Diyanet İşleri
De ki: "Hamd Allah'a mahsustur, seçtiği kullarına selam olsun. Allah mı daha iyidir, yoksa O'na koştukları ortaklar mı
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
(Resulüm!) de ki: "Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı?"
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Hamd Allah'a, selam O'nun seçip yücelttiği kullarına! Allah mı hayırlı, yoksa onların ortak tuttukları mı?"
Süleyman Ateş
De ki: "Hamd olsun Allah'a, selam O'nun seçtiği kullarına. Allah mı hayırlı yoksa ortak koştukları şeyler mi?"
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- De ki: “Nimetlerinden ötürü Allah’a hamdolsun. Lût ve Salih’in kavmine gönderdiği azaptan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabına da esenlik olsun. Bütün her şeyin mülkü elinde olan hak mabut Yüce Allah mı hayırlıdır, yoksa müşriklerin ibadet ettiği bir fayda ve zarara malik olmayan mabutları mı hayırlıdır?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
59- De ki:“Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına da selam olsun. Şimdi, Allah mı hayırlıdır yoksa onların ortak koştukları mı?”
59. Sıfatlarının kemali, pek güzel iyilikleri ve bağışları, yalanlayıcıları ve zalimleri cezalandırmasındaki adaleti ve hikmeti dolayısıyla kemal derecede hamde, övgü ve senaya layık olan “Allah’a hamdolsun.” Bütün âlemlere üstün kıldığı seçkin nebilere, rasûllere, âlemlerin Rabbi Allah’ın seçkin kullarına da “selam olsun.” Bu, onların şanlarını yüceltmek, üstün derecelerine dikkat çekmek, onların kötülük ve pisliklerden uzak olduklarını, Rableri hakkında söyledikleri şeylerin kusur ve ayıplardan uzak olduğunu belirtmek ve buna dikkat çekmek içindir. “Şimdi, Allah mı hayırlıdır, yoksa koştukları ortaklar mı?” Bu, cevabı bilinen bir sorudur. Yani sıfatları kâmil, lütufları pek büyük olan o yüce Rab Allah mı hayırlıdır yoksa onunla birlikte tapındıkları, her açıdan eksik, fayda veremeyen, zararı önleyemeyen, ne kendilerine, ne de kendilerine ibadet edenlere zerre ağırlığınca bir hayır sağlayamayan putlar ve heykeller mi hayırlıdır? Elbette ki Allah, onların koştukları ortaklardan hayırlıdır.
aha sonra Yüce Allah, kendisinin yegane mabud/ilâh, O’na ibadetin hak, O’nun dışındaki varlıklara ibadetin ise batılın ta kendisi olduğunu açıkça ortaya koyan ve bunu gösteren ayrıntılı bilgileri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûrenin başından buraya kadar anlatılan kıssalarda peygamberlerin ve getirdikleri mesajın önemi vurgulandıktan sonra bu âyetlerde de Allah’ın varlığı, birliği ve sonsuz kudretini gösteren kozmik deliller sıralanmakta, müşriklerin âhiret hakkındaki inanç ve tutumları tenkit edilmektedir. 59. âyette Allah, Hz. Peygamber’e bu âyetleri okumaya başlarken kendisine lutfettiği peygamberlik ve diğer nimetlerinden dolayı Allah’a hamdetmesini ve davetini tebliğ etmesi için seçtiği peygamberlere salâtü selâm getirmesini emretmektedir. Şevkânî, âyette geçen “Allah’ın seçkin kıldığı kullar” ifadesini genel anlamda yorumlar ve hem peygamberlerin hem de onlara iman eden müminlerin bu zümreye girdiğini söyler (IV, 141). Yazılı veya sözlü herhangi bir hitabede bulunurken sözün başında Allah’a hamdetme, bu buyruğa dayalı olarak Hz. Peygamber’e ve ailesine salâtü selâm getirme geleneği zamanımıza kadar devam etmiştir.
61. âyette iki deniz arasına konulduğu bildirilen engelden maksat, tuzluluk oranı farklı denizleri birbirinden ayıran sınırdır. Özgül ağırlığı farklı olan yani birinin suyu diğerine nisbetle daha tuzlu olan iki su kütlesi yan yana durdukları halde aralarında görünmeyen bir perde varmış gibi birbirine karışmamakta ve birleşimlerindeki farklılık değişmemektedir (krş. Furkan 25/53; Rahmân 55/19-20; bu âyette geçen diğer konular hakkında bilgi için bk. Nahl 16/14-16).
Önceki âyetlerde Allah’ın kudretini göstermek için dış âlemden deliller getirilmişti; 62. âyette ise Allah’ın insanlar üzerindeki iki türlü tasarrufundan bahsedilerek kudretinin sonsuzluğuna delil getirilmektedir. Bunlar: a) Allah’ın, ihtiyaçtan dolayı kendisine dua edenin duasını kabul edip imdadına yetişmesi, sıkıntılarını gidermesi; b) İnsanları yeryüzünün yöneticileri yapması veya nesilleri birbirinin ardından getirerek yeryüzünün sahipleri kılmasıdır.