Önceki ayet· 40:59Sonraki ayet· 40:61

Mü'min Suresi 60. Ayet· 40:60

↗ Mü'min suresi
Mekki
وَقَالَ رَبُّكُمُ ٱدۡعُونِيٓ أَسۡتَجِبۡ لَكُمۡۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسۡتَكۡبِرُونَ عَنۡ عِبَادَتِي سَيَدۡخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ
Rabbiniz: "Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuştur
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Rabbiniz: "Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuştur
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbiniz buyurmuştur ki: Dua edin bana, cevap vereyim size! Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.
Süleyman Ateş
Rabbiniz buyurdu ki: "Bana du'a edin, du'anızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
And your Lord says, "Call upon Me; I will respond to you." Indeed, those who disdain My worship will enter Hell [rendered] contemptible
Fransızca
Et votre Seigneur dit: «Appelez-Moi, Je vous répondrai. Ceux qui, par orgueil, se refusent à M'adorer entreront bientôt dans l'Enfer, humiliés»
İspanyolca
Su Señor dice: "Invóquenme, que responderé [sus súplicas]". Pero quienes por soberbia se nieguen a adorarme, ingresarán al Infierno humillados
Rusça
Ваш Господь сказал: «Взывайте ко Мне, и Я отвечу вам. Воистину, те, которые превозносятся над поклонением Мне, войдут в Геенну униженными»
Endonezce
Dan Tuhanmu berfirman, "Berdoalah kepada-Ku, niscaya akan Aku perkenankan bagimu. Sesungguhnya orang-orang yang sombong tidak mau menyembah-Ku akan masuk neraka Jahanam dalam keadaan hina dina
Bengalce
তোমাদের পালনকর্তা বলেন, তোমরা আমাকে ডাক, আমি সাড়া দেব। যারা আমার এবাদতে অহংকার করে তারা সত্বরই জাহান্নামে দাখিল হবে লাঞ্ছিত হয়ে।
Çince
你们的主说:“你们要祈祷我,我就应答你们;不肯崇拜我的骄傲自大者们,他们将卑贱地入火狱。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Rabbiniz şöyle buyurdu: "İbadet ve duada beni birleyin. Bana dua etmenizi severim, sizi bağışlar ve rahmet ederim. Yalnızca bana ibadet etme hususunda kibirlenenler, kıyamet günü zelil ve aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
60- Rabbiniz şöyle buyurdu:“Bana dua edin, ben de duanıza karşılık vereyim. Şüphesiz kibirlenip bana ibadetten yüz çevirenler, hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.” 60. Bu, Yüce Allah’ın kullarına bir lütfu ve onlara pek büyük bir nimetidir. Çünkü onları dinlerinin ve dünyalarının menfaatine olan şeye çağırmakta, kendisine hem ibadet anlamı ile hem de dilekte bulunma anlamı ile dua etmelerini emretmekte ve bu dualarını da kabul edeceğini onlara vaat etmektedir. Diğer taraftan ise dua ve ibadete karşı büyüklenenleri de tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz kibirlenip bana ibadetten yüz çevirenler, hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.” Zelil ve alçalmışlar olarak cehenneme girecekler, büyüklük taslamalarının bir cezası olarak hem küçük düşürülecekler, hem de onlara azaba uğrayacaklardır. Yüce Allah’ın rahmetinin genişliğine, lütfunun çokluğuna, O’na şükretmenin gerekliliğine, kudretinin kemaline, egemenliğinin azametine, ihsanının genişliğine, bütün her şeyin yaratıcısı olduğuna, hayatının kemâl derecesinde olduğuna, sahip olduğu bütün kemal sıfatları ile bütün güzel fiilleri dolayısı ile O’na hamdedilmesi gerektiğine, rubûbiyetinin mükemmelliğine, ulvi ve süfli âlemde