Önceki ayet· 16:57Sonraki ayet· 16:59

Nahl Suresi 58. Ayet· 16:58

↗ Nahl suresi
Mekki
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٞ
Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir
Meal ihtilafı: 8% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Halbuki onlardan birine, kız doğum haberi müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolar, yüzü kapkara kesilir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Onlardan birine kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir. Öfkeden yutkunur da yutkunur o!
Süleyman Ateş
Onlardan birine dişi (çocuğu olduğu) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.4%
İngilizce
And when one of them is informed of [the birth of] a female, his face becomes dark, and he suppresses grief
Fransızca
Et lorsqu'on annonce à l'un d'eux une fille, son visage s'assombrit et une rage profonde [l'envahit]
İspanyolca
Cuando se le anuncia a uno de ellos [el nacimiento de] una niña, se refleja en su rostro la aflicción y la angustia
Rusça
Когда кому-либо из них сообщают весть о девочке, лицо его чернеет, и он сдерживает свой гнев
Endonezce
Padahal apabila seseorang dari mereka diberi kabar dengan (kelahiran) anak perempuan, wajahnya menjadi hitam (merah padam), dan dia sangat marah
Bengalce
যখন তাদের কাউকে কন্যা সন্তানের সুসংবাদ দেয়া হয়, তখন তারা মুখ কাল হয়ে যায় এবং অসহ্য মনস্তাপে ক্লিষ্ট হতে থাকে।
Çince
当他们中的一个人听说自己的妻子生女儿的时候,他们的脸黯然失色,而且满腹牢骚。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Eğer müşriklerden birine bir kız çocuğunun doğduğu haber verilse, kendisine verilen haberin üzüntüsünün şiddetinden yüzü simsiyah kesilir, kalbi keder ve hüzün dolar. Sonra da bu kimse, kendisi için razı olmadığı şeyi Yüce Allah’a nispet eder!
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
56- Bir de bizim kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutuyorlar o bilmezlere bir pay ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz. 57- Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar. O, (çocuk edinmekten) münezzehtir. Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar. 58- Halbuki onlardan birine kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir. 59- Verilen kötü müjdeden ötürü kavminden gizlenir. (Ne yapacağını şaşırır:) Aşağılanmayı göze alarak onu yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar! 60- Kötü örnek yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek ise ancak Allah’ındır. O, Azîzdir, Hakîmdir. 56. Yüce Allah, müşriklerin bilgisizliklerini, zulümlerini, Allah’a karşı yalan uydurduklarını, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir fayda ve zararı bulunmayan putlarına Allah’ın kendilerine rızık ve nimet olarak ihsan ettiklerinden bir pay ayırdıklarını haber vermektedir. Böylelikle müşrikler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı O’na şirk koşmak uğrunda kullandılar. Bu rızık ile yonttukları putlara yakınlaşmaya kalkıştılar. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar, Allah’a yarattığı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar da zanlarınca: Bu Allah’ın, bu da ortaklarımızındır, dediler. Ortaklarına ait olan Allah’a ulaşmaz, ama Allah’a ait olanlar ortaklarına ulaşır...”(el-En’âm, 6/136)“Allah’a andolsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz.” Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz? Allah hakkında yalan uyduranlar, kıyamet gününü ne zannederler?”(Yunus, 10/59-60) Yüce Allah onları bu yaptıkları sebebi ile en ağır bir şekilde cezalandıracaktır. 