Önceki ayet· 28:82Sonraki ayet· 28:84

Kasas Suresi 83. Ayet· 28:83

↗ Kasas suresi
Mekki
تِلۡكَ ٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ نَجۡعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوّٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فَسَادٗاۚ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلۡمُتَّقِينَ
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte âhiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde üstünlük taslamayanlarla bozgunculuk peşinde koşmayanlara veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir.
Süleyman Ateş
İşte ahiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. (Güzel) sonuç, (günahlardan) sakınanlarındır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.7%
İngilizce
That home of the Hereafter We assign to those who do not desire exaltedness upon the earth or corruption. And the [best] outcome is for the righteous
Fransızca
Cette Demeure dernière, Nous la réservons à ceux qui ne recherchent, ni à s'élever sur terre, ni à y semer la corruption. Cependant, l'heureuse fin appartient aux pieux
İspanyolca
La morada de la otra vida [en el Paraíso] es para quienes no son soberbios ni siembran la corrupción en la Tierra. ¡Bienaventurados sean los piadosos
Rusça
Ту Последнюю обитель Мы определили для тех, которые не желают превозноситься на земле и распространять нечестие. Добрый исход уготован только для богобоязненных
Endonezce
Negeri akhirat itu Kami jadikan bagi orang-orang yang tidak menyombongkan diri dan tidak berbuat kerusakan di bumi. Dan kesudahan (yang baik)616) itu bagi orang-orang yang bertakwa
Bengalce
এই পরকাল আমি তাদের জন্যে নির্ধারিত করি, যারা দুনিয়ার বুকে ঔদ্ধত্য প্রকাশ করতে ও অনর্থ সৃষ্টি করতে চায় না। খোদাভীরুদের জন্যে শুভ পরিণাম।
Çince
这是后世的住宅,我要用来报答那不愿傲慢也不愿堕落的人。善果只归敬畏的人。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte bu ahiret yurdunu yeryüzünde hakka iman etmekten ve ona ittiba etmekten büyüklenmeyen ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak istemeyenlere bir ikram ve nimet yurdu kılarız. Cennette bulunan nimetler ve elde edeceği Allah’ın rızasının olduğu güzel akıbet, Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahiplerinindir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
83- İşte şu âhiret yurdunu Biz, yeryüzünde ne zorbalık ne de bozgunculuk istemeyenlere veririz. Güzel âkıbet, takvâ sahiplerinindir. 83. Yüce Allah; Kârûn’u, ona verilen dünyalığı, onun âkıbetini, kendilerine ilim verilen kimselerin:“İman edip salih amel işleyenler için Allah’ın mükafatı daha hayırlıdır” dediklerini söz konusu ettikten sonra âhiret yurduna yönelmeyi teşvik edip ona ulaştıran yolu bildirmek üzere şöyle buyurmaktadır: “İşte şu” Yüce Allah’ın kitaplarında haber verdiği ve peygamberlerin bildirdiği, her türlü nimeti ihtiva eden, hevesi kursakta bırakan her türlü etkenden de uzak olan “âhiret yurdunu Biz, yeryüzünde ne zorbalık ne de bozgunculuk istemeyenlere” ebedi kalacakları bir yurt olmak üzere “veririz.” nların, yeryüzünde Allah’ın kullarına karşı zorbalık etmek, kullara ve hakka karşı büyüklük taslamak gibi bir istekleri yoktur; kaldı ki böyle bir maksatla çalışmaları nasıl düşünülebilir? ozgunculuk/fesat, bütün günah çeşitlerini kapsayan bir tabirdir. Onların yeryüzünde zorbalık ve bozgunculuk çıkarma istekleri dahi olmadığına göre onların isteklerinin, Allah’a yönelik olması, maksatlarının âhiret yurdu olması kaçınılmaz bir şeydir. Yine onların hali de Allah’ın kullarına karşı alçak gönüllülük, hakka bağlılık ve salih amel işlemekten ibaret olur. şte güzel âkıbete nail olacak gerçek takvâ sahipleri de bunlardır. Bundan dolayı devamla şöye buyrulmaktadır: Sürekli olarak devam edecek kurtuluş ve başarı demek olan “güzel âkıbet takvâ sahiplerinindir.” nların dışında kalan kimseler, kısmen üstün olsalar ve rahata erişseler dahi bu, uzun süre devam etmez, aksine kısa bir süre sonra yok kaybolur gider. yet-i kerimedeki bu tahsis edici ifadeden şunu anlıyoruz ki yeryüzünde zorbalık yahut bozgunculuk etmek isteyen kimselerin, âhiret yurdunda herhangi bir payları olmayacaktır. Onların âhirette en ufak bir mükâfatları da söz konusu olmayacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“İşte” diye çevirdiğimiz tilke kelimesi Arap dilinde genellikle büyük ve önemli şeylere işaret için kullanılır; burada nitelikleri hakkında daha önce bilgi verilmiş olan âhiret yurdunun önemli ve ebedî nimetlerle dolu olduğunu göstermektedir. Nitekim Hz. Peygamber âhirette gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve akıllara gelmeyen güzel nimetlerin var olduğunu haber vermiştir (Buhârî, “Tevhîd”, 35; Müslim, “Îmân”, 312). Bu nimetler yeryüzünde böbürlenmek, egemenliğini kullanıp fesat çıkartmak ve zulmetmek istemeyenlere verilecektir. “İyi son, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır” cümlesi, diğer dinî ve ahlâkî görevleri yerine getirmek yanında, özellikle bu bağlamda, uhrevî nimetleri elde edebilmek için İslâmî ölçülere uygun olmayan bir yol ve niyetle dünyevî varlık ve değerlerin peşine düşmemek; ayartıcı, baştan çıkartıcı şeylere düşkünlük göstermemek gerektiği anlamını içermektedir.
Kasas Suresi 83. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte bu ahiret yurdunu yeryüzünde hakka iman etmekten ve ona ittiba etmekten büyüklenmeyen ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak istemeyenlere bir ikram ve nimet yurdu kılarız. Cennette bulunan nimetler ve elde edeceği Allah’ın rızasının olduğu güzel akıbet, Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahiplerinindir.