Önceki ayet· 2:193Sonraki ayet· 2:195

Bakara Suresi 194. Ayet· 2:194

↗ Bakara suresi
Medeni
ٱلشَّهۡرُ ٱلۡحَرَامُ بِٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ وَٱلۡحُرُمَٰتُ قِصَاصٞۚ فَمَنِ ٱعۡتَدَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَٱعۡتَدُواْ عَلَيۡهِ بِمِثۡلِ مَا ٱعۡتَدَىٰ عَلَيۡكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ
Hürmetli ay, hürmetli aya mukabildir, hürmetler karşılıklıdır; o halde, size tecavüz edene (saldırana), size saldırdıkları gibi saldırın. Allah'tan sakının ve Allah'ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Hürmetli ay, hürmetli aya mukabildir, hürmetler karşılıklıdır; o halde, size tecavüz edene (saldırana), size saldırdıkları gibi saldırın. Allah'tan sakının ve Allah'ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin
Elmalılı Hamdi Yazır
Hürmetli ay hürmetli aya ve bütün hürmetler birbirine karşılıktır. O halde kim size saldırdıysa, siz de ona yaptığı saldırının aynıyle saldırın da ileri gitmeye Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler ve yasaklar karşılıklıdır. O halde, azgınlık edip size saldırana, size saldırdığı şekilde ve ölçüde saldırın. Allah'tan sakının ve bilin ki Allah, sakınanlarla beraberdir.
Süleyman Ateş
Haram ayı, haram aya karşılıktır. Hürmetler, karşılıklıdır. Kim size saldırırsa, onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın; Allah'tan korkun, bilin ki Allah (günahlardan) korunanlarla beraberdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.8%
İngilizce
[Fighting in] the sacred month is for [aggression committed in] the sacred month, and for [all] violations is legal retribution. So whoever has assaulted you, then assault him in the same way that he has assaulted you. And fear Allah and know that Allah is with those who fear Him
Fransızca
Le Mois sacré pour le mois sacré! - Le talion s'applique à toutes choses sacrées -. Donc, quiconque transgresse contre vous, transgressez contre lui, à transgression égale. Et craignez Allah. Et sachez qu'Allah est avec les pieux
İspanyolca
Solo se puede combatir en un mes sagrado si son atacados durante el mismo, y para las violaciones [que hayan cometido] apliquen el principio de retribución igualitaria; así que si son agredidos, agredan tal como los agredieron [sin excederse]. Sigan las enseñanzas de Dios, y sepan que Dios está con los piadosos
Rusça
Запретный месяц - за запретный месяц, а за нарушение запретов - возмездие. Если кто посягнул на вас, то и вы посягните на него, подобно тому, как он посягнул на вас. Бойтесь Аллаха и знайте, что Аллах - с богобоязненными
Endonezce
(Bulan haram dengan bulan haram,67) dan (terhadap) sesuatu yang dihormati68) berlaku (hukum) kisas. Oleh sebab itu barang siapa menyerang kamu, maka seranglah dia setimpal dengan serangannya terhadap kamu. Bertakwalah kepada Allah dan ketahuilah bahwa Allah beserta orang-orang yang bertakwa
Bengalce
সম্মানিত মাসই সম্মানিত মাসের বদলা। আর সম্মান রক্ষা করারও বদলা রয়েছে। বস্তুতঃ যারা তোমাদের উপর জবর দস্তি করেছে, তোমরা তাদের উপর জবরদস্তি কর, যেমন জবরদস্তি তারা করেছে তোমাদের উপর। আর তোমরা আল্লাহকে ভয় কর এবং জেনে রাখ, যারা পরহেযগার, আল্লাহ তাদের সাথে রয়েছেন।
Çince
禁月抵偿禁月,凡应当尊敬的事物,都是互相抵偿的。谁侵犯你们,你们可以用同样的方法报复谁;你们当敬畏安拉,当知道安拉是与敬畏者同在的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'ın Mescid-i Haram’a girerek (hicretin) yedinci senesinde umre eda etmenize imkân verdiği haram ay, altıncı sene müşriklerin Mescid-i Haram’a girmenize engel olduğu haram ayın karşılığıdır. Harem (Mekke) şehrinin, haram ayın ve ihramın hürmeti gibi, hürmet etmeyerek taşkınlık yapan kimselere kısas uygulanır. Orada kim size saldırırsa siz de ona size yaptığının aynısıyla muamele edin. Misliyle karşılık verme sınırını sakın aşmayın. Şüphesiz Allah sınırlarını aşanları sevmez. Size izin verdiği sınırı aşma konusunda Allah'tan korkun. Şunu bilin ki Allah, muvaffak kılarak ve destekleyerek kendisinden korkanlarla beraberdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
194- Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler de karşılıklıdır. Onun için size kim saldırırsa siz de tıpkı onların size saldırdıkları gibi (misliyle) karşılık verin. Allah’a karşı takvalı olun ve bilin ki Allah takva sahipleri ile beraberdir. 194. “Haram ay haram aya karşılıktır.” Bununla müşriklerin, Hudeybiye yılında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashabının Mekke’ye girmelerini engellemelerinin kastedilmiş olması muhtemeldir. Hudeybiye’de müşrikler müslümanlarla ertesi sene Mekke’ye girmek üzere anlaşmışlardı. İşte Hudeybiye’deki bu alıkoyma da yapılamayan umrenin kazası da haram ayda gerçekleşmişti ki o da Zülkade ayı idi. Buna göre ayetin manası bu haram ay diğer haram aya karşılıktır, demek olur. Bu buyruk ile ibadetlerini tamamlamak ve eksiklerini gidermek sureti ile ashab-ı kiramın kalpleri de hoş tutulmuştur. Anlamın şöyle olma ihtimali de vardır: Sizler her ne kadar onlarla haram ayda savaştı iseniz de onlar da bu ayda sizinle savaşmışlardır ve asıl haddi aşarak saldırıda bulunanlar da onlardır. O nedenle bu konuda sizin için herhangi bir vebal yoktur. Buna göre Yüce Allah’ın “hürmetler karşılıklıdır” buyruğu da genelin özele atfedilmesi kabilinden olur. Yani ister haram ay, ister haram belde, ister ihram yahut da bundan daha umumi olan herhangi bir şey, kısacası şeriatın hürmet edilmesini emretmiş olduğu her bir hususa karşı her kimin bir cüretkârlığı ortaya çıkacak olursa bundan dolayı ona karşılık cezalandırılır. Buna binaen haram ayda savaşanla savaşılır. Haram beldenin saygınlığını çiğneyen cezalandırılır ve onun saygınlığı olmaz. Kendisine denk birisini öldürülen kimse de ona karşılık öldürülür, onu yaralar veya bir organını keserse ona kısas uygulanır. Başkasının saygı duyulması gereken malını haksızca alan bir kimseden de onun bedeli alınır. Peki, acaba hak sahibinin bizzat kendisine haksızlık edenin malından hakkı kadarını alma hakkı var mıdır yok mudur? Bu hususta ilim adamları arasında görüş ayrılığı vardır. Tercihe şayan olan görüş şudur: Eğer o hakkın tahakkukuna sebep olan şey, misâfirin ağırlanmaması gibi yahut hanımın veya yakın akrabanın nafakasını sağlamakla yükümlü olanın bu nafakaları vermemesi gibi açık (zahir) bir hak ise böyle bir hakkın haksızlık edenin malından alınması caizdir. Şâyet hakka yol açan sebep -mesela başkasının kendisindeki alacağını inkâr eden yahut elindeki emanete hainlik eden veya başkasından bir şey çalan vb. hallerde olduğu gibi- gizli ise bu hakka karşılık olarak haksızlık edenin malından bir şey alınması caiz değildir. Bu görüş konu ile ilgili delillerin bir arada mütalaa edilmesinin bir sonucudur. İşte bundan dolayı Yüce Allah da az önce geçen hususları pekiştirmek üzere şöyle buyurmaktadır:“Onun için size kim saldırırsa siz de tıpkı onların size saldırdıkları gibi karşılık verin.” Bu da kısas niteliğinin mahiyetini açıklamaktadır ve bu mahiyet de haksızlık yapana verilen karşılığın misli ile olması şeklinde tespit edilmiştir. Haksızlığı cezalandırma ruhsatı verildiğinde nefisler intikam almak istediklerinden dolayı durmaları gereken sınırda çoğunlukla durmadığından, Allah azze ve celle takvayı emretmektedir ki takva da O’nun çizmiş olduğu sınırlarda durmak ve bu sınırları aşmamaktır. “Bilin ki Allah” yardımı, desteği ve tevfiki ile “takva sahipleriyle beraberdir.” Allah kiminle birlikte olursa onlar ebedi mutluluğu elde ederler. Takva sahibi olmayanlardan ise dostluğunu çeker, onları yardımsız bir şekilde kendi başlarına bırakır. Bu durumdaki kişilerin ise helâk olmaları kendi şah damarlarından bile daha yakındır kendilerine.