Önceki ayet· 37:114Sonraki ayet· 37:116

Sâffât Suresi 115. Ayet· 37:115

↗ Sâffât suresi
Mekki
وَنَجَّيۡنَٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları ve toplumlarını büyük sıkıntıdan kurtardık.
Süleyman Ateş
Onları ve kavimlerini büyük sıkıntıdan kurtardık.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
And We saved them and their people from the great affliction
Fransızca
Et les sauvâmes ainsi que leur peuple, de la grande angoisse
İspanyolca
y los salvé junto con su pueblo de una gran angustia
Rusça
Мы спасли их обоих и их народ от великой печали
Endonezce
Dan Kami selamatkan keduanya dan kaumnya dari bencana yang besar
Bengalce
তাদেরকে ও তাদের সম্প্রদায়কে উদ্ধার করেছি মহা সংকট থেকে।
Çince
我曾使他俩及其宗族,得免于大难。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her ikisini ve kavimleri olan İsrailoğulları'nı Firavun'un onları köle edinmesinden ve denizde boğulmalarından kurtardık.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
114- Andolsun biz, Mûsâ ve Hârûn’a da lütufta bulunduk. 115- Hem ikisini hem de kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 116- Ve onlara yardım ettik de böylece galip gelenler onlar oldular. 117- Onlara apaçık Kitabı verdik. 118- Ve ikisini de dosdoğru yola ilettik. 119- Sonra gelenler arasında o ikisine (iyi bir nam) bıraktık. 120- Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun! 121- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 122- Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır. 114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir. 117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır. 118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu. 119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mûsâ ve Hârûn’un peygamberliklerinin, ataları İbrâhim ve İshak’tan kalan bir miras değil, Allah Teâlâ’nın onlara bir lutfu olduğu bildirilmektedir. “Büyük sıkıntı”dan maksat, Şevkânî’nin ifadesiyle (IV, 467) Firavun yönetiminin, Mısır’da yaşayan İsrâiloğulları’na köle muamelesi uygulaması, bu muameleden dolayı çektikleri maddî ve mânevî sıkıntılardır (bilgi için bk. A‘râf 7/104-105). “Açık seçik anlaşılabilen kitap” ise Tevrat’tır. Bu âyetlerde İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ önderliğinde Mısır’dan ayrılıp Sina yarımadasına geçmeleri ve Tevrat’ın indirilmesi konusunda kısaca bilgi verilmekte, Allah’ın Mûsâ ve Hârûn ile İsrâil kavmine büyük lutufları hatırlatılmaktadır (ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2/49-93; A‘râf 7/103-156).
Sâffât Suresi 115. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her ikisini ve kavimleri olan İsrailoğulları'nı Firavun'un onları köle edinmesinden ve denizde boğulmalarından kurtardık.