Önceki ayet· 47:13Sonraki ayet· 47:15

Muhammed Suresi 14. Ayet· 47:14

↗ Muhammed suresi
Medeni
أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُم
Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Rabbinden açık bir kanıt üzere olan, amelinin çirkinliği kendisine süslü gösterilip de boş arzularına uyanlara benzer mi?
Süleyman Ateş
Rabbinden bir delil üzerinde bulunan insan, kötü işi kendilerine süslendirilen ve keyiflerine uyan kimseler gibi olur mu? (Olmaz elbet).
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
So is he who is on clear evidence from his Lord like him to whom the evil of his work has been made attractive and they follow their [own] desires
Fransızca
Est-ce que celui qui se base sur une preuve claire venant de son Seigneur est comparable à ceux dont on a embelli les mauvaises actions et qui ont suivi leurs propres passions
İspanyolca
¿Acaso quien se aferra a una evidencia clara de su Señor puede compararse con quien [seducido por el demonio] ve sus obras malas como buenas y sigue sus pasiones
Rusça
Разве тот, кто следует ясному доказательству от своего Господа, подобен тем, которым представилось прекрасным зло их деяний и которые потакали своим желаниям
Endonezce
Maka apakah orang yang berpegang pada keterangan yang datang dari Tuhannya sama dengan orang yang dijadikan terasa indah baginya perbuatan buruknya dan mengikuti keinginannya
Bengalce
যে ব্যক্তি তার পালনকর্তার পক্ষ থেকে আগত নিদর্শন অনুসরণ করে, সে কি তার সমান, যার কাছে তার মন্দ কর্ম শোভনীয় করা হয়েছে এবং যে তার খেয়াল-খুশীর অনুসরণ করে।
Çince
依据从主降示的明证者,与那为自己的恶行所迷惑,而且顺从私欲者是一样的吗?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan ve basiret ile Rabbine ibadet eden kimse, şeytanın kötü amelini kendisine süslü gösterdiği, hevâ ve heveslerinin kendilerini putlara ibadet etmeye, günah işlemeye ve peygamberleri yalanlamaya sevk ettiği kimse gibi olur mu?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
14- Rabbinden apaçık bir delil üzere olan kimse, kötü ameli kendisine süslü gösterilen ve hevâlarına uyan kimseler gibi olur mu hiç? 14. Yani dini hususunda, ilim ve ameli itibari ile basiret üzere olan, hakkı bilip ona uyan, Allah’ın hak ehline vaad ettiği şeyleri uman kimseler hiçbir zaman hakkı inkâr etmiş, ondan sapmış, Allah’tan gelen herhangi bir hidâyet olmaksızın hevâsına tabi olmuş, bununla birlikte kendisinin hak üzere olduğunu düşünen kör kalpli bir kimse gibi olmaz. Bu iki kesim arasındaki mesafe ne kadar büyüktür! Biri hak biri dalâlet ehli olan bu iki kesim arasındaki fark ne kadar büyüktür!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Peygamber ve diğer müminler Mekke’den Medine’ye göç ederken her şeylerini kaybetmiş, zarara uğramış, şirk ve inkârda ısrar eden müşrikler ise kazanmış gibi görünüyorlardı. Bu görüntünün geçici ve aldatıcı olduğu, biri dünyaya diğeri âhirete ait iki önemli değer üzerinden yapılan bir mukayese ile anlatılıyor. Dünyada müminlerin değerli kazanımları kesin iman ve bilgidir; bu iman ve bilginin aydınlattığı bir hayat yolunda ilerlemeleridir. Buna karşılık müşriklerin inançları kanıtsız, bilgileri temelsizdir; gece karanlığında el yordamıyla yol bulmaya çalışmaktadırlar. Müminlerin âhiretteki değerli kazançları, âyette misal verilerek anlatılan cennettir, Allah tarafından bağışlanmaktır, O’nun rızasının tecellisini yaşamaktır. İnkârcıların âhirette elde ettikleri şey ise acılarla dolu cehennemdir. Cennetin doğrudan kendisini anlatmak, onu dünya hayatına ait kelimeler ve kavramlarla tanıtmak, insan zihninin yapısı bakımından mümkün değildir. Orası ayrı bir âlem, ayrı bir varlık boyutu, farklı bir mahiyetler bütünüdür. Ama yine de insanları imrendirmek ve özendirmek için bir şekilde anlatılması gerekir. Kur’an’ın âhiret hallerini anlatmak için seçtiği anlatım yolu, insanların en azından kendi yaşadıkları, algıladıkları dünya hallerinden örnekler vererek onların âhiret hakkında kıyaslama yoluyla bir fikre varmalarını sağlamak, bunun için mecazlar kullanmak ve misaller vermektir. Âyette verilen misaller sonuçta cennet hayatının, çeşitli zevklerle dolu, insanın mutluluk içinde yüzeceği bir hayat olduğu noktasına varır.
Muhammed Suresi 14. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan ve basiret ile Rabbine ibadet eden kimse, şeytanın kötü amelini kendisine süslü gösterdiği, hevâ ve heveslerinin kendilerini putlara ibadet etmeye, günah işlemeye ve peygamberleri yalanlamaya sevk ettiği kimse gibi olur mu?