Önceki ayet· 113:5Sonraki ayet· 114:2

Nâs Suresi 1. Ayet· 114:1

↗ Nâs suresi
Mekki
قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ
De ki: "Sığınırım ben, insanların Rabbine.
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
De ki: "Sığınırım ben, insanların Rabbine.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "İnsanların Rabbine sığınırım!
Süleyman Ateş
De ki: "Sığınırım ben, insanların Rabbine.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
Say, "I seek refuge in the Lord of mankind
Fransızca
Dis: «Je cherche protection auprès du Seigneur des hommes
İspanyolca
Di: "Me refugio en el Señor de los seres humanos
Rusça
Скажи: «Прибегаю к защите Господа людей
Endonezce
Katakanlah, "Aku berlindung kepada Tuhannya manusia
Bengalce
বলুন, আমি আশ্রয় গ্রহণ করিতেছি মানুষের পালনকর্তার
Çince
你说:“我求庇于世人的养主,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- De ki: İnsanların Rabbine sığınıyorum ve O'nun himayesi altına giriyorum.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- De ki:“Sığınırım insanların Rabbine,” 2- “İnsanların melikine,” 3- “İnsanların ilâhına,” 4- “O sinsi vesveseci (şeytanın) şerrinden,” 5- “Ki o, insanların kalplerine vesvese verip durur;” 6- “Hem cinlerden olur, hem de insanlardan.” (Medine’de inmiştir. 6 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah adı ile. 1-6. Bu sûre şeytandan insanların Rabbine, onların mutlak mâliki ve ilâhı olan zâta sığınmayı ihtivâ etmektedir. Şeytan bütün şerlerin aslı ve kaynağıdır. Onun fitnesinin ve şerrinin bir sonucu olarak o, insanların kalplerine vesvese vermekte, kötülüğü güzel göstermekte, kötülüğü gözlerde güzel bir surette canlandırmaktadır. İnsanlarda kötülük yapma arzusu uyandırmakta, buna karşılık hayır işlemekten onları uzaklaştırmakta ve hayrı da onlara gerçek suretinden başka türlü ve çirkin göstermektedir. O daima bu hali ile vesvese verir ve kul Rabbini andığı, onun uzak olması için Allah’tan yardım istediği vakit hemen vesvese vermekten geri çekilip siner. O bakımdan kulun, bütün insanların Rabbi ve ilahı olan Allah’tan yardım istemesi, O’na sığınması ve O’na güvenip dayanması gerekir. Zira bütün yaratıklar Allah’ın rubûbiyeti ve mutlak malikiyetinin kapsamı içerisindedir. Her bir canlının perçemini/idaresini elinde tutan O’dur. Yine O, onları sadece kendini ilah tanımaları için yaratmıştır. Bunun gereğini yerine getirebilmeleri için onları kulluktan alıkoymak isteyen, kulluk ile aralarına girip onlara engel olmaya çalışan, cehennemliklerden olmaları için onları kendi taraftarlarının arasına katmak isteyen düşmanlarının şerrinin onlardna uzaklaştırılması gerekir. Aksi halde Allah’ın uluhiyyetinin gereğini tam anlamı ile yerine getiremezler. Vesvese veren şeytan, cinlerden olabildiği gibi insanlardan da olabilir. Bundan dolayı:“Hem cinlerden olur, hem de insanlardan” diye buyrulmaktadır. *** Başta da sonda da gizli ve açık bütün övgüler, âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Yüce Allah’tan nimetini tamamlamasını ve günahlarımızı bağışlamasını dileriz. Çünkü günahlarımız, bizimle O’nun bereketlerinin birçoğu arasında engel teşkil etmiştir. Pek çok günah ve pek çok nefsi arzu ve istek bizim kalplerimizi O’nun âyetleri üzerinde iyice tefekkür etmekten, onları iyice düşünmekten alıkoymuştur. Bizi nezdindeki hayırlardan, bizdeki kötülükler sebebi ile mahrum etmemesini ümit ederiz. Şüphesiz ki Allah’ın rahmetinden kâfirlerden başkası ümit kesmez. O’nun rahmetinden sapıklardan başkası ümitsiz olmaz. O’nun salat ve selâmı, sonsuza dek ve kesintisiz bir şekilde Rasûlü Muhammed’e, aile halkına ve bütün ashabına olsun. Nimetleri ile salih ve iyi işlerin tamamlanabildiği Yüce Allah’a hamd-u senâlar olsun. *** Allah’ın yardımı ve güzel tevfiki sayesinde Allah’ın Kitabının tefsiri, bu tefsiri derleyen ve yazan “İbn S’adî” diye bilinen “Abdurrahman b. Nâsır b. Abdullah” tarafından tamamlanmış bulunmaktadır. Allah, onu, ana-babasını ve bütün Müslümanları bağışlasın. Tefsirin temize çekilmesi, 7 Şaban 1354 H. Rabbimiz, bizden kabul buyur ve bizi affet! Şüphesiz ki sen çok mağfiret edensin, çok merhametlisin.