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Haram “yapılması yasaklanmış olan, dokunulmaz, kutsal” anlamına gelir. “Haram ay” tabiri ise, savaş yapmanın yasak ve haram olduğu, diğer bir deyişle barış dönemi olan ayları ifade eder. Bunlar kamerî takvime göre birinci, yedinci, on birinci ve on ikinci aylardır (muharrem, receb, zilkade, zilhicce). Hz. Peygamber hicretin 6. yılında, töre gereği savaşılması yasak olan aylardan zilkade ayında umre yapmak, muhacirlerin sıla özlemini gidermek, ashabın Kâbe’yi putlardan arındırma idealini canlı tutmak ve belki de diğer sorunların çözümüne daha çok zaman ve fırsat ayrılabilmesi için Mekkeliler’le bir barış antlaşması yapmak gibi düşüncelerle 1400 müslümanla birlikte Mekke’ye doğru yola çıktı. Yolda Mekke’ye 17 km. mesafedeki Hudeybiye denilen yerde konakladılar. Mekkeliler’in müslümanlar üzerine gönderdiği elli kişilik silâhlı birlik esir alındı; bununla birlikte Resûlullah barışçı niyetlerle geldiklerini göstermek için esirleri serbest bıraktı. Kâbe’yi ziyaret maksadıyla geldiklerini bildirmek üzere Huzâa kabilesinden bir müslümanı Mekkeliler’e elçi gönderdi; bundan sonuç alamayınca, Mekke’de büyük itibar sahibi olan Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman’ın dönmesi gecikince, durumdan kaygılanan Hz. Peygamber Mekkeliler’le mücadele edeceklerine dair müslümanlardan biat aldı. Onların kararlılığını öğrenen Mekkeliler, müslümanlarla barış anlaşması yapmak üzere bir heyet gönderdiler. Yapılan anlaşmanın ilk maddesine göre müslümanlar o yıl geri dönecekler, ancak ertesi yıl üç gün süreyle Mekke’yi ziyaret edebileceklerdi. İlk bakışta müslümanların aleyhineymiş gibi görünen bu anlaşma ile elde edilen barış ve güvenlik ortamı zamanla müslümanlar için büyük faydalar sağladı. İlk madde uyarınca müslümanlar ertesi yılın aynı haram ayında Mekke’yi ve Kâbe’yi ziyaret ettiler. Böylece âyetteki ifadesiyle “haram ayın karşılığı haram ay” oldu; yani 6. yılın haram ayında gerçekleşmeyen ziyaret 7. yılın haram ayında gerçekleşti. Aynı âyetin hükmüne göre haram aylarda savaş yasağına uyup uymamak da karşı tarafın tutumuna bağlıydı. Onların bu yasağı ihlâl edip müslümanlara karşı saldırıya geçmeleri, dengiyle karşılık verme hakkını doğuracaktı. Görüldüğü gibi bu âyette de “dengiyle” kaydı konularak, müslümanlar aşırıya sapmama konusunda uyarılmıştır. “Allah’ın hükmüne saygılı olun ve bilin ki Allah kendisine saygılı olanların yanındadır” şeklindeki ifadeler de aynı uyarıyı pekiştirmektedir.
Bakara Suresi 194. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'ın Mescid-i Haram’a girerek (hicretin) yedinci senesinde umre eda etmenize imkân verdiği haram ay, altıncı sene müşriklerin Mescid-i Haram’a girmenize engel olduğu haram ayın karşılığıdır. Harem (Mekke) şehrinin, haram ayın ve ihramın hürmeti gibi, hürmet etmeyerek taşkınlık yapan kimselere kısas uygulanır. Orada kim size saldırırsa siz de ona size yaptığının aynısıyla muamele edin. Misliyle karşılık verme sınırını sakın aşmayın. Şüphesiz Allah sınırlarını aşanları sevmez. Size izin verdiği sınırı aşma konusunda Allah'tan korkun. Şunu bilin ki Allah, muvaffak kılarak ve destekleyerek kendisinden korkanlarla beraberdir.