Önceki ayet· 43:2Sonraki ayet· 43:4

Zuhruf Suresi 3. Ayet· 43:3

↗ Zuhruf suresi
Mekki
إِنَّا جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَٰنًا عَرَبِيّٗا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.
Süleyman Ateş
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
Indeed, We have made it an Arabic Qur'an that you might understand
Fransızca
Nous en avons fait un Coran arabe afin que vous raisonniez
İspanyolca
que he revelado el Corán en idioma árabe para que lo puedan comprender
Rusça
Воистину, Мы сделали его Кораном на арабском языке, чтобы вы могли уразуметь
Endonezce
Kami menjadikan Alquran dalam bahasa Arab agar kamu mengerti
Bengalce
আমি একে করেছি কোরআন, আরবী ভাষায়, যাতে তোমরা বুঝ।
Çince
我确已以此为阿拉伯文的《古兰经》,以便你们了解。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!- Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Hâ, Mîm. 2- Apaçık/açıklayıcı kitaba yemin olsun ki, 3- Biz, onu anlayıp düşünesiniz diye Arapça bir Kur’ân kıldık. 4- Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır, çok yücedir, hikmet doludur. 5- Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikr/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim? (Mekke’de inmiştir. 89 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 2. Bu ayette Kur’ân-ı Kerîm’e yemin edilmektedir. Yüce Allah, mutlak olarak apaçık/açıklayıcı olan Kitab’a yemin etmekte ve onun neyi açıkladığını söz konusu etmemektedir. Bu da bu Kitabın din, dünya ve âhiret ile ilgili kulların gerek duyacağı bütün hususları açıklayıcı olduğunu ifade etmesi içindir. 3. “Biz onu... Arapça bir Kur’ân kıldık.” Bu da hakkında yemin edilen hususu ifade etmektedir. Bu Kitabı en fasîh, en açık ve en anlaşılır bir dil olan Arapça olarak indirmiştir. Onun Arapça oluşu da açık/açıklayıcı oluşunun bir yönüdür. Devamla bundaki hikmeti de söz konusu ederek:“Onu anlayıp düşünesiniz diye” buyurmuştur. Yani lafızlarını ve anlamlarını kolaylıkla kavrayıp zihinleriniz bunları zorlanmadan anlasın diye böyle yaptık. 4. “Şüphesiz o” yani bu Kitap “katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır” Mele-i â’lâda en yüce ve en üstün mertebededir “çok yücedir, hikmet doludur.” Kadr-u kıymeti, şerefi ve mekanı itibari ile çok yücedir. Kapsamındaki emirler, yasaklar ve haberler itibari ile de pek çok hikmetlerle doludur. Onda hikmete, adalete ve itidale aykırı hiçbir hüküm yoktur. 5. Daha sonra Yüce Allah, hikmet ve lütfunun, günahkâr ve zalim olsalar dahi kullarını peygamber göndermeden, bir kitap indirmeden başıboş bırakıp ihmal etmemesini gerektirdiğini haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:“Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikir/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim?” Sizden yüz çevirip size bu zikri/Kur’ân’ı indirmeyi terk ederek, siz yüz çevirdiniz ve buna itaat etmediniz diye Biz de sizden yüz mü çevirelim? Hayır, aksine Kitabı indireceğiz ve bu Kitapta size her şeyi açıklayacağız. Eğer ona iman eder, hidâyet bulursanız bu, sizin ilâhî tevfike mazhar olduğunuzu gösterir. Aksi takdirde size karşı delil ortaya konulmuş olur ve sizin durumunuz da açıklığa kavuşmuş olur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an’la ilgili gerçekleri bildirmek üzere söze başlanırken yine Kur’an’a yemin edilmesi, onun eşsizliğini, önemini ve ilâhî kaynaklı olduğunu anlamak için kendisinden başka bir şâhide ve delile ihtiyaç bulunmadığına işaret etmektedir. Kur’an yazıldığı için bir kitaptır; fakat onun okunması, yazılmasına bağlı değildir. Kur’an nâzil olduğu günden beri yalnızca yazı bilenler tarafından değil, okuyup yazma bilmeyenler tarafından da ezberlenmiş ve okunmuştur; o yazılsın yazılmasın daima “okunan” bir kitaptır.
Zuhruf Suresi 3. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!- Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.