İçinizden ölüp, eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın, senesine kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler; eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim'dir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İçinizden ölüp, eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın, senesine kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler; eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim'dir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
İçinizden hanımlarını geride bırakarak vefat edecek olanlar, eşleri için senesine kadar evlerinden çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler. Bununla birlikte eğer kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
İçinizden ölüp de geriye eşler bırakan erkekler, eşlerinin evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Eğer kendileri çıkarlarsa, onların kendileri için yararlı gördüklerini yapmaları yüzünden size bir günah yoktur. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Süleyman Ateş
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan(erkek)ler eşlerinin, (evlerinden) çıkarılmadan bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyyet etsinler. Şayet kendileri çıkarlarsa, onların, kendileri hakkında uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
And those who are taken in death among you and leave wives behind - for their wives is a bequest: maintenance for one year without turning [them] out. But if they leave [of their own accord], then there is no blame upon you for what they do with themselves in an acceptable way. And Allah is Exalted in Might and Wise
Fransızca
Ceux d'entre vous que la mort frappe et qui laissent des épouses, doivent laisser un testament en faveur de leurs épouses pourvoyant à un an d'entretien sans les expulser de chez elles. Si ce sont elles qui partent, alors on ne vous reprochera pas ce qu'elles font de convenable pour elles-mêmes. Allah est Puissant et Sage
İspanyolca
Los casados, al morir, dejan a su viuda un legado que consiste en un año de manutención y que no sean obligadas a abandonar el domicilio conyugal; pero si lo abandonaran antes, no serán reprochados de lo que ellas dispongan hacer consigo mismas [rehaciendo sus vidas siempre que sea] de manera correcta. Dios es Poderoso, Sabio
Rusça
Если кто-либо из вас скончается и оставит после себя жен, то они должны завещать, чтобы их обеспечивали в течение одного года и не прогоняли. Если же они сами уйдут, то на вас не будет греха за то, что они распорядятся собой разумным образом. Аллах - Могущественный, Мудрый
Endonezce
Dan orang-orang yang akan mati di antara kamu dan meninggalkan istri-istri, hendaklah membuat wasiat untuk istri-istrinya, (yaitu) nafkah sampai setahun tanpa mengeluarkannya (dari rumah). Tetapi jika mereka keluar (sendiri), maka tidak ada dosa bagimu (mengenai apa) yang mereka lakukan terhadap diri mereka sendiri dalam hal-hal yang baik. Allah Mahaperkasa, Mahabijaksana
Bengalce
আর যখন তোমাদের মধ্যে যারা মৃত্যুবরণ করবে তখন স্ত্রীদের ঘর থেকে বের না করে এক বছর পর্যন্ত তাদের খরচের ব্যাপারে ওসিয়ত করে যাবে। অতঃপর যদি সে স্ত্রীরা নিজে থেকে বেরিয়ে যায়, তাহলে সে নারী যদি নিজের ব্যাপারে কোন উত্তম ব্যবস্থা করে, তবে তাতে তোমাদের উপর কোন পাপ নেই। আর আল্লাহ হচ্ছেন পরাক্রমশালী বিজ্ঞতা সম্পন্ন।
Sizlerden ölüp de geriye eşler bırakanlarınız bir sene boyunca barınma ve nafakaları için vasiyet etmeleri gerekir. Mirasçılarınız başlarına gelmiş olan bu şeyden dolayı gönüllerini almak ve ölüye vefa göstermek için onları zorla çıkarmasınlar. Eğer bir sene doldurmadan önce kendi istekleriyle (evden dışarı) çıkarlarsa, sizin üzerinize günah yoktur. Süslenerek ve koku sürünerek kendilerine yaptıkları bu şeylerden ötürü de onlara bir günah yoktur. Allah güçlüdür, O'na kimse galip gelemez. Düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir. Tefsircilerin büyük çoğunluğu bu ayetin, Allah'ın şu ayetiyle: "İçinizden ölenlerin geride bırakmış olduğu hanımlar, kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler." (Bakara Suresi: 234) hükmünün nesh esilip, kaldırıldığını söylemişlerdir.
240- İçinizden eşlerini geride bırakarak vefat edecekler, eşlerinin (evden) çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerini vasiyet etsinler. Şâyet (evlerinden) çıkarlarsa artık onların kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerden dolayı size bir vebal yoktur. Allah Azîzdir, Hakîmdir.
