel bir imtihan ile denemek için yaptı. Şüphe yok ki Allah hakkıyla işitendir, her şeyi çok iyi bilendir. 18- İşte böyledir. Şüphesiz Allah kâfirlerin tuzağını zayıflatandır. 19- Eğer siz hüküm istiyorsanız, işte size hüküm geldi. Eğer vazgeçerseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Yok, tekrar dönerseniz biz de döneriz. (O zaman) topluluğunuz, çok da olsa size hiçbir fayda sağlamaz. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
17. Müşriklerin Bedir günü bozguna uğraması ve müslümanların da onlardan pek çok kimseyi öldürmesi hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onları siz” kendi güç ve imkânlarınızla “öldürmediniz. Fakat Allah” bu hususta daha önce sözü geçen şekilde size yardım etmek sureti ile “öldürdü.” “Attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem savaş esnasında kendisine yapılmış gölgeliğe girmiş, Yüce Allah’a dua etmeye, kendisine yardım ihsan etmesi için yalvarıp yakarmaya koyulmuştu.[14] Sonra gölgeliğinden çıktı ve bir avuç toprak alarak onu müşriklerin yüzlerine doğru fırlattı. Yüce Allah da bu attığı toprağı müşriklerin yüzlerine kadar ulaştırdı. Bu topraktan yüzüne, ağzına, gözüne bir şeyler isabet etmedik hiç kimse kalmadı.[15] Bunun üzerine onların maneviyatları zayıfladı ve dirençleri kırıldı, aralarında dağınıklık ve zayıflık baş gösterdi, bunun sonucunda da bozguna uğradılar. İşte Yüce Allah peygamberine bunu hatırlatarak şunu demektedir: Sen o toprağı attığında kendi gücünle onu müşriklerin gözlerine ulaştırmadın. Onu onlara güç ve kudretimizle ulaştıran bizleriz. “Bunu, mü’minleri kendi katından güzel bir imtihan ile denemek için yaptı.” Yani Yüce Allah, fiilen savaşa katılmasalar bile mü’minlerin intikamını kâfirlerden almaya ve mü’minlere zafer vermeye kadirdir. Ancak Yüce Allah, mü’minleri sınamayı, cihad ile onları en yüce derecelere ve en yüksek makamlara ulaştırmayı, kendilerine oldukça güzel bir mükâfaat ve pek büyük bir sevap ihsan etmeyi murad etmiştir. “Şüphe yok ki Allah hakkıyla işitendir.” O, kulun gizli söylediğini de açıkça ilan ettiğini de işitir. “Her şeyi çok iyi bilendir.” Kalbindeki iyi niyetleri de kötü niyetleri de bilir. Bu yüzden ilim ve hikmetine uygun ve kullarının da maslahatına olan şeyleri takdir eder. Herkese niyet ve ameline göre karşılık verir.
18. “İşte böyledir.” Bu yardım, Allah tarafından sizin için gelmiştir. “Şüphesiz Allah kâfirlerin tuzağını zayıflatandır.” Müslümanlara ve İslâm’a karşı yaptıkları her türlü hile ve düzeni zayıflatan ve bu düzenlerini kendi başlarına geçirendir.
19. Ey müşrikler! “Eğer siz hüküm istiyorsanız” yani Yüce Allah’tan azabını haddi aşan zalimlere göndermesini istemekteyseniz “işte size hüküm geldi” Allah, sizin için caydırıcı bir ceza ve takvâ sahipleri için de ibret olmak üzere cezasını sizin başınıza indirdi. “Eğer” haklıyı haksızdan ayıracak hükmü istemekten “vazgeçerseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” Çünkü belki size mühlet verir ve sizden çabucak intikam almaz (siz de buna aldanırsınız). “Yok, tekrar” hüküm istemeye ve Allah'ın mümin ordusuyla savaşa “dönerseniz biz de” sizin aleyhinize onlara yardıma “döneriz.” “(O zaman) topluluğunuz” yani kendilerine güvenerek savaştığınız yardımcılarınız “çok da olsa size hiçbir fayda sağlamaz. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.” Allah da kiminle beraber olursa zafere erenler de onlar olur. İsterse sayıları az, güçleri sınırlı olsun. Yüce Allah’ın haber verdiği ve kendisiyle mü’minleri desteklediği bu “beraber olma”, onların imanın gereği olan amelleri ifa etmeleri oranındadır. Eğer bazı hallerde düşman mü’minlere karşı muzaffer olursa bunun tek sebebi mü’minlerin kusurlarıdır, imanın gereğini ve imanın öngördüğü görevleri yerine getirmeyişlerindendir. Yoksa eğer mü’minler, Allah’ın emirlerini her bakımdan yerine getirecek olurlarsa hiçbir zaman sancakları yenilgi yüzü görmez ve düşmanları onlara karşı ebediyyen zafer kazanamaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekkeli müşrik ordusu savaş gücünün nicelik yönünden fazlalığına güvenerek mutlaka zaferi kazanacaklarını ve Medine’ye girerek müslümanları yok edeceklerini ummuştu. Nitelik niceliğe, Allah’ın yardımı, O’na karşı çıkan insanların birbirine yaptıkları yardıma galip gelince Allah, müşriklerin bu tecrübeden ibret alıp yanlış yoldan dönmelerini sağlamak üzere önce –kinayeli bir üslûpla– neyi umup neyi bulduklarına işaret etmiş ve âdeta şöyle demiştir: “Siz zafer bekliyordunuz, işte size zafer; yani onun tersi olan yenilgi.” Sonra da musibetten ders alarak yanlış yoldan dönmemeleri, kendileri için hayırlı olan hareketi reddetmeleri halinde başlarına gelecekler sıralanmıştır: Tekrar saldırırlarsa Allah’ın izni ve yardımı ile yine mağlûp olacaklar, sayıca çokluğun onlara bir faydası olmayacaktır; çünkü Allah müminlerin yanındadır.