geçmiş zamanlarda, hali hazırda ve gelecekte bütün kâinatı tek başına idare edişine, emrin bütünü ile yalnızca O’nun elinde bulunup hiçbir kimsenin en ufak bir emir yetkisinin, en ufak bir kudretinin bulunmadığına, bunun bir sonucu olarak da yenge ilâh ve ma’bûdun O olduğuna, O’ndan başka hiçbir kimsenin rububiyet namına hiçbir şeyi hak etmediği gibi ubudiyet namına da hiçbir şeyi hak etmediğine, diğer bir sonuç olarak da kalplerin, Allah’ın marifeti, muhabbeti, korkusu ve O’ndan yana ümit ile dolu olması gerektiğine delil teşkil eden bu âyet-i kerimeler üzerinde iyice düşünmeliyiz. Bu iki husus -yani Yüce Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmek- Allah’ın bütün mahlukatı yaratma sebebidir. Yüce Allah’ın kullarını var ediş maksadı budur. Her türlü hayra, felâha ve kurtuluşa ulaştıran, dünyevî ve uhrevî mutluluğa eriştiren şey, bunlardır. Bunlar, Kerim olan Allah’ın kullarına en değerli bağışlarıdır. Kayıtsız, şartsız olarak en üstün lezzetler de bunlardır. Kişi eğer bunları kaybedecek olursa, her türlü hayrı elinden kaçırmış, buna karşılık her türlü kötülüğe de maruz kalmış demektir. Yüce Allah’tan niyazımız, kalplerimizi marifet ve muhabbeti ile doldurması, gizli ve açık bütün hareketlerimizi emrine tâbi ve O’nun rızasına uygun, ihlâslı kılmasıdır. Hiçbir dilek, O’nun için büyük değildir ve hiçbir maksat da O’na gizli kalmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıda inkârcıların, yeniden dirilme ve âhiret hayatı konusundaki kuşkuları reddedilmiş; bilginin cahillikle, iyi iş yapanların kötülük yapanlarla bir tutulamayacağı belirtilmiş; ardından “Kıyamet saati mutlaka gelecektir” buyurularak hem putperestlerin bu husustaki inkârları reddedilmiş hem de orada kurtuluşun Allah’ın âyetlerine, özellikle âhiretle ilgili açıklamalara içtenlikle inanan ve iyi işler yapanların hakkı olduğuna işaret edilmişti. Burada ise inkârcılara kurtarıcı bir çağrıda bulunulmaktadır. Taberî, “Bana dua edin” buyruğunu, “Bana kulluk edin; ibadeti benden başkasına, putlara ve başka şeylere değil, sırf bana yapın ki duanızı kabul edeyim; size rahmetimle muamele edeyim ve sizi bağışlayayım” şeklinde açıklamıştır. Bu yorumdan anlaşıldığına göre âyetteki dua kavramı ibadeti de kapsamaktadır. Âyetin devamındaki ibadetle ilgili cümle de bu yorumu desteklemektedir. Hz. Peygamber’in “Dua ibadetin kendisidir” buyurduğu, ardından da bu âyeti okuduğu bildirilmiştir (Tirmîzî, “Tefsîr”, 40). Hatta ünlü âlim Süfyân-ı Sevrî, günahlardan uzak durmanın bile dua olduğunu belirtmiştir (İbn Atıyye, IV, 566). İşte âyette, başta Kur’an’ın ilk muhatapları olmak üzere inkârcılar, bu geniş anlamda Allah’a dua etmeye ve O’ndan karşılık almaya çağırılmakta; ardından bu çağrıya uymak yerine, hâlâ kör bir inatla büyüklük taslayıp Allah’a kulluk etmeyi ve Resûlullah’ın getirdiği dinin kurallarına teslim olmayı kendilerine yediremeyenlerin varacakları son yerin, zelil ve hakir vaziyette girecekleri cehennem olduğu haber verilmektedir.
Mü'min Suresi 60. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Rabbiniz şöyle buyurdu: "İbadet ve duada beni birleyin. Bana dua etmenizi severim, sizi bağışlar ve rahmet ederim. Yalnızca bana ibadet etme hususunda kibirlenenler, kıyamet günü zelil ve aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir."