Önceki ayet· 2:221Sonraki ayet· 2:223

Bakara Suresi 222. Ayet· 2:222

↗ Bakara suresi
Medeni
وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡمَحِيضِۖ قُلۡ هُوَ أَذٗى فَٱعۡتَزِلُواْ ٱلنِّسَآءَ فِي ٱلۡمَحِيضِ وَلَا تَقۡرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطۡهُرۡنَۖ فَإِذَا تَطَهَّرۡنَ فَأۡتُوهُنَّ مِنۡ حَيۡثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّـٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلۡمُتَطَهِّرِينَ
Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır)". Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır)". Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.
Yaşar Nuri Öztürk
Sana âdet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.
Süleyman Ateşen ayrışan
Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: "O eziyettir." Adet halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
And they ask you about menstruation. Say, "It is harm, so keep away from wives during menstruation. And do not approach them until they are pure. And when they have purified themselves, then come to them from where Allah has ordained for you. Indeed, Allah loves those who are constantly repentant and loves those who purify themselves
Fransızca
Et ils t'interrogent sur la menstruation des femmes. - Dis: «C'est un mal. Eloignez-vous donc des femmes pendant les menstrues, et ne les approchez que quand elles sont pures. Quand elles se sont purifiées, alors cohabitez avec elles suivant les prescriptions d'Allah car Allah aime ceux qui se repentent, et Il aime ceux qui se purifient»
İspanyolca
Y te preguntan acerca de la menstruación. Di: "Es una impureza"; absténganse de mantener relaciones maritales con sus mujeres durante el menstruo, y no mantengan relaciones con ellas hasta que se purifiquen, pero cuando se hayan purificado mantengan relaciones como Dios les ha permitido [por la vía natural]. Dios ama a los que se arrepienten y a los que se purifican
Rusça
Они спрашивают тебя о менструациях. Скажи: «Они причиняют страдания. Посему избегайте половой близости с женщинами во время менструаций и не приближайтесь к ним, пока они не очистятся. А когда они очистятся, то приходите к ним так, как повелел вам Аллах. Воистину, Аллах любит кающихся и любит очищающихся»
Endonezce
Dan mereka menanyakan kepadamu (Muhammad) tentang haid. Katakanlah, "Itu adalah gangguan (sesuatu yang kotor)." Karena itu jauhilah76) istri pada waktu haid; dan jangan kamu dekati mereka sebelum mereka suci.77) Apabila mereka telah suci, campurilah mereka sesuai dengan (ketentuan) yang diperintahkan Allah kepadamu. Sungguh, Allah menyukai orang yang tobat dan menyukai orang yang menyucikan diri
Bengalce
আর তোমার কাছে জিজ্ঞেস করে হায়েয (ঋতু) সম্পর্কে। বলে দাও, এটা অশুচি। কাজেই তোমরা হায়েয অবস্থায় স্ত্রীগমন থেকে বিরত থাক। তখন পর্যন্ত তাদের নিকটবর্তী হবে না, যতক্ষণ না তারা পবিত্র হয়ে যায়। যখন উত্তম রূপে পরিশুদ্ধ হয়ে যাবে, তখন গমন কর তাদের কাছে, যেভাবে আল্লাহ তোমাদেরকে হুকুম দিয়েছেন। নিশ্চয়ই আল্লাহ তওবাকারী এবং অপবিত্রতা থেকে যারা বেঁচে থাকে তাদেরকে পছন্দ করেন।
Çince
他们问你月经(的律例),你说:“月经是有害的,故在经期中你们应当离开妻子,不要与她们交接,直到她们清洁。当她们洗净的时候,你们可以在安拉所命你们的部位与她们交接。”安拉的确喜爱悔罪的人,的确喜爱洁净的人。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Peygamber! Ashabın sana aybaşı kanı hakkında soruyor. (O, kadının rahminden belirli vakitlerde akan doğal bir kandır.) Onlara cevap vererek de ki: “Aybaşı kadın ve erkekler için bir rahatsızlıktır. O vakitte kadınlarınızla ilişkiye girmekten uzak durun. Onlarla kanları kesilene ve gusül alarak temizleninceye kadar kadınlık organlarından ilişkiye girmeyin. Eğer kan kesilir ve temizlenirlerse, size mübah kılındığı şekliyle onlarla tertemiz olarak kadınlık organlarından cinsel ilişkiye girin. Şüphesiz Allah günahlarından çokça tövbe edenleri ve pisliklerden çokça temizlenenleri sever.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
