Önceki ayet· 2:88Sonraki ayet· 2:90

Bakara Suresi 89. Ayet· 2:89

↗ Bakara suresi
Medeni
وَلَمَّا جَآءَهُمۡ كِتَٰبٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ وَكَانُواْ مِن قَبۡلُ يَسۡتَفۡتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِۦۚ فَلَعۡنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ
Vaktaki Allah katından onlara, kendilerinde olanı tasdik eden Kitap geldi ki onlar bundan önceleri, inkar edenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, inkar edenlerin üzerine olsun
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Vaktaki Allah katından onlara, kendilerinde olanı tasdik eden Kitap geldi ki onlar bundan önceleri, inkar edenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, inkar edenlerin üzerine olsun
Elmalılı Hamdi Yazır
Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah'ın laneti kâfirleredir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yanlarındakini doğrulamak üzere kendilerine Allah katından bir kitap geldiğinde, daha önce inkâr edenlere karşı zafer isteyip durdukları halde, tanıyıp bildikleri kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti, küfre sapanların üstüne olsun!
Süleyman Ateşen ayrışan
Ne zaman ki, onlara Allah katından, yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur'an) geldi, daha önce inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur'an) kendilerine gelince onu inkar ettiler; artık Allah'ın la'neti, inkarcıların üzerine olsun!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And when there came to them a Book from Allah confirming that which was with them - although before they used to pray for victory against those who disbelieved - but [then] when there came to them that which they recognized, they disbelieved in it; so the curse of Allah will be upon the disbelievers
Fransızca
Et quand leur vint d'Allah un Livre confirmant celui qu'ils avaient déjà, - alors qu'auparavant ils cherchaient la suprématie sur les mécréants, - quand donc leur vint cela même qu'ils reconnaissaient, ils refusèrent d'y croire. Que la malédiction d'Allah soit sur les mécréants
İspanyolca
Y cuando les llegó el Libro de Dios [el Corán] que confirmaba lo que ya tenían [en la Tora], a pesar de que antes oraban [para que llegara el Profeta que los guiase a] la victoria contra los incrédulos, cuando se les presentó [el Mensajero] lo reconocieron [pero como no era judío], no creyeron en él. ¡Que la maldición de Dios caiga sobre los que niegan la verdad
Rusça
К ним явилось от Аллаха Писание, подтверждающее правдивость того, что было у них. Прежде они молили о победе над неверующими. Когда же к ним явилось то, что они узнали, они отказались уверовать в него. Да пребудет проклятие Аллаха над неверующими
Endonezce
Dan setelah sampai kepada mereka Kitab (Alquran) dari Allah yang membenarkan apa yang ada pada mereka39) sedangkan sebelumnya mereka memohon kemenangan atas orang-orang kafir, ternyata setelah sampai kepada mereka apa yang telah mereka ketahui itu, mereka mengingkarinya. Maka laknat Allah bagi orang-orang yang ingkar
Bengalce
যখন তাদের কাছে আল্লাহর পক্ষ থেকে কিতাব এসে পৌঁছাল, যা সে বিষয়ের সত্যায়ন করে, যা তাদের কাছে রয়েছে এবং তারা পূর্বে করত। অবশেষে যখন তাদের কাছে পৌঁছল যাকে তারা চিনে রেখেছিল, তখন তারা তা অস্বীকার করে বসল। অতএব, অস্বীকারকারীদের উপর আল্লাহর অভিসম্পাত।
Çince
当一部能证实他们所有经典的经典,从安拉那里降临他们的时候,(他们不信它)。以前他们常常祈祷,希望借它来克服不信道者,然而,当他们业已认识的真理降临他们的时候,他们不信它。故安拉的弃绝加于不信之人的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah katından bu kimselere sahih ve genel esaslarda Tevrat ve İncil'de zikredilenlerle örtüşen Kur'an-ı Kerim gelmiştir. Onlar Kur'an indirilmeden önce şöyle diyorlardı: "Müşriklere karşı zafer elde edeceğiz, peygamber gönderildiğinde fetihler bize açılacak, o peygambere iman edip, tabi olacağız". Ne var ki; kendilerine Kur'an ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- bildikleri vasıf üzerine ve bildikleri hak üzere geldiğinde onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti, Allah'ı ve Resulünü inkâr eden kâfirlerin üzerine olsun.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
