Önceki ayet· 17:52Sonraki ayet· 17:54

İsrâ Suresi 53. Ayet· 17:53

↗ İsrâ suresi
Mekki
وَقُل لِّعِبَادِي يَقُولُواْ ٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ يَنزَغُ بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ كَانَ لِلۡإِنسَٰنِ عَدُوّٗا مُّبِينٗا
İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır
Elmalılı Hamdi Yazır
Mümin kullarıma söyle de (kâfirlere) en güzel olan sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Şüphesiz şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullarıma de ki: En güzel olan neyse onu söylesinler. Çünkü şeytan, aralarına yamukluk sokar. Şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.
Süleyman Ateşen ayrışan
Kullarıma söyle: En güzel sözü söylesinler (puta tapanlara sert davranmasınlar). Çünkü şeytan aralarına girer (onları tartışmaya ve kavgaya dürtükler). Doğrusu şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.1%
İngilizce
And tell My servants to say that which is best. Indeed, Satan induces [dissension] among them. Indeed Satan is ever, to mankind, a clear enemy
Fransızca
Et dis à Mes serviteurs d'exprimer les meilleures paroles, car le Diable sème la discorde parmi eux. Le Diable est certes, pour l'homme, un ennemi déclaré
İspanyolca
Exhorta a Mis siervos a hablar con respeto, porque el demonio quiere sembrar la discordia entre ellos. El demonio es el enemigo declarado del ser humano
Rusça
Скажи Моим рабам, чтобы они говорили наилучшие слова, ибо дьявол вносит между ними раздор. Воистину, дьявол для человека - явный враг
Endonezce
Dan katakanlah kepada hamba-hamba-Ku, "Hendaklah mereka mengucapkan perkataan yang lebih baik (benar). Sungguh, setan itu (selalu) menimbulkan perselisihan di antara mereka. Sungguh, setan adalah musuh yang nyata bagi manusia
Bengalce
আমার বান্দাদেরকে বলে দিন, তারা যেন যা উত্তম এমন কথাই বলে। শয়তান তাদের মধ্যে সংঘর্ষ বাধায়। নিশ্চয় শয়তান মানুষের প্রকাশ্য শত্রু।
Çince
你告诉我的仆人们说:叫他们说这句最优美的话——恶魔必定要离间他们,恶魔确是人类的明敌——
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Bana iman etmiş kullarıma de ki: Başkalarıyla diyalog kurduklarında, nefret ettirici kötü sözlerden kaçınsınlar. Çünkü şeytan, nefret ettirici kötü sözleri fırsat bilip dünya ve ahiret hayatlarını bozacak davranışlarda bulunmaya çalışır. Muhakkak ki şeytan insan için husumeti apaçık olan bir düşmanıdır. Müminin üzerine düşen ondan sakınmasıdır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
53- Kullarıma söyle de en güzel olan (sözleri) söylesinler. (Aksi halde) şeytan, aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık bir düşmanıdır.” 54- Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse de size azap eder. Biz, seni onlara vekil göndermedik. 55- Rabbin, göklerde ve yerde kim varsa hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik. 53. Bu, Yüce Allah’ın kullarına olan lütfunun bir tecellisidir. Çünkü onlara dünyada da âhirette de mutluluğu sağlayacak olan en güzel ahlâkı, en güzel söz ve davranışları emrederek şöyle buyurmaktadır:“Kullarıma söyle de en güzel olan (sözleri) söylesinler.” Bu, Yüce Allah’a yakınlaştıran her bir sözü içeren bir emirdir. Kur’an okumak, zikir, ilim, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak, insanların mertebe ve konumlarına uygun şekilde onlara güzel ve nazik sözler söylemek vb. gibi. Diğer taraftan eğer yapılacak olan iki iş de güzelse ve bunların ikisinin bir arada yapılmasına imkân yoksa en güzel olanının tercih edilmesi gerektiği de bu buyrukta emredilmektedir. Güzel söz, her türlü güzel ahlâkı ve salih ameli de beraberinde getirir. Esasen diline hakim olan, bütün işlerine hakim olur. “(Aksi halde) şeytan, aralarını bozar.” O, kulların din ve dünyalarını bozacak şekilde kullar arasında fesat çıkartmaya çalışır. Bunun ilacı ise şeytanın kendilerini davet ettiği güzel olmayan sözleri söylemekte ona itaat etmemek ve aralarını bozmaya çalışan şeytanın uzaklaşması için birbirlerine yumuşak davranmalarıdır. Çünkü onların kendisine karşı savaşmaları gereken gerçek düşmanları şeytandır. Zira şeytan onları alevli ateşe gireceklerden olmaya çağırır. Şeytan aralarına ayrılık soksa ve düşmanlığı körüklemek için çalışsa bile onların, düşmanlarına karşı bütün güçleriyle çalışmaları ve şeytanın kendisine bir giriş aracı olarak kullandığı, kötülüğü emreden nefislerine mani olmaları gerekir. Böylelikle Rablerine itaat etmiş, işleri istikamet bulmuş ve doğruya iletilmiş olurlar. 