Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.8%
İngilizce
So, [O Muhammad], We have only made Qur'an easy in the Arabic language that you may give good tidings thereby to the righteous and warn thereby a hostile people
Fransızca
Nous l'avons rendu (le Coran) facile [à comprendre] en ta langue, afin que tu annonces par lui la bonne nouvelle aux gens pieux, et que, tu avertisses un peuple irréductible
İspanyolca
Te he facilitado [el Corán] revelándotelo [oh, Mujámmad] en tu idioma para que albricies con él a los piadosos y adviertas a tus enemigos
Rusça
Мы облегчили его (Коран) на твоем языке для того, чтобы ты обрадовал им богобоязненных людей и предостерег им злостных спорщиков
Endonezce
Maka sungguh, telah Kami mudahkan (Alquran) itu dengan bahasamu (Muhammad), agar dengan itu engkau dapat memberi kabar gembira kepada orang-orang yang bertakwa, dan agar engkau dapat memberi peringatan kepada kaum yang membangkang
Bengalce
আমি কোরআনকে আপনার ভাষায় সহজ করে দিয়েছি, যাতে আপনি এর দ্বারা পরহেযগারদেরকে সুসংবাদ দেন এবং কলহকারী সম্প্রদায়কে সতর্ক করেন।
-Ey Resul!- Emirlerimi yerine getirip, yasaklarımdan sakınan muttakileri müjdelemen, hakka itaat etmede kibirlenen ve husumette şiddetli olan kavmi kendisi ile korkutman için bu Kur'an'ı senin diline indirerek kolaylaştırdık.
97- Biz o (Kur'ân’ı), ancak kendisiyle takva sahiplerini müjdeleyesin ve inatçı bir toplumu da uyarasın diye senin dilinle (Arapça indirerek) kolaylaştırdık. 98- Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Şimdi sen onlardan herhangi birini görebiliyor yahut onlardan cılız da olsa bir ses işitebiliyor musun?
97. Yüce Allah, nimetinin bir eseri olarak bu Kur’ân’ı Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in diliyle kolaylaştırmış olduğunu haber vermektedir. Bu Yüce Kitab’ın lafızlarını da anlamlarını da kolay kılmıştır. Ondan gözetilen maksat gerçekleşsin ve ondan yararlanmak kolay olsun diye böyle yapmıştır. “Kendisiyle takva sahiplerini” müjdesi verilen dünyevi ve uhrevi mükâfaatları haber vererek ve müjdelenmeyi gerektiren sebeplere teşvik etmek suretiyle “müjdeleyesin ve inatçı bir toplumu da uyarasın diye senin dilinle (Arapça indirerek) kolaylaştırdık.” Batıllarında ısrarlı, küfürlerinde katı kimseleri de uyarıp korkutasın, böylelikle onlara karşı delil ortaya konmuş ve gerekli şekilde açıklanmış olsun diye. Bunun sonucunda da helâk olan apaçık bir delile binaen helâk olur, hayatta kalan da apaçık bir delile binaen hayatta kalır.
98. Yüce Allah, kendilerinden önceki yalanlayan kavimlerin helâk edildiklerini belirterek onları şöylece korkutmaktadır:“Onlardan önce” Nûh’un kavmini, Âd’ı, Semûd’u, Firavun’u ve diğer yalanlayan “nice nesilleri helâk ettik.” Bunlar azgınlıklarını sürdürüp gidince Allah da onları helak etti. Geriye onlardan hiçbir şey kalmadı. “Şimdi sen onlardan herhangi birini görebiliyor yahut onlardan cılız da olsa bir ses işitebiliyor musun?” Yani onlardan geriye ne varlıkları ne de gözle görülür bir izleri kalmamıştır. Sadece ibret alanlar için ibret, öğüt alanlar için de öğüt olmak üzere birtakım bilgiler kalmıştır.
eryem Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamd ve şükürler olsun.
***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah Teâlâ, gönderdiği peygamber hangi kavimden ise onlara iyice açıklasın diye mesajını o kavmin diliyle göndermiştir. Kur’an’ı da Arap olan Hz. Peygamber’e Arapça olarak indirmek ve anlaşılır kılmak suretiyle kolaylaştırmıştır ki hem Peygamber kitabı iyi anlasın hem de halkına kolaylıkla tebliğ ederek müjdeleme ve uyarma görevini tam mânasıyla yerine getirebilsin (krş. Yûsuf 12/2).
-Ey Resul!- Emirlerimi yerine getirip, yasaklarımdan sakınan muttakileri müjdelemen, hakka itaat etmede kibirlenen ve husumette şiddetli olan kavmi kendisi ile korkutman için bu Kur'an'ı senin diline indirerek kolaylaştırdık.