Diyanet İşleri
Allah'ın peygamber'e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse hemen yukarıya bir ip uzatsın, sonra (kendini intihar edip) boğsun da baksın bu hilesi kendisini öfkelendiren şeyi giderecek mi?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Kim Allah'ın dünyada ve âhirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa; bir sebeple göğe uzansın, sonra öteki ilişkilerini kessin de bakıversin: Oyunu, öfkelendiği şeyleri gerçekten giderecek mi?"
Süleyman Ateş
Kim Allah'ın, dünyada ve ahirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa öfkesini gidermek için göğe bir sebep(ip)le uzansın, sonra (ayaklarını yerden) kessin de baksın, bu çaresi, öfkelendiği şeyi giderebilecek mi?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim Yüce Allah'ın dünyada ve ahirette peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yardım etmeyeceğini zannediyorsa, evinin tavanına bir ip gersin sonra da yerden kendini keserek o iple kendini assın. Sonra nefsinde hissettiği öfkesi geçmiş mi bir baksın. İnat eden kimse ister razı olsun isterse de razı olmasın Yüce Allah peygamberine yardım edecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
15- Kim Allah’ın, o (Peygamber’e) dünyada ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa semâya bir ip uzatsın, sonra da (oradan gelecek yardımı) kessin de baksın bakalım başvurduğu bu tuzak, öfkelendiği şeyi giderecek mi?
15. Yani Yüce Allah’ın Rasûlüne yardım etmeyeceğini kabul eden, dininin pek yakında yok olup gideceğini zanneden kimse şunu bilsin ki yardım ve zafer, Allah’tandır ve semâdan iner. Öyleyse bu kimse “semâya bir ip uzatsın, sonra da” oraya tırmanıp Allah Rasûlüne gelen yardımı “kessin de baksın bakalım başvurduğu bu tuzak, öfkelendiği şeyi giderecek mi?” Yani Allah Rasûlüne karşı kurduğu bu tuzak, ona karşı savaş ve mücadelesi, onun dinini ortadan kaldırma tutkusu, kendisini öfkelendiren dininin galip gelmesini ortadan kaldırabilir mi? Bu, olumsuz anlamda bir sorudur. Yani böyle bir kimse, yaptığı işler ve başvurduğu yollar ile kendisini öfkelendiren şeyi ortadan kaldırmaya güç yetiremeyecektir. Bu âyet-i kerimenin anlamı şudur: Ey Allah Rasûlü Muhammed’e düşmanlık eden, onun dininin nurunu söndürmeye çalışan ve bu çalışmasının -bilgisizliği dolayısı ile- kendisine bir fayda sağlayacağını zanneden kişi! Şunu bil ki sen, bu uğurda hangi yola başvurursan vur, Allah Rasûlüne karşı tuzak kurmak için istediğin kadar çalış bu, seni öfkelendiren şeyi ortadan kaldırmayacak ve kinini susturmayacaktır. Bu konuda gücün asla yeterli gelmez. Ancak biz, sana bir fikir verelim. Sen de bunu yaptığın takdirde kinini susturabilir ve -eğer mümkünse- Allah Rasûlü’ne gelecek yardımı kesebilirsin. Bu hususta sen bu işi uygun yolundan gerçekleştirmeye ve gerekli yolları izleyerek ona varmaya çalışmalısın. Şöyle ki liften veya başka bir şeyden yapılmış bir ip bul. Sonra bunu semaya bağla, sonra da bu ipe tırmanıp zaferin ve yardımın indiği gök kapılarına ulaşmaya çalış. Ardından bu kapıları kapat ve kilitle. Böylece bu yardımı kes. Sen, ancak bu yolla kinini bastırabilirsin. İşte senin için uygun fikir ve başvurabileceğin tek yol budur. Bunun dışındaki hiçbir yolla seni öfkelendiren hususu ortadan kaldıracağın sanma! Bu konuda yaratılmışlardan kim yardım ederse etsin, yine durum değişmez. u âyet-i kerimede Yüce Allah’ın; dinine, peygamberine ve mü’min kullarına ilâhi yardımını göndereceğine dair bir vaat ve müjde vardır ve bu, açıkça anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek isteyen kâfirlerin, bu emellerini gerçekleştirmelerinin imkansız olduğu da ifade edilmektedir. Zira Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler hoş görmeseler ve ellerindeki bütün imkânları ortaya koysalar bile.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Ona” diye çevrilen zamirle kimin kastedildiğine ilişkin yorum, bu âyete mâna verirken belirleyici bir role sahip olmaktadır. Müfessirler genellikle bu zamirin Hz. Peygamber hakkında olduğu kanaatini benimsemişlerdir. Bunu zorlama bir yorum olarak niteleyen M. Esed, burada 11. âyette belirtilen ve Allah’a iman-küfür sınırında kulluk eden kişilere, yani kendisine yardım için Allah’ın yeterli olmadığını düşünen, Allah’ın gücünün bu dünyada ve âhirette mutluluğa ulaştırmaya yeteceğinden şüphe eden kimselere imada bulunulduğunu belirtir (II, 670). Âyetin “bir çaresini bulup göğe uzansın” şeklinde çevirdiğimiz kısmını “Tavana ip bağlayıp kendini assın” şeklinde ve “kesip baksın” diye tercüme ettiğimiz kısmını “dünya veya hayat ile ilişkisini kessin” ve “İpi kesip intihar etsin” şeklinde anlayanlar olduğu gibi, bu ifadeye “Göğe yükselip vahyin veya ilâhî yardımın kaynağını kesmeye çalışsın” gibi mânalar verenler de olmuştur (Taberî, XVII, 125-128; Şevkânî, III, 497). Burada emir kipi kullanılarak, gerçekleşmeyecek bir şarta bağlı ifadeyle muhatabın âciz düşürülmesi amaçlanmış; içlerinde inkârcılığın oluşturduğu kin ve psikolojik baskıdan bir türlü kurtulamayan kişilerin hangi yollara başvururlarsa vursunlar, son tahlilde yaptıklarının bir yarar sağlamayacağına ve dünyalarını da âhiretlerini de yitirmelerine sebep olacağına dikkat çekilmiştir (İbn Âşûr, XVII, 219-220).