Önceki ayet· 14:30Sonraki ayet· 14:32

İbrâhim Suresi 31. Ayet· 14:31

↗ İbrâhim suresi
Mekki
قُل لِّعِبَادِيَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُنفِقُواْ مِمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡ سِرّٗا وَعَلَانِيَةٗ مِّن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَ يَوۡمٞ لَّا بَيۡعٞ فِيهِ وَلَا خِلَٰلٌ
İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."
Yaşar Nuri Öztürk
İnanan kullarıma söyle: Namazı/duayı yerine getirsinler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, gizli ve açık infak etsinler.
Süleyman Ateş
İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, ne alışverişin, ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfetsinler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.4%
İngilizce
[O Muhammad], tell My servants who have believed to establish prayer and spend from what We have provided them, secretly and publicly, before a Day comes in which there will be no exchange, nor any friendships
Fransızca
Dis à Mes serviteurs qui ont cru, qu'ils accomplissent la Salât et qu'ils dépensent [dans le bien] en secret et en public de ce que Nous leur avons attribué, avant que vienne le jour où il n'y a ni rachat ni amitié
İspanyolca
Diles a Mis siervos creyentes que cumplan con las oraciones prescritas y den en caridad parte de lo que les he proveído, tanto en privado como en público, antes de que llegue el día en el cual no habrá comercio ni amistad [que pueda alterar el juicio]
Rusça
Скажи тем из Моих рабов, которые уверовали, чтобы они совершали намаз и расходовали явно и тайно из того, чем Мы их наделили, пока не наступит день, когда не будет ни торга, ни дружбы
Endonezce
Katakanlah (Muhammad) kepada hamba-hamba-Ku yang telah beriman, "Hendaklah mereka melaksanakan salat, menginfakkan sebagian rezeki yang Kami berikan secara sembunyi atau terang-terangan sebelum datang hari, ketika tidak ada lagi jual beli dan persahabatan
Bengalce
আমার বান্দাদেরকে বলে দিন যারা বিশ্বাস স্থাপন করেছে, তারা নামায কায়েম রাখুক এবং আমার দেয়া রিযিক থেকে গোপনে ও প্রকাশ্যে ব্যয় করুক ঐদিন আসার আগে, যেদিন কোন বেচা কেনা নেই এবং বন্ধুত্বও নেই।
Çince
你要对我的那些信道的仆人说:让他们谨守拜功,并且在那既无买卖又无友谊之日来临以前,秘密地和公开地分舍我所赐予他们的财物。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Müminlere, -Ey Müminler!- Namazı en kamil bir şekilde eda edin. Allah'ın azabına karşı feda edilecek hiçbir alışverişin ve fidyenin olmadığı ve hiçbir dostun dostuna şefaat edeceği dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce, Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden farz ve müstehap olan harcamalarda, riyadan korkarak gizli bir şekilde ve diğer insanların da sizi örnek almaları için açıktan infakta bulunun." diye öğüt ver.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
31- İman eden kullarıma söyle de namazı dosdoğru kılsınlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık infak etsinler. Ne alışverişin ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce…” 31. “İman eden kullarıma” menfaatlerine en çok yarayan şeyleri yapmalarını ve imkân varken fırsatı değerlendirmelerini emrederek “söyle de namazı” zahiren ve batınen “dosdoğru kılsınlar ve verdiğimiz rızıklardan” kendilerine ihsan etmiş olduğumuz nimetlerden az ya da çok “gizli ve açık infâk etsinler.” Bu, hem zekât ve nafakalarını sağlamaları gerekenlerin ihtiyaçlarını karşılamak gibi farz infâkı, hem de sadaka ve benzeri müstehap infâkları kapsar. “Ne alışverişin ne de dostluğun olmadığı” Alışverişin ve dostluğun yani hiçbir şeyin fayda sağlamayacağı, elden kaçanların herhangi bir alışveriş, bağış, dostluk ve arkadaşlıkla telafi edilemeyeceği böyle “bir gün gelmeden önce” bunları yapsınlar. O gün herkesin kendisine yetecek ve başka şeyle ilgilenmesine fırsat vermeyecek kadar büyük meşguliyeti olacaktır. Kul, kendisine faydalı olacak şeyleri önden göndermeye dikkat etmeli ve yarına neler hazırladığına bakmalıdır. Amellerini gözden geçirmeli ve o büyük hesaptan önce kendi kendisini hesaba çekmelidir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Buradaki “alım satım” ifadesi mecazi anlamda kullanılmış olup maksat fidye vermektir. Hesap gününde böyle bir fidyenin kimseden kabul edilmeyeceği Kur’an’da sık sık ifade edilmektedir (krş. Bakara 2/254; Mâide 5/36; namaz hakkında bilgi için bk. Bakara 2/238-239; infak hakkında bk. Bakara 2/245, 254, 261).
İbrâhim Suresi 31. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Müminlere, -Ey Müminler!- Namazı en kamil bir şekilde eda edin. Allah'ın azabına karşı feda edilecek hiçbir alışverişin ve fidyenin olmadığı ve hiçbir dostun dostuna şefaat edeceği dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce, Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden farz ve müstehap olan harcamalarda, riyadan korkarak gizli bir şekilde ve diğer insanların da sizi örnek almaları için açıktan infakta bulunun." diye öğüt ver.