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah Teâlâ insanları yaratıp maddî ve mânevî nimetleriyle hem bedenen hem de ruhen beslediği, yetiştirdiği, eğittiği için kendi zâtını rab ismiyle anmıştır. Râgıb el-İsfahânî, “mâlik ve hâkim” diye çevirdiğimiz 2. âyetteki melik kelimesini özetle şöyle açıklar: Melik, emir ve yasaklarla insan topluluğunu yöneten kişidir. Bu kelime özellikle akıllı varlıkları yöneten için kullanılır; meselâ “insanların meliki” denir, “eşyanın meliki” denmez (Müfredâtü’l-Kur’ân, “mlk” md.). Yönetilen bütün insanlar olunca kanunlarıyla, buyruk ve yasaklarıyla onların yöneticisi, mâlik ve hâkimi de Allah’tan başkası değildir. “Mâbud” diye çevirdiğimiz ilâhtan maksat da sadece kendisi ibadete lâyık olan Allah’tır (ilâh hakkında bilgi için bk. Kur’an Yolu, Bakara 2/163). Allah Teâlâ bütün mahlûkatın rabbi olduğu halde burada üç âyette de, “insanlar”ın tekrarlanarak vurgulanması, onların mahlûkatın en üstünü ve en şereflisi olduğuna işarettir. Ayrıca dünyada insanları yöneten hükümdarlar, krallar ve bunları tanrı sayıp tapan kavimler geçmişte görülmüştür, bugün de farklı boyut ve tezahürlerde görülebilmektedir. Bu sebeple sûrede insanların rablerinin de, hükümdarlarının da, ilâhlarının da sadece Allah olduğuna ve yalnızca O’na sığınmak, O’na tapmak, O’nun hükümranlığını tanımak gerektiğine dikkat çekilmiştir. “Şeytan” diye çevirdiğimiz vesvâs kelimesi, vesveseden türemiş, aşırılık ifade eden bir sıfat olup “çokça vesvese veren” demektir. Vesvese “şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce” demektir; terim olarak, “zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu” anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de “vesvese vermek” denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır. Nitekim birçok âyette şeytanın insana vesvese verdiği ifade edilmiştir (meselâ bk. A‘râf 7/20; Tâhâ 20/120). Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir (geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli, “Vesvese”, İFAV Ans., IV, 458). Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade etmektedir. Vesvâs kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. “Sinsi” diye tercüme ettiğimiz hannâs kelimesi ise “gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren” anlamında bir sıfattır. Sûrede cin ve insan şerrinden Allah’a sığınmayı isteyen buyruk, bizce belirsiz bir kaynaktan veya içimizden gelen arzu, duygu ve düşünceler karşısında uyanık olmayı, bunları akıl, vicdan ve dinî değerler süzgecinden geçirmeyi de içermektedir. Son âyet-i kerîmeden de anlaşıldığı üzere insanları aldatmaya ve doğru yoldan saptırmaya çalışan iki tür şeytan vardır: Birincisi cin şeytanlarıdır ki bunlar insanların içine vesvese düşürerek onları yanlış yola sürüklemek isterler. Her insanın, kendisini kötülüklere sürüklemeye, kötü işleri onun gözünde güzel göstermeye çalışan bir şeytanı vardır. Nitekim Hz. Peygamber, her insanın kendine ait bir cini (şeytanı) bulunduğunu bildirmiştir (Dârimî, “Rikak”, 25; Müsned, I, 385). Başka bir hadiste de “Şeytan âdemoğlunun kan damarlarında dolaşır” buyurulur (bk. Buhârî, “Ahkâm”, 21). İnsanları doğru yoldan saptıran diğer şeytan ise insan şeytanlarıdır. Bunlar, gerçeklik ve değer ölçülerini kaybetmiş, kendilerini nefsânî haz ve arzuların akıntısına kaptırmış, bu mânada şeytanın esiri olmuş, temiz fıtratını kirletmiş, görünmeyen şeytanlar gibi kötülük ve sapkınlık davetçisi olmuş insanlardır.
Nâs Suresi 1. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- De ki: İnsanların Rabbine sığınıyorum ve O'nun himayesi altına giriyorum.