Erginlik çağına erince ona hikmet ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Erginlik çağına erince ona hikmet ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız
Elmalılı Hamdi Yazır
O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Yûsuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
Süleyman Ateş
(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
And when Joseph reached maturity, We gave him judgment and knowledge. And thus We reward the doers of good
Fransızca
Et quand il eut atteint sa maturité Nous lui accordâmes sagesse et savoir. C'est ainsi que nous récompensons les bienfaisants
İspanyolca
Y cuando alcanzó la mayoría de edad, le concedí el discernimiento y la sabiduría [a través de la revelación]. Así es como recompenso a los que hacen el bien
Rusça
Когда Йусуф (Иосиф) достиг зрелого возраста, Мы даровали ему умение принимать решения и знание. Так Мы вознаграждаем творящих добро
Endonezce
Dan ketika dia telah cukup dewasa Kami berikan kepadanya kekuasaan dan ilmu. Demikianlah Kami memberi balasan kepada orang-orang yang berbuat baik
Bengalce
যখন সে পূর্ণ যৌবনে পৌছে গেল, তখন তাকে প্রজ্ঞা ও ব্যুৎপত্তি দান করলাম। এমননিভাবে আমি সৎকর্মপরায়ণদেরকে প্রতিদান দেই।
Bedenî olgunlaşıp, ergenlik yaşına gelince Yusuf'a ilim ve anlayış verdik. İşte Biz, ona verdiğimiz bu karşılıkta olduğu gibi, kulluğunda ihsan sahibi olanları da böyle mükâfatlandırırız.
22- Ergenlik çağına varınca kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte ihsan sahiplerini biz, böyle mükâfatlandırırız.
22. Yusuf “ergenlik çağına varınca” maddi ve manevi gücü kemal derecesine ulaşıp peygamberlik ve risalet gibi ağır yükleri yüklenebilecek çağa gelince “kendisine hüküm ve ilim verdik.” Yani biz onu rasûl bir nebi ve rabbani bir bilgin kıldık. “İşte” hem Yaratana ibadet hususunda bütün gayretini ortaya koyup onu en güzel şekilde ifa etmek sureti ile ihsana ulaşan hem de Allah’ın kullarına faydalı olup iyilikte bulunan “ihsan sahiplerini biz, böyle mükâfatlandırırız.” Onların bu iyiliklerini karşılık verdiğimiz mükafatlar arasında faydalı ilim de vardır. Bu, Yusuf aleyhisselam’ın ihsan makamına tam anlamıyla ulaştığına, buradan da Allah'ın ona insanlar arasında hüküm verme, pek çok bilgi ve nübüvveti nimetlerini lütfettiğine delildir.
Bu oldukça büyük bir imtihandı ve Yusuf için, kardeşleri ile olan imtihanından ve ona sabretmesinden daha ağırdı. Ecir itibari ile de daha büyüktü. Çünkü bu, böyle bir fiilin yapılması için her türlü sebebin varlığına rağmen kendi iradesi ile tercih ettiği bir sabırdı. Zira o, Allah sevgisini bu fiili işlemekten önde tutmuştu. Kardeşleri ile olan imtihandaki sabrı ise zorunlu bir sabırdı. Tıpkı kulun kendi tercihi olmaksızın başına gelen ve ister istemez sabretmekten başka yapacak bir şey bulunmayan hastalıklar ve hoşlanılmayan olaylar karşısındaki sabır gibi.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Meâlinde “olgunluk çağı” diye tercüme ettiğimiz eşüd kelimesi sözlükte “güç ve kuvvet” anlamına gelir. Âyette kişinin en fazla güçlü olduğu çağı ifade etmek üzere kullanılmıştır. Bu çağın 18, 20, 33, 40. yaşlar olduğuna dair farklı görüşler vardır (Zemahşerî, II, 310; Şevkânî, III, 19).
Hz. Yûsuf’a verilen “hikmet ve ilim”, “sağlıklı muhakeme, yönetme ve yargılama yeteneği”, özellikle “rüyaları yorumlama bilgisi” şeklinde açıklanmıştır. Nitekim Hz. Yûsuf’un, “Ey Rabbim! Bana iktidar verdin ve bana olayların yorumunu da öğrettin” (Yûsuf 12/101) meâlindeki duasında buna işaret vardır.
Bedenî olgunlaşıp, ergenlik yaşına gelince Yusuf'a ilim ve anlayış verdik. İşte Biz, ona verdiğimiz bu karşılıkta olduğu gibi, kulluğunda ihsan sahibi olanları da böyle mükâfatlandırırız.