222- Sana (kadınların) ay halinden sorarlar. De ki:“O, bir ezadır. Onun için ay halinde iken kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar da onlara yaklaşmayın. İyice temizlendiler mi o zaman Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın. Gerçekten Allah çokça tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.” 223- Kadınlarınız sizin için (adeta, kendisinden ürün aldığınız) bir tarladır. Öyleyse tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık olarak (salih ameller) gönderin. Bir de Allah’tan sakının ve bilin ki siz mutlaka onun huzuruna varacaksınız. Mü’minlere müjde ver. 222. “Sana (kadınların) ay halinden sorarlar.” Yüce Allah ay haline dair ve kadının ay halinden sonra ay hali olmadan önceki hali gibi olup olmadığını ve yahudilerin yaptığı gibi ay halindeki kadından tamamen uzak durmanın gerekip gerekmediğini sorduklarını haber vermektedir. Yüce Allah ay halinin bir eza (rahatsızlık) olduğunu bildirmektedir. O bir rahatsızlık olduğuna göre Yüce Allah’ın kullarını yalnızca o ezadan (rahatsızlık verici husustan) uzak durmalarını emretmesi hikmetin bir gereğidir. Bundan dolayı:“Onun için ay halinde iken kadınlardan uzak durun” buyurmaktadır. Bundan maksat ise ay halinin olduğu yerdir ki bu da sadece kadınla ön tarafından ilişki kurmaktır. Bunun haram olduğu icma ile kabul edilmiştir. Ay halinde iken uzak durmanın özellikle ifade edilmesi ise ön tarafın dışında ve ilişki kurmaksızın ay hali olan kadınla birlikte olmanın caiz olduğuna delil teşkil etmektedir. Ancak Yüce Allah’ın:“ve temizleninceye kadar da onlara yaklaşmayın” buyruğu, kadının ön tarafına yakın bölgeden faydalanmanın terk edilmesi gerektiğine delildir ki bu da göbek ile dizkapağı arası olan bölgedir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ay hali olan hanımıyla birlikte olmak istediğinde yaptığı da budur. Zira bu durumda o, hanımına belden aşağısını bir örtü ile sarmasını emreder ve ondan sonra ona yaklaşırdı. Ay hali dolayısıyla kadınlardan uzak durup onlara yaklaşmamak “temizleninceye kadar” geçerlidir. Yani kanları kesilinceye kadar devam eder. Kan kesildi mi kanın gelmesi sırasında söz konusu olan yasak da ortadan kalkar. Öyleyse kadına yaklaşmanın helâl olması için iki şart gerekmektedir: Ay hali kanının kesilmesi ile ay halinden dolayı gusletmek. Kan kesilmekle birlikte birinci şart gerçekleşmiş, geriye ise ikinci şart kalmış olur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“İyice temizlendiler mi” yani guslettiler mi “o zaman Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın.” Yani onlara önden yaklaşın, arkadan yaklaşmayın, demektir. Çünkü ekin için tohum atılan yer, öndür. Bu buyrukta ay hali kadının (kanın kesilmesinden sonra) gusletmesinin farz olduğuna, kanın kesilmesinin de bu guslün geçerli olmasının şartı olduğuna delil vardır. Böyle bir yasak kullarına bir lütfu ve onları eziyet verici şeyden bir koruma olduğundan ötürü Yüce Allah:“Gerçekten Allah” günahlarından sürekli olarak “çokça tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de” günahlardan kendilerini uzakta tutanları da “sever.” Bu buyruktaki temizlenme necaset ve hadeslerden temizlenmek gibi maddi temizliği de kapsamaktadır. Bu buyrukta taharetin mutlak olarak meşruiyetine delil vardır. Çünkü Yüce Allah temizlik sıfatına sahip olanları sever. Bundan dolayı mutlak olarak taharet (abdest), namaz ve tavafın sıhhati için, Mushaf’a dokunmanın da caiz olması için bir şarttır. Aynı şekilde bu buyruk, kötü huylardan, çirkin niteliklerden ve düşük davranışlardan uzak kalmak sureti ile manevi anlamda temizliği de kapsamaktadır. 223. “Kadınlarınız sizin için (adeta, kendisinden ürün aldığınız) bir tarladır, öyleyse tarlanıza dilediğiniz gibi varın.” İster yüz yüze, ister arkasını dönmüş olarak fark etmez. Ancak ilişki, mutlaka önden olmalıdır. Çünkü ekin yeri orasıdır, çocuğun olduğu yer de orasıdır. Bu buyrukta kadının arka organına yaklaşmanın haram olduğuna delil vardır. Çünkü Yüce Allah kadına ancak ekin ekme yerinden yaklaşmayı mubah kılmıştır. Ayrıca peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den bunun haram olduğuna dair hadisler ve bu şekilde davrananın lanetlendiğine dair rivayetler vardır. “Ve kendiniz için ileriye hazırlık olarak (salih ameller) gönderin.” Yani hayırlı işler yapmak sureti ile Allah’a yaklaştırıcı şeyler gönderin. Bunlardan birisi de erkeğin hanımına Allah’a yakınlaştırıcı bir amel olması niyetiyle, ecrini O’ndan beklemek suretiyle ve Allah’ın faydalı kılacağı bir zürriyet sahibi olmak ümidiyle hanımına yaklaşmasıdır. “Bir de Allah’tan sakının” bütün hallerinizde Allah’tan sakınmayı/takvayı elden bırakmayın. Bu konuda da