Önceki ayet· 19:54Sonraki ayet· 19:56

Meryem Suresi 55. Ayet· 19:55

↗ Meryem suresi
Mekki
وَكَانَ يَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِيّٗا
Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Ailesine namazı/duayı, zekâtı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.
Süleyman Ateş
Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
And he used to enjoin on his people prayer and zakah and was to his Lord pleasing
Fransızca
Et il commandait à sa famille la prière et la Zakât; et il était agréé auprès de son Seigneur
İspanyolca
Invitaba a su gente a realizar la oración y dar caridad, y alcanzó la complacencia de Dios
Rusça
Он велел своей семье совершать намаз и выплачивать закят, а его Господь был доволен им
Endonezce
(Dan dia menyuruh keluarganya505) untuk (melaksanakan) salat dan (menunaikan) zakat, dan dia seorang yang diridai di sisi Tuhannya
Bengalce
তিনি তাঁর পরিবারবর্গকে নামায ও যাকাত আদায়ের নির্দেশ দিতেন এবং তিনি তাঁর পালনকর্তার কাছে পছন্দনীয় ছিলেন।
Çince
他以拜功和天课命令他的家属,他在他的主那里是可喜的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun sözünde durması hem Allah’a, hem de kullara verdiği sözleri kapsıyordu. Onun içindir ki İsmail, babasının kendisini boğazlamasına karşılık sabredeceği vaadinde bulunup:“İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.”(es-Saffat, 37/102) demiş ve babasına verdiği bu sözü eksiksiz yerine getirmiş, babasının kendisini boğazlamasına -ki bu insanın başına gelebilecek en büyük musibettir- imkân tanımıştı. Daha sonra Allah, onu Allah’ın en büyük lütfu olan, insanlar arasında en yüce mertebeye çıkmak demek olan risalet ve nübüvvet ile nitelendirmektedir. 55. “O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi.” Yüce Allah’ın emrini aile halkına uygular, onlara yegane mabud olan Yüce Allah’a ihlâsla ibadeti ihtiva eden namazı ve kullara ihsanı ihtiva eden zekâtı emrederdi. Böylelikle hem kendisi kemale ermiş, hem de başkalarının kemale ermesine yardımcı olmuştur. Özellikle de onun için insanların en yakınları olan aile halkına karşı bu görevi ifa etmiştir. Çünkü başkalarına göre davetine daha layık olanlar onlardır. “Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi.” Bu onun, Rabbini razı eden şeyleri yerine getirmesinden, bu hususlarda bütün gayreti ile çalışmasından ötürü idi. Bu yüzden Allah ondan razı olmuş, onu gerçek kullarının en haslarından ve yakınlaştırılmış dostlarından kılmıştı. Allah ondan razı olmuş, o da Rabbinden razı olmuştu.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Burada sözünde durmanın önemine işaret edilmektedir. Hz. İsmâil ahde vefa erdemiyle temayüz etmiş bir kimseydi, sözünde durmaya özen gösterirdi. Öte yandan halkını dinin direği olan namazı kılmaya ve toplumsal dayanışmayı sağlayan zekâtı vermeye teşvik ederdi. Yüce Allah Hz. Peygamber’e de ailesine namaz kılmayı emretmesini, kendisinin de sabırla namaza devam etmesini emretmiştir (bk. Tâhâ 20/132). Hz. İsmâil, Allah’ın verdiği nimetlerin kadrini bilerek ruhunu güzelliklerle bezemeye ve rabbinin buyruklarına mutlak bir teslimiyet içinde görevini yerine getirmeye çalışması sebebiyle Allah’ın rızâsını kazanmıştı. Kuşkusuz bu, kazanılabilecek derecelerin en üstünüdür (Hz. İsmâil hakkında bilgi için bk. Bakara 2/124-129).
Meryem Suresi 55. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.