240. Pek çok müfessire göre bu âyet-i kerime, daha önce geçen:“İçinizde vefat edenlerin geride bıraktıkları eşler kendiliklerinden dört ay on gün beklerler”(Bakara, 234) âyet-i ile nesh edilmiştir. Buna göre kadın önceleri tam bir yıl beklemekle yükümlü idi. Daha sonra bu, dört ay on gün ile nesh edildi. Nesh edici âyetin (Mushaf’ta) daha önce gelişi ile ilgili itirazı da şu şekilde cevaplandırırlar: Bu, âyetlerin sıralanışındaki bir önceliktir, nüzulde ise bir öncelik yoktur. Çünkü nesh edici buyruğun, nesh edilen buyruktan sonra gelmesi şarttır. Ancak bu kanaatin bir delili yoktur. İki âyet-i kerime üzerinde dikkatle düşünen bir kimse âyeti kerime ile ilgili diğer görüşün doğru olduğunu açıkça anlar. Şöyle ki birinci âyet-i kerime kadının dört ay on gün iddet beklemesinin kesin olarak farz olduğunu göstermektedir. Bu âyet-i kerime ise ölenin yakınlarına kocası vefat etmiş kadını, tam bir yıl yanlarında tutmalarına dair bir vasiyettir. Bundan maksat ise kadının gönlünü hoş etmek ve ölülerine bir iyilikte bulunmaktır. Bundan dolayı Yüce Allah:“eşlerinin (evden) çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerini vasiyet etsinler” buyurmaktadır. Yani Allah’tan bir emir olarak ölmeden önce yakınlarına, hanımına iyi davranmalarını ve onun geçimini temin edip onu evden çıkarmamalarını vasiyet etsin demektir. Eğer kadın kalmak isteyecek olursa lehine olan bu vasiyet gereği kalır, çıkmak isterse de onun için bir vebal yoktur. Bundan dolayı da “Şâyet (evlerinden) çıkarlarsa artık onların kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerden dolayı size bir vebal yoktur.” buyrulmaktadır. Yani süslenmelerinden ve giyinmelerinden dolayı sizin için bir vebal yoktur. Ancak bunun din ve toplumda muteber olan İslâmi değerlerin dışına çıkmayacak maruf bir çerçevede olması şartı vardır. “Allah Azîzdir, Hakîmdir.” Âyet-i kerime Yüce Allah’ın kemâl derecesindeki izzetine ve kemâl derecesindeki hikmetine delalet eden bu iki isimle sona ermektedir. Çünkü bu hükümler onun izzetinin bir tecellisidir ve hikmetinin kemaline delildir. Çünkü O, bu hükümleri uygun şekilde, yerli yerince koymuştur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıda açıklanan 234. âyette kocası vefat eden kadınların dört ay on gün bekleyecekleri (iddet), bu müddet içinde evlenmelerinin câiz olmadığı ifade buyurulmuştu. Mushaf sırasında daha sonra gelen, fakat farklı bir hüküm getiren bu âyetle onu bağdaştırma konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Çoğunluğa göre bu âyet, nüzûlü daha sonra olan 234. âyet veya miras âyetiyle neshedilmiştir. Nitekim Abdullah b. Zübeyr, mushafı yeniden yazdıran Hz. Osman’a, “Bunu bir başka âyet neshetti, hükmünü kaldırdı, buraya niçin yazdırıyorsun?” demiş, Hz. Osman da ona, “Kur’an’da bulunan hiçbir şeyin yerini değiştiremem” cevabını vermişti (Buhârî, “Tefsîr”, 2/41). Mücahid’in, nesih iddiasını kısmen ortadan kaldıran farklı bir yorumu vardır. Buna göre Allah Teâlâ kocası vefat eden kadının, evinden çıkmadan dört ay on gün iddet beklemesini farz kılmıştır. Sonra 240. âyet gelmiş, müddetin bir yıla çıkarılması kocanın vasiyetine bağlı olarak meşrû kılınmış, kadın da bu vasiyete uyup uymamakta serbest bırakılmıştır. Buna göre âyet dört ay on gün koca evinde iddet geçirme hükmünü kaldırmış değildir. Buna ek olarak ihtiyarî bir iddet ve oturma hakkı getirmiştir. İbn Abbas’a göre bu âyet, koca evinde iddet geçirme mecburiyetini kaldırmıştır. Kadın iddetini dilediği yerde geçirebilir (Buhârî, “Tefsîr”, 2/41). Şah Veliyyullah’ın yorumuna göre kocanın –ölmeden önce– eşinin bir yıl evinde kalmasını ve nafakasının teminini vasiyet etmesi câiz veya müstehaptır, karısı ise bu vasiyeti uygulama konusunda serbesttir (el-Fevzü’l-kebîr, s. 24). Bu yoruma göre burada, sonra gelen âyet ve hadislerin, “öncekilerin hükmünü tamamen yürürlükten kaldırması” şeklinde bir nesih söz konusu olmayıp “geneli özelleştirme, vâcibi müstehaba çevirme...” kabilinden bir tâdil (bu mânada değiştirme) vardır.
Âyetlerle yukarıda nakledilen rivayetlerden bizim çıkardığımız sonuç şudur: 234. âyet, kocası vefat eden kadının iddetini bir yıldan dört ay on güne indirmiştir. Meşrû ve mâkul bir mazeret bulunmadıkça kadın bu iddeti kocasının hânesinde geçirecektir. Miras âyeti ona mirastan hak verdiği için ve tereke de vârislere intikal etmiş bulunduğu (kocasının mülkiyetinden çıktığı) için iddet esnasında terekeden nafaka hakkı yoktur. Kadının malî durumu müsait olmazsa nafakası genel kurallara göre ilgili ve borçlu yakınları tarafından karşılanacaktır. Kocasının “zevcesinin bir yıl evinden çıkarılmamasını” vasiyet etmesi teşvik edilmiş (müstehap), kadın da dört ay on günden sonraki kısmı koca evinde geçirip geçirmeme konusunda serbest bırakılmıştır.
Sizlerden ölüp de geriye eşler bırakanlarınız bir sene boyunca barınma ve nafakaları için vasiyet etmeleri gerekir. Mirasçılarınız başlarına gelmiş olan bu şeyden dolayı gönüllerini almak ve ölüye vefa göstermek için onları zorla çıkarmasınlar. Eğer bir sene doldurmadan önce kendi istekleriyle (evden dışarı) çıkarlarsa, sizin üzerinize günah yoktur. Süslenerek ve koku sürünerek kendilerine yaptıkları bu şeylerden ötürü de onlara bir günah yoktur. Allah güçlüdür, O'na kimse galip gelemez. Düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir. Tefsircilerin büyük çoğunluğu bu ayetin, Allah'ın şu ayetiyle: "İçinizden ölenlerin geride bırakmış olduğu hanımlar, kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler." (Bakara Suresi: 234) hükmünün nesh esilip, kaldırıldığını söylemişlerdir.