54. “Rabbiniz sizi en iyi” sizden de daha iyi “bilendir.” O bakımdan O, sizin için hayırdan başka bir şey dilemez. Sizlere sizin faydanıza olmayan şeyleri emretmez. Halbuki siz bazen bir şeyi yapmak istersiniz ama hayır, onun aksi olabilir. “Dilerse size merhamet eder” ve dilediği kimseleri rahmete götüren yollara muvaffak kılar, “dilerse de size azap eder” ve dilediği kimselere rahmete götüren yolları izleme başarısını ihsan etmez. Böylelikle onlar da o yolları kaybedip azabı hak eder. “Biz seni onlara” işlerini çekip çeviren ve onları cezalandırma işini yerine getiren “vekil göndermedik.” Gerçek vekil, ancak Allah’tır. Sen ancak tebliğ eden ve dosdoğru yola ileten bir kimsesin. 55. “Rabbin göklerde ve yerde kim varsa hepsini” bütün mahlukat türlerini “en iyi bilendir.” Onlardan her birisine hak ettiğini, hikmetinin gerektirdiği şekilde verir. Maddi ve manevi bütün hususlarda kimini kimine üstün kılar. Nitekim vahyine mazhar olmak gibi ortak bir özelliğe sahip olan peygamberlerin kimini kiminden çeşitli faziletlerle ve Yüce Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu övülmeye değer vasıflarla, üstün ahlâkla, salih amelle, tâbilerinin çokluğuyla, şer’î ve itikadi hükümleri kapsayan kitaplar vermek suretiyle başkalarından üstün kılmıştır. Nitekim Davud aleyhisselam’a da bilinen bir kitap olan Zebûr’u indirmiştir. Allah, bu peygamberlerin kimini kimine üstün kılıp bir kısmına Kitap verdiğine göre Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanlar, Yüce Allah’ın ona indirdiklerinini, ona üstünlük olmak üzere peygamberlik verip Kitap indirmesini ne diye inkâr etmektedirler?!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Âyette dolaylı bir mukayese anlamı vardır. Şöyle ki: 46-51. âyetlerde müşriklerin kendileri gibi düşünmeyenlere karşı kibirli, kaba, alaycı ve suçlayıcı bir tavır takındıklarına işaret edilmişti. Burada ise müminlerin konuşmalarında bir güzellik ve incelik bulunması gerektiği belirtilmekte, müşriklerle ilişkilerinde ve konuşmalarında bile terbiye ve nezaket kurallarına riayet etmeleri öğütlenmektedir. Çünkü bu davranış biçimi insan olmanın bir gereğidir; ayrıca kötü söz ve davranış insanın aslî fıtratına aykırı olduğu için genellikle bu tür olumsuz söz ve davranışlar insanları tepki psikolojisine iter; böylece âyetteki ifadesiyle “Şeytan onların arasını bozar.” İslâm ahlâkında Câhiliye Arapları’nın kaba, küstah ve alaycı tavırlarına sefeh, müslümanların barışçı, nâzik ve ağır başlı tavırlarına da hilim denmektedir. İslâm öncesi dönemin adı olan Câhiliye ilk kategorideki karakter ve zihniyeti, İslâm kelimesi de ikincisini ifade etmektedir. Nitekim Hz. Peygamber ve onun şahsında müminlere affedici olmayı, iyilik için çalışmayı ve “câhiller”e aldırmamayı öğütleyen A‘râf sûresinin 199. âyeti, kezâ müminlerin ağır başlı olduklarını, kendilerine sözle sataşan “câhiller”e “selâm” diyerek karşılık verdiklerini bildiren Furkan sûresinin 63. âyeti gibi örnekler bu iki karakterin ahlâkî özelliklerini ortaya koymaktadır. Kuşkusuz bunlar sadece belirli bir dönemin tipleri değildir. Tarihin çeşitli dönemlerinde olduğu gibi günümüzde de akıl, irfan ve hikmetten yoksun olduğu için “sefîh” diye anılan Câhiliye örneğindeki küstah, alaycı ve saldırgan tipler mevcuttur. Öte yandan çeşitli dönemlerde, özelikle de günümüzde “şeytanın aralarını bozduğu” ve bu yüzden birbiriyle çekişen, bölünüp parçalanan müslümanların bu duruma düşmelerinin bir sebebi de Kur’an’ın istediği güzel söz ve davranışlardan uzaklaşmalarıdır.
İsrâ Suresi 53. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Bana iman etmiş kullarıma de ki: Başkalarıyla diyalog kurduklarında, nefret ettirici kötü sözlerden kaçınsınlar. Çünkü şeytan, nefret ettirici kötü sözleri fırsat bilip dünya ve ahiret hayatlarını bozacak davranışlarda bulunmaya çalışır. Muhakkak ki şeytan insan için husumeti apaçık olan bir düşmanıdır. Müminin üzerine düşen ondan sakınmasıdır.