Önceki ayet· 37:115Sonraki ayet· 37:117

Sâffât Suresi 116. Ayet· 37:116

↗ Sâffât suresi
Mekki
وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Onlara yardım ettik de galip gelenler kendileri oldular.
Süleyman Ateş
Onlara yardım ettik de üstün gelenler kendileri oldular.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And We supported them so it was they who overcame
Fransızca
et les secourûmes, et ils furent eux les vainqueurs
İspanyolca
Los socorrí, y fueron ellos los vencedores
Rusça
Мы оказали им помощь, и именно они стали победителями
Endonezce
dan Kami tolong mereka, sehingga jadilah mereka orang-orang yang menang
Bengalce
আমি তাদেরকে সাহায্য করেছিলাম, ফলে তারাই ছিল বিজয়ী।
Çince
我曾援助他们,所以他们是胜利者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Firavun ve askerlerine karşı onlara yardım ettik de düşmanlarına karşı galip gelen onlar oldu.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
114- Andolsun biz, Mûsâ ve Hârûn’a da lütufta bulunduk. 115- Hem ikisini hem de kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 116- Ve onlara yardım ettik de böylece galip gelenler onlar oldular. 117- Onlara apaçık Kitabı verdik. 118- Ve ikisini de dosdoğru yola ilettik. 119- Sonra gelenler arasında o ikisine (iyi bir nam) bıraktık. 120- Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun! 121- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 122- Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır. 114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir. 117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır. 118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu. 119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mûsâ ve Hârûn’un peygamberliklerinin, ataları İbrâhim ve İshak’tan kalan bir miras değil, Allah Teâlâ’nın onlara bir lutfu olduğu bildirilmektedir. “Büyük sıkıntı”dan maksat, Şevkânî’nin ifadesiyle (IV, 467) Firavun yönetiminin, Mısır’da yaşayan İsrâiloğulları’na köle muamelesi uygulaması, bu muameleden dolayı çektikleri maddî ve mânevî sıkıntılardır (bilgi için bk. A‘râf 7/104-105). “Açık seçik anlaşılabilen kitap” ise Tevrat’tır. Bu âyetlerde İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ önderliğinde Mısır’dan ayrılıp Sina yarımadasına geçmeleri ve Tevrat’ın indirilmesi konusunda kısaca bilgi verilmekte, Allah’ın Mûsâ ve Hârûn ile İsrâil kavmine büyük lutufları hatırlatılmaktadır (ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2/49-93; A‘râf 7/103-156).
Sâffât Suresi 116. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Firavun ve askerlerine karşı onlara yardım ettik de düşmanlarına karşı galip gelen onlar oldu.