Önceki ayet· 16:95Sonraki ayet· 16:97

Nahl Suresi 96. Ayet· 16:96

↗ Nahl suresi
Mekki
مَا عِندَكُمۡ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٖۗ وَلَنَجۡزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓاْ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin yanınızdaki dünya malı tükenir, Allah'ın katındakiler ise tükenmez. Muhakkak ki biz, Allah yolunda sabredenleri, yaptıkları amelin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin yanınızdaki tükenir ama Allah'ın yanındaki sonsuza dek kalıcıdır. Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka vereceğiz.
Süleyman Ateşen ayrışan
Sizin yanınızda bulunan (dünya malı) tükenir. Allah'ın yanında bulunan ise kalıcıdır. Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.1%
İngilizce
Whatever you have will end, but what Allah has is lasting. And We will surely give those who were patient their reward according to the best of what they used to do
Fransızca
Tout ce que vous possédez s'épuisera, tandis que ce qui est auprès d'Allah durera. Et Nous récompenserons ceux qui ont été constants en fonction du meilleur de ce qu'ils faisaient
İspanyolca
[Sepan que] lo que ustedes tienen es temporal y lo que Dios tiene es eterno. A quienes hayan sido pacientes les multiplicaré la recompensa de sus obras
Rusça
То, что есть у вас, иссякнет, а то, что есть у Аллаха, останется навсегда. А тем, которые проявляли терпение, Мы непременно воздадим наградой за лучшее из того, что они совершали
Endonezce
Apa yang ada di sisimu akan lenyap, dan apa yang ada di sisi Allah adalah kekal. Dan Kami pasti akan memberi balasan kepada orang yang sabar dengan pahala yang lebih baik dari apa yang telah mereka kerjakan
Bengalce
তোমাদের কাছে যা আছে নিঃশেষ হয়ে যাবে এবং আল্লাহর কাছে যা আছে, কখনও তা শেষ হবে না। যারা সবর করে, আমি তাদেরকে প্রাপ্য প্রতিদান দেব তাদের উত্তম কর্মের প্রতিদান স্বরূপ যা তারা করত।
Çince
你们所有的是要耗尽的,在安拉那里的是无穷的。我誓必要以坚忍者所行的最大善功报酬你们。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey İnsanlar!- Sahip olduğunuz mallar, lezzetler ve nimetler ne kadar çok olsalar da tükenecektir. Oysa Allah’ın katında olan mükâfatlar kalıcıdır. Nasıl olur da fani olanı kalıcı olana tercih edersiniz? Muhakkak verdikleri söze ve onları bozmamaya sabır gösterenleri yaptıkları ibadetlerin en güzeliyle mükâfatlandırarak ödüllendireceğiz. Onları, her bir iyiliğe karşılık on mislinden yedi yüz misline ve daha çok katlarına kadar ödüllendireceğiz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
95- Allah’ın ahdini az bir pahaya satmayın. Çünkü Allah katında olan, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. 96- Sizin yanınızdakiler tükenir, Allah’ın katındakiler ise kalıcıdır. Sabredenlerin mükâfatını elbette yapmakta olduklarının en güzeliyle vereceğiz. 97- Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olarak salih amel işlerse biz, kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatırız ve böylelerini elbette işlediklerinin en güzeliyle mükâfatlandırırız. 95. Allah, dünyanın gelip geçici faydaları için antları, ahitleri ve yeminleri bozmaktan kullarını sakındırarak buyuruyor ki:“Allah’ın ahdini” ahdi bozmak ve ahde bağlı kalmamak suretiyle elde edeceğiniz “az bir bedele satmayın. Çünkü Allah katında olan” Allah’ın rızasını tercih ederek Allah’a vermiş olduğu ahde tastamam bağlı kalmayı tercih eden kimselere ihsan edeceği dünyevi ve uhrevi mükâfatlar “eğer bilirseniz sizin için” gelip geçici dünyanın değersiz malından “daha hayırlıdır.” O halde kalıcı olanı fani olana tercih etmelisiniz. Çünkü: 96. “Sizin yanınızdakiler” ne kadar çok olursa olsun, mutlaka “tükenir” ve yok olup gider. “Allah’ın katındakiler ise” Yüce Allah bâkî olduğundan dolayı “kalıcıdır” bitmez, yok olmaz. Öyleyse değersiz ve yok olup gideni, fani olanı, kalıcı ve son derece değerli olana tercih eden bir kimse aklı başında bir kişi olamaz. Bu buyruk Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih edersiniz. Halbuki âhiret hem daha hayırlı, hem de daha kalıcıdır.”