Önceki ayet· 27:91Sonraki ayet· 27:93

Neml Suresi 92. Ayet· 27:92

↗ Neml suresi
Mekki
وَأَنۡ أَتۡلُوَاْ ٱلۡقُرۡءَانَۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَقُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُنذِرِينَ
Ve Kur'an okumam (emredildi). "İmdi kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa, de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ve Kur'an okumam (emredildi). "İmdi kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa, de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ve Kur'ân'ı okumam emredildi." Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."
Yaşar Nuri Öztürk
"Ve Kur'an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: 'Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!"
Süleyman Ateş
Ve Kur'an okumam (emredildi). "İmdi kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa, de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
And to recite the Qur'an." And whoever is guided is only guided for [the benefit of] himself; and whoever strays - say, "I am only [one] of the warners
Fransızca
et de réciter le Coran». Quiconque se guide, c'est pour lui-même en effet qu'il se guide. Et quiconque s'égare..., alors dis: «Je ne suis que l'un des avertisseurs»
İspanyolca
[Se me ha ordenado] recitar el Corán. Quien siga la guía lo hará en beneficio propio, y a quien se extravíe dile: "Yo solo he venido a advertirles…
Rusça
и читать Коран». Кто следует прямым путем, тот поступает во благо себе. А тому, кто впал в заблуждение, скажи: «Я - всего лишь один из тех, кто предостерегает»
Endonezce
dan agar aku membacakan Alquran (kepada manusia). Maka barangsiapa mendapat petunjuk, sesungguhnya dia mendapat petunjuk untuk (kebaikan) dirinya, dan barang siapa sesat, maka katakanlah, "Sesungguhnya aku (ini) tidak lain hanyalah salah seorang pemberi peringatan
Bengalce
এবং যেন আমি কোরআন পাঠ করে শোনাই। পর যে ব্যক্তি সৎপথে চলে, সে নিজের কল্যাণার্থেই সৎপথে চলে এবং কেউ পথভ্রষ্ট হলে আপনি বলে দিন, আমি তো কেবল একজন ভীতি প্রদর্শনকারী।
Çince
并宣读《古兰经》。”谁遵循正道,谁自受其益;谁误入歧途,你对谁说:“我只是一个警告者。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: "Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
91- (De ki:)“Ben ancak bu (Mekke’yi) saygın/dokunulmaz kılan ve her şey kendisine ait olan bu beldenin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi. 92- Bir de Kur’ân’ı okumam.” Artık kim hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur. Kim de saparsa sen de ki:“Ben, ancak bir uyarıcıyım.” 93- Ve de ki:“Hamdolsun Allah’a! O, size âyetlerini gösterecek, siz de onları tanıyacaksınız.” Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir. 91. Yani ey Muhammed, onlara de ki:“Ben ancak bu (Mekke’yi) saygın/dokunulmaz kılan” ve ahalisine nimetler verdiği için bunları şükür ve kabulle karşılamaları gereken “ve” Allah’ın rububiyetinin yalnızca Mekke’ye has olduğu zannedilmesin diye ister yüce şeyler, ister aşağı şeyler olsun var olan “her şey kendisine ait olan” ifadesi getirilerek rububiyetinin her şeyi kapsadığı belirtilmiştir; “bu beldenin” yani Mekke-i Mükerreme’nin “Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam” İslâm’a girmekte elimi çabuk tutmam “emredildi.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu emri fiilen yerine getirmiştir. O, bu ümmetin arasında ilk müslüman olan kişidir ve ümmet arasında en büyük teslimiyetle kendisini Allah’a teslim etmiş olan kişidir. 92. “Bir de” size kendisiyle hidâyet bulasınız, ona uyasınız, lafız ve manalarını öğrenesiniz diye “Kur’ân’ı okumam.” emredildi. İşte benim görevim budur ve ben de bunu eksiksiz yerine getirmiş bulunuyorum. O nedenle “Artık kim hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur.” Hidâyetin faydasını o görür. Bunun meyvesini o devşirir. “Kim de saparsa sen de ki: “Ben, ancak bir uyarıcıyım.” Elimde zorla hidâyete iletme gücü yoktur. 93. “Ve de ki: Hamdolsun Allah’a!” Dünyada da âhirette de hamd yalnız O’nundur. Bütün yaratıkların da hamdi yalnız O’nadır. Özellikle de kulları arasından seçkin ve özel kimselerin hamdi O’nadır. Bu özel kimselerin Rablerine yönelik olarak şimdiye kadar yaptıkları ve yapmaları gereken bütün hamd ve senaları, derecelerinin yüksekliği, O’na yakınlığı ve O’nun onlar üzerindeki hayırlarının çokluğu dolayısıyla hiç şüphesiz diğerlerinin yaptığı hamdlere göre daha büyüktür. “O size âyetlerini gösterecek, siz de onları” size hakkı ve batılı aoaçık gösterecek şekilde “tanıyacaksınız.” Kendileri vasıtasıyla karanlıkları aydınlatacak türden âyetlerini size kaçınılmaz olarak gösterecektir ki “Helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun, hayatta kalan kişi de apaçık bir delil üzere yaşasın.”(el-Enfal, 8/42)“Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir.” Bilakis O, sizin işlemekte olduğunuz amelleri ve hallerinizi çok iyi bilendir. Bu amellerin karşılığının ne olacağını da bilir. O, aranızda öyle bir hüküm verecektir ki bu hükmü dolayısıyla O’na hamdedeceksiniz ve hiçbir şekilde sizin O’na karşı getirebileceğiniz bir deliliniz bulunmayacaktır. llah’ın lütfu, yardımı ve kolaylaştırması ile Neml Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’ın birliği, vahiy, peygamberlik ve öldükten sonra dirilme gibi ana konuların ele alındığı Neml sûresinin bu âyetlerinde dinin özü ve amacı, Hz. Peygamber’in şahsında insanlara anlatılmakta, Mekke şehrini harem bölgesi (dokunulmazlık alanı) kılan bir tek Allah’a kulluk etmeleri, O’na teslim olduklarını açıklamaları ve Kur’an okumaları emredilmektedir. Allah Teâlâ, o dönemde can güvenliğinin bulunmadığı Arap yarımadasında, inşa edildiği günden itibaren Kâbe’yi müminlerin kıblesi yapmış, Mekke’de kan dökme, zulmetme, avlanma ve bitkileri koparma gibi eylemler konusunda yasaklar koymuş; bu şehri emniyetli, saygın ve dokunulmaz (harem) bir şehir haline getirmiştir. Arap yarımadasının her tarafında insanlar kan akıtırlarken Mekkeliler gerek buranın saygınlığından, gerekse güvenli bir belde oluşundan geniş olarak faydalanmışlardır. 92. âyet şu yalın gerçeği de hatırlatmaktadır: İnsanlara maddî nimetler bahşeden, kitap ve peygamber göndererek doğru yolu bulmalarına yardım eden Allah’ın, insanların doğru veya eğri yolu tutmalarında bir menfaati yoktur; bunun faydası ve zararı kullara aittir.
Neml Suresi 92. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: "Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir."