Önceki ayet· 67:22Sonraki ayet· 67:24

Mülk Suresi 23. Ayet· 67:23

↗ Mülk suresi
Mekki
قُلۡ هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنشَأَكُمۡ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلٗا مَّا تَشۡكُرُونَ
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!"
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Süleyman Ateş
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful
Fransızca
Dis: «C'est Lui qui vous a créés et vous a donné l'ouïe, les yeux et les cœurs». Mais vous êtes rarement reconnaissants
İspanyolca
Diles: "Él es Quien los creó y Quien los agració con el oído, la vista y el intelecto. Sin embargo, qué poco agradecen
Rusça
Скажи: «Он - Тот, Кто создал вас и наделил вас слухом, зрением и сердцами. Как же мала ваша благодарность!»
Endonezce
Katakanlah, "Dialah yang menciptakan kamu dan menjadikan pendengaran, penglihatan dan hati nurani bagi kamu. (Tetapi) sedikit sekali kamu bersyukur
Bengalce
বলুন, তিনিই তোমাদেরকে সৃষ্টি করেছেন এবং দিয়েছেন কর্ণ, চক্ষু ও অন্তর। তোমরা অল্পই কৃতজ্ঞতা প্রকাশ কর।
Çince
你说:“他是创造你们,并为你们创造耳、目和心的。你们却很少感谢。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
23- De ki:“Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” 24- De ki:“Sizi yaratıp yeryüzüne yayan O’dur ve (ölümden sonra diriltilip) O’nun huzurunda toplanacaksınız.” 25- “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ne zaman gerçekleşecekmiş?” derler. 26- De ki:“Onun bilgisi, ancak Allah’ın katındadır. Ben ise ancak apaçık bir uyarıcıyım.” 23. Yüce Allah, yegane mâbûdun kendisi olduğunu açıklayarak kullarını kendisine şükretmeye ve yalnızca kendisine ibadet etmeye davet etmek üzere şöyle buyurmaktadır:“De ki: Sizi yaratan,” herhangi bir destek ve bir yardımcı olmaksızın sizi yoktan var eden, sizi var ettikten sonra da varlığınızı kemâle erdirerek “size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur.” Bunlar insan vücudundaki azaların en değerlileri, bedenî güçlerin en mükemmelleridir. Ancak sizler bunca nimetlere rağmen Allah’a “ne kadar şükrediyorsunuz?” Şükredenleriniz de pek azdır, şükrünüz de pek azdır. 24. “De ki: Sizi yaratıp yeryüzüne yayan O’dur.” Yeryüzünün dört bir yanına sizi yaymış, çeşitli yerlerinde sizi yerleştirmiş, size emir ve yasaklar koymuş, sizlere yararlanacağınız türden pek çok nimetleri bol bol vermiştir. Bundan sonra da Kıyamet gününde sizi bir araya getirip toplayacaktır. Ancak bu inatçılar, amellerin karşılıklarının verileceğine dair olan bu vaadi inkâr etmektedirler. 25. O vaadi yalanlamak kastı ile “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ne zaman gerçekleşecekmiş?” derler.” Onlar, bu sözleri ile kendilerine bu tehditte bulunanların doğru söylediklerinin alâmetinin, onun geliş vaktini kendilerine bildirmeleri olduğunu ile sürmüşlerdir. Bu ise bir zulüm ve bir inattır. 26. Hiçbir yaratılmış bunu bilemez. Ayrıca verdiğimiz bu haber ile onun gerçekleşme vaktini bildirmek arasında bir ilişki yoktur. Çünkü doğru olan bir şey, delilleri ile bilinir. Yüce Allah da hakka şahit olarak bu gerçeğe kulak veren kimselerin, en ufak bir şüpheleri kalmayacak şekilde bunun doğruluğunu ortaya koyan apaçık delilleri ve belgeleri ortaya bildirmiş bulunmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Doğduğunda hiçbir bilgiye sahip olmayan insana bilgi vası­talarından kulaklar, gözler ve kalpler (akıllar) verildiğinin hatırlatılması, insanın en değerli ve ayırıcı niteliğinin gözlem ve düşünme kapasitesi olduğuna ve bu nimetleri verene şükretmek gerektiğine işaret eder. Bu nimetler aynı zamanda Allah’ın eşsiz sanatını ve sonsuz kudretini göstermesi bakımından da önemlidir. Muhatabın sağduyusuna hitap edilerek onun yanlış inanç ve tutumlardan kurtulması, Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmesi istenmektedir. Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretini gösteren delillerden biri de insanoğlunun yeryüzünde yaratılması, türetilmesi ve çoğaltılmasıdır. Onları bu şekilde türetip yer­yü­züne yayma gücüne sahip olan Allah, öldükten sonra dirilterek huzurunda toplamaya da kadirdir. Nitekim 24. âyetin son cümlesinde, “Sadece O’nun huzurunda gelip toplanacaksınız” ifadesiyle buna işaret edilmiştir (bu âyetlerin tefsiri için ayrıca bk. Nahil 16/78; Mü’minûn 23/78-79).
Mülk Suresi 23. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''