Önceki ayet· 15:21Sonraki ayet· 15:23

Hicr Suresi 22. Ayet· 15:22

↗ Hicr suresi
Mekki
وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَسۡقَيۡنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Rüzgârları dölleyiciler olarak gönderdik; gökten bir su indirdik de onunla sizi suvardık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.
Süleyman Ateş
Rüzgarları, aşılayıcı olarak gönderdik de gökten su indirdik, böylece sizi suladık. Onu depolayan siz değilsiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
And We have sent the fertilizing winds and sent down water from the sky and given you drink from it. And you are not its retainers
Fransızca
Et Nous envoyons les vents fécondants; et Nous faisons alors descendre du ciel une eau dont Nous vous abreuvons et que vous n'êtes pas en mesure de conserver
İspanyolca
Envié los vientos fecundadores y hago descender del cielo agua con la que les doy de beber, y no son ustedes los dueños de sus reservas
Rusça
Мы послали ветры, оплодотворяющие облака водой, а потом низвели с неба воду и напоили вас ею, но не вам ее сберегать
Endonezce
(Dan Kami telah meniupkan angin untuk mengawinkan435) dan Kami turunkan hujan dari langit, lalu Kami beri minum kamu dengan (air) itu, dan bukanlah kamu yang menyimpannya
Bengalce
আমি বৃষ্টিগর্ভ বায়ু পরিচালনা করি অতঃপর আকাশ থেকে পানি বর্ষণ করি, এরপর তোমাদেরকে তা পান করাই। বস্তুতঃ তোমাদের কাছে এর ভান্ডার নেই।
Çince
我派遣滋润的风,我从天上降下雨水,以供给你们饮料,你们绝不是雨水的蓄藏者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz, bulutları aşılayan rüzgârları gönderdik. Ve aşılanmış bulutlardan yağmur indirdik. Sizleri bu yağmur sularıyla suladık. -Ey insanlar!- Bu suyu yeryüzünde kaynak ve kuyu olması için depolayan siz değilsiniz. Elbette yeryüzünde onu Allah Teâlâ depolar ve korur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
22- Biz aşılayıcı rüzgarlar gönderdik ve gökten su indirip onunla sizleri suladık. (Yoksa) o suyu toplayıp biriktiren siz değilsiniz. 22. Yani bizler rüzgarları -tıpkı erkeğin dişiyi aşılaması gibi- bulutları aşılayan rahmet rüzgarları olarak boyun eğdirdik ki bunun sonucunda Allah’ın izni ile su oluşur. Allah, bu suyla kulları, davarları, onların arazilerini sular. Ayrıca bu suyu yeryüzünde onların ihtiyaçlarını karşılamak için depolayıp saklar. Bu da O’nun kudret ve rahmetinin bir sonucudur. “(Yoksa) o suyu toplayıp biriktiren siz değilsiniz.” Yani sizler bu suyu saklayıp biriktirmeye güç yetiremezsiniz; fakat Yüce Allah, onu sizin için saklayıp biriktirmekte, size olan rahmet ve ihsanının bir tecellisi olarak yeryüzündeki su kaynaklarını onunla beslemektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bitkileri aşılayan rüzgârlar, canlıların su ihtiyaçlarını karşılayan yağmurlar da O’nun hazinelerinden gelen nimetlerdir. Rüzgâr esmese aşılanma olmaz, yağmur yağmasa canlılar su bulamaz ve hayat sönerdi. Bunları insan depolamış da o depolardan geliyor değildir. Hepsinin hazinesi Allah’a aittir. Her gün her saat içinde yaşadığımız için bu olaylar bize normal ve sıradan geliyorsa da her birinde Allah’ın sonsuz kudretini, akıllara durgunluk veren hikmetini yansıtan nice tecelliler vardır. Sadece arzdaki suyun önce güneşten gelen yeterli ölçüdeki ısıyla buharlaşması, buharların uygun meteorolojik şartların yardımıyla, kezâ esen rüzgârların, fırtınaların denizlerden kaldırdığı tuz zerrecikleri ve karalardan kaldırdığı toz zerreciklerinden oluşan “yoğunlaşma çekirdekleri” sayesinde üst atmosfer tabakasına taşınması ve burada uygun fiziksel ortamda tekrar yoğunlaşarak kazandığı ağırlıkla, –yukarıdan aşağıya düşen diğer bütün cisimlerin aksine– hızında ivme olmadan, tahribata yol açmayacak ölçüdeki sabit bir hızla (limit hız) yere inmesi; ardından insanlar ve diğer canlılar tarafından kullanılabildiği kadarının kullanılması, bir kısmının da yerin üstünde (denizler, göller) veya altında depolanması ve nihayet bütün bu olup bitenlerin bağlı bulunduğu sayısız çeşitteki diğer doğal şartların gerçekleşmesi, ince ince ayarların yapılması, bunların hepsi gören göze, hisseden kalbe, düşünen akla sürekli Allah’ı hatırlatmaktadır. Onun için Kur’an-ı Kerîm’de bunlara “Allah’ın âyetleri” yani O’nun varlığının işaretleri, delilleri denmektedir.
Hicr Suresi 22. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz, bulutları aşılayan rüzgârları gönderdik. Ve aşılanmış bulutlardan yağmur indirdik. Sizleri bu yağmur sularıyla suladık. -Ey insanlar!- Bu suyu yeryüzünde kaynak ve kuyu olması için depolayan siz değilsiniz. Elbette yeryüzünde onu Allah Teâlâ depolar ve korur.