Önceki ayet· 26:207Sonraki ayet· 26:209

Şuarâ Suresi 208. Ayet· 26:208

↗ Şuarâ suresi
Mekki
وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ
Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
Süleyman Ateş
Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.9%
İngilizce
And We did not destroy any city except that it had warners
Fransızca
Et Nous ne faisons pas périr de cité avant qu'elle n'ait eu des avertisseurs
İspanyolca
No he destruido ninguna ciudad sin antes haberle enviado a quien les advirtiera
Rusça
Мы не губили ни одного селения, в котором предостерегающие увещеватели не побывали
Endonezce
Dan Kami tidak membinasakan suatu negeri, kecuali setelah ada orang-orang yang memberi peringatan kepadanya
Bengalce
আমি কোন জনপদ ধ্বংস করিনি; কিন্তু এমতাবস্থায় যে, তারা সতর্ককারী ছিল।
Çince
我不毁灭任何城市,除非那城市里已有过若干警告者,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz ümmetlerden hiçbir ümmeti, resuller gönderip, kitaplar indirerek uyarmadan helak etmedik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
208- Biz hiçbir ülkeyi (halkına gönderilmiş) uyarıcıları olmaksızın helâk etmedik. 209- (Bu uyarıcılar onlar için) bir öğüt ve hatırlatmaydı. Yoksa Biz asla zalim değiliz. 210- O (Kur'ân’ı) şeytanlar indirmemiştir. 211- Bu, onlara yaraşmaz, zaten buna güçleri de yetmez. 212- Çünkü onlar, (vahyi) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır. 208-209. Yüce Allah, yalanlayanları helâk etmesindeki mükemmel adaletini haber vermekte, ileri sürecekleri mazeretlerini ortadan kaldırmaksızın hiçbir ülke ahalisini helâk ve azaba uğratmadığını, onlara apaçık âyet ve belgelerle gelen uyarıcı peygamberler gönderdiğini, bu peygamberlerin onları hidâyete çağırıp helâk olmaya götüren yollardan uzak durmalarını emrettiğini, onlara Allah’ın âyetlerini hatırlatarak, Allah’ın gerek nimet ve gerekse intikam günlerine dikkatlerini çektiklerini bildirmektedir. Bütün bunlar, onlar için “bir öğüt ve hatırlatmaydı.” Onlara karşı delil ortaya konmuş, mazeret kapıları kapatılmıştı. “Yoksa Biz asla zalim değiliz.” Hiçbir ülke ahalisini uyarmadan helâk etmedik. Uyarılardan habersiz ve gaflet içerisinde onları azap ile yakalamadık. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Biz, bir rasûl göndermedikçe de azap etmeyiz.”(el-İsra, 17/15); “Müjdeleyici ve korkutucu peygamberler (gönderdik ki) insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı sunacak bir bahaneleri olmasın.”(en-Nisa, 4/165) 210-211. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in kemalini ve üstünlüğünü beyan ettikten sonra, onu her türlü eksiklikten tenzih etmekte ve gerek nüzulü esnasında gerek nüzulünden sonra ins ve cin şeytanlarına karşı onu himaye ettiğini belirterek şöyle buyurmaktadır:“O (Kur'ân’ı) şeytanlar indirmemiştir. Bu, onlara yaraşmaz” hallerine yakışmaz ve uygun düşmez, “zaten buna güçleri de yetmez.” 212. “Çünkü onlar, (semada Kur'ân’ı) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.” Kur’ân-ı Kerîm’i işitmekten uzak tutuldukları gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in korunması için onları uzak tutucu unsurlar da hazırlanmıştır. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i meleklerin en güçlüleri olan Cebrail indirmişdir. Şeytanın ona yanaşmaya gücü yoktur. Hatta onun yakınlarına dahi yaklaşamaz. Bu da Yüce Allah’ın:“Şüphesiz ki Zikri indirenler Bizleriz. Ve muhakkak onu koruyacak olanlar da Bizleriz”(el-Hicr, 15/9) buyruğunu andırmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yüce Allah insanları iyiyi kötüden ayırt edebilecek niteliklerle donatmıştır. Ancak yine de O, –merhametinin bir sonucu olarak– peygamber gönderip onlara doğru yolu gösteren mesajını ulaştırmadıkça sorumlu tutmamaktadır. Helâk edilen toplumlara mutlaka önceden peygamber gönderilerek Allah’ın mesajı kendilerine ulaştırılmış, fakat insanlar onu reddettikleri için cezalandırılmışlardır (bu konuda bilgi için bk. Hicr 15/4; İsrâ 17/15; Tâhâ 20/134).
Şuarâ Suresi 208. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz ümmetlerden hiçbir ümmeti, resuller gönderip, kitaplar indirerek uyarmadan helak etmedik.