sahip olduğunuz şu bilgi sizin yardımcınız olsun:“siz mutlaka O’nun huzuruna varacaksınız.” O da salih olsun olmasın bütün amellerinizin karşılığını size verecektir. “Mü’minlere müjde ver.” Umuma delalet etmesi için müjdelenecek husus söz konusu edilmemiştir. Buna göre dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. İmana bağlı olarak her türlü hayrın elde edilmesi ve her türlü zararın uzaklaştırılması da bu müjdenin kapsamı içerisindedir. Allah’ın mü’minleri sevdiği, onların sevilmesine sebep olacak şeylerin sevilmesi, Allah’ın mü’minlere hazırlamış olduğu dünyevî ve uhrevî mükâfatları söz konusu ederek mü’minleri gayrete getirip teşvik etmenin müstehap olduğu da bu âyet-i kerimeden anlaşılmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Medine’de yaşayan müslümanların yahudilerle yakın ilişkileri vardı ve bazı örf ve âdetlerinde Medineliler’in tamamı veya bazı kabileler onlardan etkilenmiş bulunuyorlardı. Bunlardan biri de aybaşı hallerinde kadınlarla ilişki meselesi idi. Yahudiler Tevrat hükümlerine uyarak ay halindeki kadınları pis sayarlar, onlardan her mânada uzak dururlardı. Âdet geçiren kadına dokunan hatta onun yatağında yatan, minderinde oturan kimseleri bile pis sayarlar, yıkanmaları gerektiğine inanırlardı (Levililer, 15). Yahudilerin tesirinde kalan bazı kabileler de âdet halindeki kadınlara buna yakın bir şekilde davranıyorlardı. Hz. Peygamber Medine’ye hicret edince bu durum kendisine vâkıa ve soru şekillerinde intikal ettirildi, gelen âyetler meseleyi çözüme kavuşturdu. Açıklayıcı hadislerden (meselâ bk. Müslim, “Hayz”, 16) ve uygulamadan anlaşıldığına göre bu âyetlerde geçen “uzak durma ve yaklaşmama” emirleri, bedenlerin birbirinden uzak ve ayrı olmasına değil cinsel ilişkiye yöneliktir. Cinsel ilişkide bulunmamak şartıyla aybaşı halindeki kadın ile kocası arasında başkaca bir sınırlama yoktur. Âyette geçen ve “rahatsızlık” diye çevirdiğimiz ezâ kelimesi, “aşırı olmayan zarar” mânasında kullanılmaktadır. Allah Teâlâ kadın kullarına mahsus kıldığı aybaşı halini onlar için az da olsa “zarar ve zararlı” olsun diye takdir buyurmamıştır. Aybaşı hali birleşme kabiliyetini yitiren yumurtaların atılmasını, erkeğin spermi ile birleşecek yeni bir yumurtanın gelmesini beklemek ve aşılanma sonrası beslenmesine zemin olmak üzere kadın rahminin hazırlanmasını sağlayan tabii ve gerekli bir oluşumdur. Bu durumda vücudun dengelerinde bazı değişiklikler yaşanmakta, bu da kadının fizyolojisi yanında psikolojisini de etkilemektedir. Eski yumurtanın atılması ve rahimin temizlenmesi kan vasıtasıyla olmakta, aybaşı devam ettiği müddetçe rahimden üreme organı yoluyla dışarıya kan atılmaktadır. Bu durumda kadınla cinsel ilişkide bulunulması halinde bundan hem erkeğin hem de kadının çeşitli rahatsızlıklar kapması ve genel olarak rahatsız olmaları, tiksinti duymaları ihtimali galiptir. Hem böyle bir zarara (ezâ) meydan verilmemesi hem de Allah’ın buyruğuna uyarak şehvete karşı direnme imtihanı verilmesi ve irade egzersizi yapılması için “âdet gören kadınla cinsel ilişki” haram kılınmış, bunun dışında kalan ilişkiler serbest bırakılmıştır. “Temizlenmedikçe” ve “iyice temizlendikten sonra” kayıtları, okuma farkları da göz önüne alınarak yorumlanmış ve hangi temizlenmeden sonra cinsel ilişki yasağının ortadan kalkacağı konusunda farklı hükümler ortaya çıkmıştır. Kanama sona erinceye kadar temasın yasak olduğunda ittifak vardır. Âlimlerin büyük çoğunluğuna göre kanama bitince birleşmenin câiz olması için gusül abdesti gerekir (konuya ilişkin başka ayrıntılar için bk. Yunus Vehbi Yavuz, “Hayız”, DİA, XVII, 51-53).
Bakara Suresi 222. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Peygamber! Ashabın sana aybaşı kanı hakkında soruyor. (O, kadının rahminden belirli vakitlerde akan doğal bir kandır.) Onlara cevap vererek de ki: “Aybaşı kadın ve erkekler için bir rahatsızlıktır. O vakitte kadınlarınızla ilişkiye girmekten uzak durun. Onlarla kanları kesilene ve gusül alarak temizleninceye kadar kadınlık organlarından ilişkiye girmeyin. Eğer kan kesilir ve temizlenirlerse, size mübah kılındığı şekliyle onlarla tertemiz olarak kadınlık organlarından cinsel ilişkiye girin. Şüphesiz Allah günahlarından çokça tövbe edenleri ve pisliklerden çokça temizlenenleri sever.