89- Yanlarındakini doğrulamak üzere onlara Allah tarafından bir Kitap gelince -ki önceden kâfirlere karşı yardım isteyip duruyorlardı- işte o tanıdıkları kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti kâfirler üzerine olsun! 90- Allah’ın kullarından dilediği kimseye kendi lütfundan indirmesini kıskanarak Allah’ın indirdiklerini inkâr etmek karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Böylece gazap üstüne gazaba uğradılar. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır. 89-90. “Yanlarındakini doğrulamak üzere onlara Allah tarafından bir Kitap gelince” Yani kendilerinin önceden bilip tanıdıkları, o yaratılmışların en faziletlisi ve peygamberlerin sonuncusu vasıtası ile gelen ve Tevrat’tan yanlarında bulunanı tasdik eden Kitab’ı onlar iyi bilmekte ve şeksiz şüphesiz tanımakta idiler. Hatta müşrikler ile kendi aralarında cahiliye döneminde meydana gelen savaşlarda o Peygamber ile yardıma kavuşacaklarına inanmakta, müşrikleri O’nun gelişi ile ve onunla birlikte savaşacaklarını söyleyerek korkutmakta idiler. O tanıdıkları Nebi ve Kitap gelince inkar ettiler. Bu küfürlerinin sebebi ise Allah’ın kulları arasından dilediği kimselere ihsanını indirmesini kıskanmaları ve taşkınlıkları idi. Bunun üzerine Allah onlara lânet etti ve küfürlerinin çokluğu, şüphe ve şirklerinin ardı arkasına gelmesi sebebi ile onlara gazap üstüne gazap etti. “Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.” Yani can yakıcı, ızdırap verici bir azap vardır. Bu da cehennem ateşini boylamak ve ebedi nimetlerden mahrum kalmaktır. Onların bu halleri ne kötüdür! Allah’a, kitaplarına, Peygamberlerine imanı bırakıp O’na, kitaplarına ve Peygamberlerine küfr etmeleri, onu bilmelerine ve doğruluğuna inanmalarına rağmen böyle bir değiş-tokuşa girmeleri ne kadar kötüdür! O nedenle bu, onların azaplarının daha da büyük olmasına sebeptir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Medine’deki yahudiler yakında yeni bir peygamber geleceğini, Tevrat’ı tasdik eden yani tevhid ve diğer temel itikad konularıyla dinin aslî hedeflerinde Tevrat’la uyuşan, ayrıca Tevrat’ın son peygamberle ilgili müjdesini doğrulayan (Râzî, III, 180) yeni bir kitap indirileceğini biliyor; bu peygamberin ve getirdiği kitabın tevhidi yeniden hâkim kılarak, Yahudiliğin de düşmanı olan putperestliği ortadan kaldıracağına, böylece Mûsâ’nın dinini yeniden güçlendireceğine ve bu suretle kendilerinin de Medine müşrikleri karşısında üstün duruma geçeceklerine inanıyorlardı. Yahudiler, Evs ve Hazrec adlı Medineli Arap kabileleriyle savaşıp yenildiklerinde onlara, “Sizinle asıl beklediğimiz peygamber gelince hesaplaşacağız ve o zaman sizi yeneceğiz” derlerdi (İbn Atıyye, I, 178). İşte bekledikleri peygamber ve kitap geldiğine göre onu Araplar’dan önce kendilerinin kabul etmeleri gerekirdi. Fakat onlar inkâr ettiler. Çünkü bu peygamber, umduklarının aksine, İsrâiloğulları’ndan değil Araplar arasından gönderilmişti.
Bakara Suresi 89. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah katından bu kimselere sahih ve genel esaslarda Tevrat ve İncil'de zikredilenlerle örtüşen Kur'an-ı Kerim gelmiştir. Onlar Kur'an indirilmeden önce şöyle diyorlardı: "Müşriklere karşı zafer elde edeceğiz, peygamber gönderildiğinde fetihler bize açılacak, o peygambere iman edip, tabi olacağız". Ne var ki; kendilerine Kur'an ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- bildikleri vasıf üzerine ve bildikleri hak üzere geldiğinde onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti, Allah'ı ve Resulünü inkâr eden kâfirlerin üzerine olsun.