57-59. “Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar.” Çünkü onlar, Allah’ın yakınlaştırılmış kulları olan melekler hakkında: Onlar, Allah’ın kızlarıdır, demişlerdi. “Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar.” Yani onlar, kız çocuklarından hiç hoşlanmazlardı, kendileri için erkek çocukları arzu ederlerdi. Bu nedenle de onlardan herhangi birisine “kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve” karşı karşıya kaldığı aşırı “üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir.” Ona kız çocuğu müjdesi verildi mi gam, keder ve üzüntüsünü gizlemeye kalkışır, hatta o kavmi arasında mahcup olur ve kendisine verilen bu kötü müjdeden dolayı gizlenip saklanmaya kalkışır. Daha sonra da kendisine müjdesi verilen bu kız çocuğuna ne yapacağı konusunda düşünmeye ve bozuk görüşü ile birtakım kararlara varmaya çalışır:“Aşağılanmayı göze alarak” hakir ve zelil olarak, öldürmeksizin onu “yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün?” ki Yüce Allah’ın kendisi sebebi ile müşrikleri yerdiği ve’d (kız çocukların diri diri gömülmesi) budur. “Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!” Yani Allah’a çocuk nispet ederek, O’nun celal ve azametine yakışmayan bir isnadda bulunuyorlar. Bununla da yetinmeyip kendi kanaatlerince en kötü olan, kendilerine yakıştıramadıkları ve hiç hoşlanmadıkları kız çocuklarını O’na nispet ediyorlar. Kendi hoşlanmadıkları varlıkları nasıl olur da Allah’a nispet ederler? Onların verdikleri bu hüküm, ne kadar da kötüdür! 60. Allah’ın düşmanı olan müşriklerin Allah’a nispet ettikleri bu husus, kötü örnekler türünden olduğundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kötü örnek” yani en ileri derecede kusur ve ayıp “yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek” bütün kemal sıfatları “ise ancak Allah’ındır.” Varlıktaki her türlü kemal, hiçbir şekilde eksiklik söz konusu olmaksızın yalnızca Allah’a yakışır. Gerçek dostlarının kalbinde de en üstün örnek, yalnız O’nundur. Bu da O’nun tazim edilmesi, celal ve azametinin bilinmesi, O’na muhabbet duyulması, O’na dönülmesi ve O’nun tanınmasıdır. “O” her şeyi egemenliği ve hükmü altına almış, bütün mahlukatın kendisine itaat ettiği olan “Azîzdir,” Her şeyi yerli yerince koyan, ne emreder ve ne yaparsa bundan dolayı övülmeye layık olan ve bu husustaki kemali dolasıyı ile övülen “Hakîmdir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Câhiliye Arapları kız çocuklarını iki sebeple istemezlerdi: İlki geçim sıkıntısı, ikincisi de namus anlayışları (Râzî, XX, 56). Erkek çocuklar ileride kabilenin silâhşoru olacakları için onları istememek şöyle dursun, 57. âyetin sonunda da ima edildiği üzere, erkek çocuklara sahip olmaktan özellikle hoşlanırlar, sayılarının çokluğu ile övünürlerdi; fakat kız çocukları, Türkçe’deki meşhur deyimiyle “kaşık düşmanı” olarak telakki edilirdi. İkinci ve daha önemli sebebe gelince, ardı arkası kesilmeyen kabileler arası savaşlarda kız ve kadınların esir düşmeleri ve câriye olarak tutulmaları, alınıp satılmaları, namusuna çok düşkün olan Câhiliye Arabı için son derece onur kırıcı bir durumdu ve bu yüzden toplumda kız çocuğuna sahip olmak bir utanç sebebi olarak algılanıyordu; aslında sevinmek gerektiği için 59. âyette “müjde” kelimesiyle ifade edilen böyle bir doğum haberi alan baba, tam tersine üzüntüye boğuluyordu. Âyet, bu son derece cahilce telakkinin, acımasız törenin baskısı altında kalan, ama fıtratındaki babalık duygusunun etkisinden de kurtulamayan Câhiliye Arabı’nın bunalımını, kısa fakat oldukça etkileyici bir ifadeyle özetlemektedir: “Böyle bir alçaltıcı duruma rağmen onu yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün!” Âyet, onları böylesine korkunç bir ikilemle karşı karşıya bırakan zihniyeti, “Görün işte, ne kötü yargıda bulunuyorlar!” diyerek mahkûm etmektedir (kız çocuklarının öldürülmesi hususunda ayrıca bk. İsrâ 17/31; Tekvîr 81/8-9).
Nahl Suresi 58. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Eğer müşriklerden birine bir kız çocuğunun doğduğu haber verilse, kendisine verilen haberin üzüntüsünün şiddetinden yüzü simsiyah kesilir, kalbi keder ve hüzün dolar. Sonra da bu kimse, kendisi için razı olmadığı şeyi Yüce Allah’a nispet eder!