Önceki ayet· 57:17Sonraki ayet· 57:19

Hadîd Suresi 18. Ayet· 57:18

↗ Hadîd suresi
Medeni
إِنَّ ٱلۡمُصَّدِّقِينَ وَٱلۡمُصَّدِّقَٰتِ وَأَقۡرَضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنٗا يُضَٰعَفُ لَهُمۡ وَلَهُمۡ أَجۡرٞ كَرِيمٞ
Doğrusu, sadaka veren erkek ve kadınlara, Allah'a güzel bir takdimde bulunanlara kat kat karşılık verilir; onlara cömertçe verilecek bir ecir vardır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Doğrusu, sadaka veren erkek ve kadınlara, Allah'a güzel bir takdimde bulunanlara kat kat karşılık verilir; onlara cömertçe verilecek bir ecir vardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır ve onlara şerefli bir mükafat vardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Şu bir gerçek: Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.
Süleyman Ateş
Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel borç verenler, işte onlara, (verdikleri), kat kat yapılır ve onlar için değerli bir mükafat da vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
Indeed, the men who practice charity and the women who practice charity and [they who] have loaned Allah a goodly loan - it will be multiplied for them, and they will have a noble reward
Fransızca
Ceux et celles qui font la charité et qui ont fait à Allah un prêt sincère, cela leur sera multiplié et ils auront une généreuse récompense
İspanyolca
A los [hombres] que dan caridad y a las [mujeres] que dan caridad, que aportaron con sus bienes a la causa de Dios, les será multiplicado y serán recompensados generosamente
Rusça
Воистину, для мужчин и женщин, которые раздавали милостыню и одолжили Аллаху прекрасный заем, он будет увеличен. Им уготована щедрая награда
Endonezce
Sesungguhnya orang-orang yang bersedekah baik laki-laki maupun perempuan dan meminjamkan kepada Allah dengan pinjaman yang baik, akan dilipatgandakan (balasannya) bagi mereka; dan mereka akan mendapat pahala yang mulia
Bengalce
নিশ্চয় দানশীল ব্যক্তি ও দানশীলা নারী, যারা আল্লাহকে উত্তমরূপে ধার দেয়, তাদেরকে দেয়া হবে বহুগুণ এবং তাদের জন্যে রয়েছে সম্মানজনক পুরস্কার।
Çince
施财的男女,和以善债借给安拉的男女,他必定加倍偿还他们,他们将受优厚的报酬。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz ki mallarının bir kısmını sadaka olarak veren erkekler ve kadınlar, karşılık beklemeden ve eziyet etmeden gönül rızası ile infak ederler. Yapmış oldukları amellerinin karşılığı her bir hasene için on katı ile yedi yüz katına kadar ve daha fazlasıyla kat kat ödenir. Bununla birlikte Yüce Allah'ın katında, onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır, o da cennettir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
18- Şüphesiz ki sadaka veren erkeklere, sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir borç verenlere Allah, mükafatlarını kat kat fazlasıyla verir. Ayrıca onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır. 19- Allah’a ve peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddıklardır. Şehidlere gelince onlar Rableri katındadır; onların ecirleri ve nurları vardır. Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemlik olanlardır. 18. “Şüphesiz ki sadaka veren erkeklere, sadaka veren kadınlara” yani çokça sadaka verenler, Allah’ı razı edecek infâklarda bulunanlar “ve Allah’a” Rablerinin nezdinde kendileri için azık teşkil edecek şekilde hayırlı yollarda mallarını önden göndererek “güzel bir borç verenlere Allah” ecirlerini “kat kat” her bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline ve daha pek çok kat fazlasına kadar “fazlasıyla verir. Ayrıca onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır.” Bu, Allah’ın cennette onlar için hazırladığı ve insanların bilemeyeceği bir mükâfattır. 19. “Allah’a ve peygamberlerine iman edenler var ya” iman, ehl-i sünnete göre Kitap ve sünnetin delil olduğu hususlardır. İman, hem kalbin ve dilin sözü; hem de kalbin, dilin ve azaların amelidir. Bu da dinin gizli ve açık bütün hükümlerini kapsar. İşte bu özellikleri kendilerinde toplayanlar sıddîklerdir. Yani bunların mertebeleri genel olarak mü’minlerin mertebesinin üstünde, peygamberlerin mertebesinin de aşağısındadır. "Şehidlere gelince onlar Rableri katındadır; onların ecirleri ve nurları vardır.” Sahih bir hadiste geçtiği üzere:“Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arası gök ile yer arası kadardır. Allah, bunları kendi yolunda cihad edenler için hazırlamıştır.” Bu da şehitlerin derecelerinin pek yüksek ve pek yüce olmasını, onların Yüce Allah’a çok yakın olmalarını gerektirir. "Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemlik olanlardır.” Bu son iki âyet, çokça sadaka veren insanları, sıddîkleri, şehidleri ve cehennemlikleri çeşitli sınıfları ile bir arada zikretmiş bulunmaktadır. Çokça sadaka verenler, amellerinin büyük çoğunluğu, insanlara ihsanda ve iyilikte bulunmak, ellerindeki bütün imkânlarla onlara faydalı olmak olan kimselerdir. Özellikle Allah yolunda mallarını harcamakla başkalarına faydalı olmaya çalışırlar. Sıddîklar ise iman, salih amel, faydalı ilim, doğru ve yakîn mertebeleri kemâl derecesinde olanlardır. Şehîdler, Allah’ın adını yüceltmek için O’nun yolunda savaşan, bu uğurda canlarını ve mallarını feda eden ve bu yolda öldürülen kimselerdir. Cehennemlikler ise Allah’ın âyetlerini yalanlayan kâfirlerdir. Geriye Yüce Allah’ın Fâtır Suresi’nde (Fâtır, 35/32) kendilerinden söz ettiği orta yollu olanlar kalmaktadır. Bunlar ise farzları eda eden, haramları terk eden kimselerdir. Ancak gerek Allah’ın hakları, gerek kullarının hakları hususunda kısmen kusurlu olan kimselerdir. Bunların bazıları için yaptıklarının bazıları sebebi ile birtakım cezalar sözkonusu olsa bile sonunda varacakları yer cennettir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Daha önceki âyetlerde iman ile infak arasındaki sıkı ilişkiye değinilmişti; burada infakın önemine yeni bir vurgu yapılmasını, 16 ve 17. âyetlerde sözü edilen ruhî yenilenmede bu davranışın olumlu etkisine ve Allah’ın hoşnutluğunu arama heyecanını beslemedeki rolüne işaret olarak anlamak mümkündür. Bir kıraate göre ilk iki kelime “tasdik eden erkekler ve tasdik eden kadınlar” anlamına gelmektedir. Bu takdirde imandaki derinliğin, peygamberin getirdiklerine içtenlikle ve hiçbir kuşku duymadan inanmanın değerine ve önemine yapılmış bir vurgu söz konusudur (Şevkânî, V, 200).
Hadîd Suresi 18. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz ki mallarının bir kısmını sadaka olarak veren erkekler ve kadınlar, karşılık beklemeden ve eziyet etmeden gönül rızası ile infak ederler. Yapmış oldukları amellerinin karşılığı her bir hasene için on katı ile yedi yüz katına kadar ve daha fazlasıyla kat kat ödenir. Bununla birlikte Yüce Allah'ın katında, onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır, o da cennettir.