(el-A’lâ, 87/16-17)“Allah nezdinde olanlar, iyiler için daha hayırlıdır.”(Al-i İmran, 3/198) Bu buyruklar, dünyaya karşı zahid olmaya bir teşviktir. Özellikle uyulması kesinlik kazanan zühd teşvik edilmektedir. Bu zühdden kasıt ise kula zararlı olan, onu Allah’ın kendisine farz kıldığı şeylerle uğraşmaktan alıkoyan ve bunları Yüce Allah’ın hakkından öncelemeye iten şeylere karşı yapılır. Böyle bir durumda zühd, farzdır. Zühde götüren sebeplerden biri, kulun dünya lezzet ve arzularını âhiretin hayırlarıyla karşılaştırmasıdır. Böyle bir karşılaştırma halinde kul, aradaki farkı tespit eder ve bu iki şeyin daha yüce ve üstün olanını tercih eder. Yalnızca namaz, oruç, zikir vb. gibi faydası kişiyi aşmayan ibadetlere kendisini verip her şeyden uzaklaşmak, övülmeye değer zühd değildir. Aksine kul, güç yetirebildiği zahiri ve batıni şer’i bütün emirleri yerine getirmedikçe, Yüce Allah’ın dinine ve Allah yoluna söz ve fiili ile davet etmedikçe gerçek anlamı ile zahid olamaz. O halde gerçek zühd, din ve dünyada fayda sağlamayan şeylerden yüz çevirip faydalı olan her bir şeye rağbet ederek o uğurda çalışmak demektir. Yüce Allah’a itaate devam edip O’na isyana karşı direnerek kendi nefislerini dinlerine zarar verecek türden dünyevi arzularından uzak tutarak “sabredenlerin mükâfatını elbette yapmakta olduklarının en güzeliyle vereceğiz.” Bir iyiliğe karşılık on katından başlayarak yedi yüz katına ve daha pek çok katına kadar fazlasıyla mükâfatlandıracağız. Şüphesiz Allah, güzel amelde bulunanı mükâfatsız bırakmayacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah, amellerde bulunan kimselerin dünya ve âhiretteki mükâfatını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: 97. “Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olarak salih amel işlerse...” Salih amellerin geçerli olması ve kabul edilmesi için iman şarttır. Hatta iman olmadan ameller “salih olmak”la nitelendirilemez. Onları gerektiren de zaten imandır. Çünkü iman, azaların farz ve müstehap olan amellerini ortaya çıkartan, kesin ve kararlı tasdik demektir. İşte iman ve amel-i salihe bir arada sahip olan kimseye “biz kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatırız.” Bu da kalbinin huzur, ruhunun sükûn bulması, kalbini şaşırtıp meşgul edecek şeylere iltifat etmemesi ve Yüce Allah’ın o kimseye ummadığı yerden hoş ve helâl rızık ihsan etmesiyle olur. “Ve böylelerini elbette” âhirette “işlediklerinin en güzeliyle” hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir kimsenin hatırından geçirmediği türlü lezzetlerle “mükâfatlandıracağız.” Yüce Allah böylesine hem dünyada hem de âhirette iyilik verecektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlar genellikle vaadlerini ve yeminlerini maddî ve dünyevî menfaatleri yüzünden bozarlar. Halbuki bu küçük ve geçici menfaatlere aldananlar, Allah nezdindeki daha değerli, üstelik son bulmayacak olan nimet ve lutuflardan mahrum kalmaktadırlar. İnsanın maddî ve biyolojik talepleri, ihtirasları, kompleksleri, onun sağlıklı düşünmesini, akıl ve vicdanının sesini dinlemesini engelleyebilmektedir. Bu engel ancak ihtiraslara karşı konularak aşılabilir; Allah’ın vaad ettiği tükenmeyen lutfuna ve dolayısıyla, mutluluklara da ancak bu sayede ulaşılabilir. Bunun için 96. âyette “Asla kuşkunuz olmasın ki, güçlüklere göğüs gerenlerin ecirlerini, yapmış olduklarının daha da güzeliyle vereceğiz” buyurulmuştur.
Nahl Suresi 96. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey İnsanlar!- Sahip olduğunuz mallar, lezzetler ve nimetler ne kadar çok olsalar da tükenecektir. Oysa Allah’ın katında olan mükâfatlar kalıcıdır. Nasıl olur da fani olanı kalıcı olana tercih edersiniz? Muhakkak verdikleri söze ve onları bozmamaya sabır gösterenleri yaptıkları ibadetlerin en güzeliyle mükâfatlandırarak ödüllendireceğiz. Onları, her bir iyiliğe karşılık on mislinden yedi yüz misline ve daha çok katlarına kadar ödüllendireceğiz.