Önceki ayet· 102:6Sonraki ayet· 102:8

Tekâsür Suresi 7. Ayet· 102:7

↗ Tekâsür suresi
Mekki
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!
Süleyman Ateş
Sonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
Then you will surely see it with the eye of certainty
Fransızca
Puis, vous la verrez certes, avec l'œil de la certitude
İspanyolca
y lo verán con los ojos de la certeza
Rusça
Вы увидите его глазами убежденными
Endonezce
kemudian kamu benar-benar akan melihatnya dengan mata kepala sendiri
Bengalce
অতঃপর তোমরা তা অবশ্যই দেখবে দিব্য প্রত্যয়ে
Çince
然后,你们必亲眼看见它。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Çokluk yarışı, sizi oyaladı, 2- (Ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar. 3- Asla (böyle yapmayın)! Yakında bileceksiniz. 4- Evet; asla (böyle yapmayın)! İleride bileceksiniz. 5- Asla (böyle yapmayın)! Kesin bir bilgi ile bilmiş olsaydınız (böyle yapmazdınız)! 6- Andolsun siz cehennemi göreceksiniz. 7- Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz. 8- Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz. (Mekke’de inmiştir. 8 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yüce Allah, kulları yaratılış sebepleri olan O’na hiçbir ortak koşmaksızın ibadet edip yönelmeyi ve O’nun sevgisini her şeyin önüne geçirmeyi bırakıp başka işlerle uğraşmalarından dolayı azarlamakta ve şöyle buyurmaktadır:“Çokluk yarışı” sözü geçen bu hususlardan “sizi oyaladı...” Burada neyin çokluğu ile yarışıldığının söz konusu edilmemesi, çoklukla yarışan ve bununla böbürlenen kimselerin mal, evlat, yardımcı, asker, hizmetçi, makam vb. gibi yarışıp böbürlendikleri ve herkesin başkasına karşı çokluğu ile övünme kastı taşıdığı ve kendisi ile Allah rızasının gözetilmediği bütün hususları kapsaması içindir. 2. Sizin gafletiniz ve oyalanışınız, bunlarla uğraşmanız sürüp gitti, ta ki “(ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar.” İşte o vakit sizin önünüzdeki perdeler açıldı. Ancak bu her şeye yeniden başlama imkânınızın kalmadığı bir vakit oldu. Yüce Allah’ın:“(Ölüp) de kabirleri boylayıncaya (ziyaret edinceye) kadar” buyruğu şunu da göstermektedir: Berzah, âhiret yurduna oradan geçiş için gidilecek bir yurttur. Yüce Allah, oraya gideceklere ziyaretçi adını vermiş ve onlara “ikamet edecekler, kalacaklar” dememiştir. Bunda da öldükten sonra dirilişe, ebedi olan, fani olmayan bir yurtta amellerin karşılığının verileceğine dair bir delil vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, onları şu buyrukları ile tehdit etmektedir: 3-5. Önünüzde nelerle karşılaşacağınızı, kalbiniz ile kavrayacak şekilde bilmiş olsaydınız, çoklukla yarış ve övünüş, sizleri oyalamaz, aksine salih amel işlemek için ellerinizi çabuk tutardınız. Fakat sizin kesin bilgiye sahip olmayışınız, sizleri şu gördüğünüz hale getirmiştir. 6. “Andolsun siz cehennemi göreceksiniz.” Yani Kıyamet günü gelecek ve Allah’ın kâfirler için hazırlamış olduğu cehennemi göreceksiniz. 7. “Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz.” Yani onu bizzat kendi gözlerinizle göreceksiniz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Günahkârlar ateşi görünce içine düşeceklerin kendileri olacaklarını anlayacaklar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.”(el-Kehf, 18/53) 8. “Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.” Eğer dünya yurdunda gördüğünüz nimetlerin şükrünü yerine getirmiş, Allah’ın onlardaki hakkını eda etmiş ve bu nimetleri O’na isyanlarda kullanmamış iseniz O, onlardan daha üstün ve daha değerli nimetleri size ihsan edecektir. Şâyet bu nimetlerden dolayı gurura kapılmış, aldanmış, şımarmış, onların şükrünü de yerine getirmemişseniz, aksine bunları masiyet işlemek için de yardımcı bir unsur olarak kullanmış iseniz, bundan dolayı da O, sizi cezalandıracaktır. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olanların ateşe arzolunacakları gün: Siz dünya hayatında hoşlandığınız her şeyi bitirdiniz ve onlardan yararlanıp durdunuz. Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fâsıklık etmeniz sebebi ile horluk azabı ile cezalandırılacaksınız (denir onlara)”(el-Ahkâf, 46/20) Tekâsur Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“... gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” diye çevirdiğimiz kısımdaki ayne’l-yakīn tamlaması sözlükte “göz” anlamına gelen ayn ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yakīn kelimelerinden oluşan bir terim olup gözlem yoluyla elde edilen ve doğruluğu apaçık olan bilgiyi ifade eder (bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Ayne’l-yakīn”, DİA, IV, 269). Ayne’l-yakīn ile elde edilen bilginin ilme’l-yakīn ile elde edilenden daha üstün ve kesinlik derecesi daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/18). Yüce Allah dünya hayatında mutlak gerçeği kabul edip de âhiret için hazırlık yapmayan, aksine fâni şeylere aldanıp onlarla başkalarına karşı övünenlerin âhirette cehennem azabıyla cezalandırılacağını yemin ederek haber vermiştir. 6. âyette “Cehennemi mutlaka göreceksiniz” ifadesinin mecazi bir görme şeklinde anlaşılmaması için 7. âyette, “Onu ayne’l-yakīn olarak, gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” buyurulmuş; böylece hem tehdit pekiştirilmiş hem de cehennem olayının büyüklüğü ifade edilmiştir (Ebû Hayyân, VIII, 508). 8. âyet ise Allah’ın verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirmek üzere O’nun yolunda ve emrettiği şekilde değerlendirmeyip de onları başkalarına karşı övünme ve kendini üstün görme – gösterme aracı yapanların bu nimetlerden hesaba çekileceklerini, sonuçta şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını anlatmaktadır.
Tekâsür Suresi 7. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz.