Önceki ayet· 10:95Sonraki ayet· 10:97

Yûnus Suresi 96. Ayet· 10:96

↗ Yûnus suresi
Mekki
إِنَّ ٱلَّذِينَ حَقَّتۡ عَلَيۡهِمۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Üzerlerine Rabbinin (azab) kelimesi hak olanlar inanmazlar.
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Üzerlerine Rabbinin (azab) kelimesi hak olanlar inanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu, aleyhlerinde Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar imana gelmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Aleyhlerine Rabbinin kelimesi hak olanlar iman etmezler;
Süleyman Ateş
Üzerlerine Rabbinin (azab) kelimesi hak olanlar inanmazlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
Indeed, those upon whom the word of your Lord has come into effect will not believe
Fransızca
Ceux contre qui la parole (la menace) de ton Seigneur se réalisera ne croiront pas
İspanyolca
Aquellos sobre los que se ha confirmado la palabra de tu Señor no creerán
Rusça
Воистину, те, о которых подтвердилось Слово Аллаха, не уверуют
Endonezce
Sungguh, orang-orang yang telah dipastikan mendapat ketetapan Tuhanmu, tidaklah akan beriman
Bengalce
যাদের ব্যাপারে তোমার পরওয়ারদেগারের সিদ্ধান্ত নির্ধারিত হয়ে গেছে তারা ঈমান আনবে না।
Çince
被你的主的判词所判决的人,必定不信道。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Küfür üzerinde olmaya ısrar etmeleri sebebiyle Allah Subhânuhu ve Teâlâ'nın küfür üzerine öleceklerine dair hüküm verdiği kimseler; ebediyen iman etmezler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
96-97- Doğrusu üzerlerine Rabbinin sözü hak olmuş bulunanlar, onlara her türlü mucize gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler. 96-97. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Doğrusu üzerlerine Rabbinin sözü hak olmuş bulunanlar” yani cehennem ehlinden, azgın ve sapıklardan olanlar, mutlaka Allah’ın kader ve kazası ile tayin ettiği duruma gelirler ve onlara her türlü mucize gelse bile iman etmezler. Mucizeler onların ancak tuğyanlarını artırır, azgınlıklarına azgınlık katar. Allah bu yolla onlara zulmetmemiştir, ancak onlar hak kendilerine geldiği ilk seferinde hakkı reddetmek sureti ile kendi kendilerine zulmetmişlerdir. Yüce Allah da kalplerine, kulaklarına ve gözlerine mühür vurmakla onları cezalandırmıştır. O bakımdan onlar tehdit olunageldikleri can yakıcı azabı görünceye kadar iman etmezler. İşte o vakit üzerinde bulundukları halin kesinlikle sapıklık olduğunu, peygamberlerin kendilerine getirdiklerinin ise hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir. Fakat bu zamanda iman etmelerinin kendilerine bir faydası olmayacaktır. O zaman zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyeceği gibi mazeret belirtmelerine ve rızalık almaya çalışmalarına da müsaade edilmeyecektir. Ayetler ve mucizeler, ancak kalbi bulunanlara ve hazır bulunup kalpten kulak verene faydalı olur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yüce Allah birçok âyette insanı sınamak için yarattığını ve bu sebeple ona hem iyiyi hem de kötüyü seçme özgürlüğü verdiğini, kendisine tanınan bütün fırsatları ısrarla reddeden ve inkârcılıkta direnenlerin acı bir âkıbete duçar olacaklarını bildirmiştir. İşte burada, bir kısım insanların bu ilâhî kanun gereğince belirtilen kötü sonu hak etmiş olacakları haber verilerek, onların da iman etmesi için olağan üstü çaba gösteren Resûlullah ve müminler teselli edilmekte, bu gibi kimselerin elem veren azabı görmedikçe imana gelmeyecekleri ifade edilmektedir. Başka bazı âyetlerin tefsiri sırasında da belirtildiği üzere, bu ifadenin katı bir kadercilik felsefesine kapı araladığı düşünülmemelidir; zira Allah’ın ezelî ilmiyle bu tür kimseleri bilmesi imtihan düzenini bozan bir husus olmadığı gibi, Allah’ın bilgisi bizim mahiyetini kavrayabileceğimiz bir bilgi de değildir. Aksine buradaki bildirim, ilâhî yasanın işletileceğinden emin olunmasını sağlayan bir vaad anlamı da taşımaktadır.
Yûnus Suresi 96. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Küfür üzerinde olmaya ısrar etmeleri sebebiyle Allah Subhânuhu ve Teâlâ'nın küfür üzerine öleceklerine dair hüküm verdiği kimseler; ebediyen iman etmezler.