Önceki ayet· 10:42Sonraki ayet· 10:44

Yûnus Suresi 43. Ayet· 10:43

↗ Yûnus suresi
Mekki
وَمِنۡهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيۡكَۚ أَفَأَنتَ تَهۡدِي ٱلۡعُمۡيَ وَلَوۡ كَانُواْ لَا يُبۡصِرُونَ
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat sen, körlere, üstelik basiretleri de yoksa hidayet edip yol gösterebilecek misin?
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!
Süleyman Ateşen ayrışan
İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat körleri sen mi yola götüreceksin? Hele sezgileriyle de görmüyorlarsa?
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.7%
İngilizce
And among them are those who look at you. But can you guide the blind although they will not [attempt to] see
Fransızca
Et il en est parmi eux qui te regardent. Est-ce toi qui peux guider les aveugles, même s'ils ne voient pas
İspanyolca
Algunos de ellos te miran, pero, ¿acaso tú puedes hacer ver a quien Dios ha enceguecido
Rusça
Среди них есть и такие, которые смотрят на тебя. Разве ты можешь наставить на прямой путь слепых, если они к тому же не видят
Endonezce
(Dan di antara mereka ada yang melihat kepada engkau.390) Tetapi apakah engkau dapat memberi petunjuk kepada orang yang buta, walaupun mereka tidak memperhatikan
Bengalce
আবার তাদের মধ্যে কেউ কেউ তোমাদের প্রতি দৃষ্টিনিবদ্ধ রাখে; তুমি অন্ধদেরকে কি পথ দেখাবে যদি তারা মোটেও দেখতে না পারে।
Çince
他们中有注视你的,难道你能引导瞎子吗?即使他们没有洞察力。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Müşriklerden bakışları ile basiretsizce sana bakanlar vardır. Gözleri/bakışları kendilerinden alınmış olanlara sen gösterebilir misin? Muhakkak ki sen buna güç yettiremezsin ve aynı şekilde basiretini kaybetmiş olan kimseye de hidayet edemezsin.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
42- Onların içinde sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa, sen nasıl duyuracaksın ki?! 43- Onların içinde sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, üstelik basiretleri de yoksa, sen doğru yolu nasıl gösterebilirsin ki?! 44- Şüphe yok ki Allah, insanlara hiç zulmetmez. Fakat insanlar kendi kendilerine zulmederler. 42. Allah Teala Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i ve onun getirdiklerini yalanlayan bazı kimselerden söz ederek şöyle buyurmaktadır:“Onların içinde sana” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e, vahyi okuduğu vakit doğru yolu bulmak kastı ile değil de seyretmek, yalanlamak, yanlışlıklarını tespit etmeye çalışmak maksadı ile “kulak verenler de vardır.” Bu ise fayda vermeyen bir dinlemedir. Onun, bu şekilde dinleyenlere bir hayrı olmaz. Şüphesiz böylelerine karşı ilahî tevfikin kapıları kapanmıştır ve onlar, dinlemenin faydasını görmekten mahrum kılınmışlardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Fakat sağırlara, üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa, sen nasıl duyuracaksın ki?!” Bu soru, kesinleşmiş nefiy manasındadır. Yani sen, yüksek sesle söylesen bile işitmek istemeyen sağırlara işittiremezsin. Özellikle de böylelerinin aklı yoksa, hiç işittiremezsin. Sözü anlamayan sağır bir kimseye bir sözü işittirmek nasıl imkânsız bir şeyse bu yalanlayan kimselere de senin yararlanmalarını sağlayacak şekilde bir şeyler işittirmen öyle imkânsız bir şeydir. Delilin işitilmesine gelince onlar, Yüce Allah’ın daha ilerisi mümkün olmayan en üstün delilini kendilerine karşı açıkça ortaya konmuş şekilde işitmişlerdir. İşte bu yol, ilim yolları arasında oldukça büyük bir yol olmakla birlikte onlar için kapanmış bulunmaktadır. Bu yol ise hayır ile ilgili işitilen şeylerden yararlanma yoludur. 43. Daha sonra Yüce Allah, onlar için ikinci yol olan görme yolunun da tıkanmış olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Onların içinde sana bakanlar da vardır.” Fakat onların sana bakmalarının kendilerine bir faydası olmaz. Zira senin durumunu inceleyip tetkik etmezler. Sen basiretleri kapalı körleri hidâyet edemediğin gibi bunları da doğru yola iletemezsin. İlme ve gerçekleri bilmeye ulaştıran yollar olan akılları, kulakları ve gözleri işlevini yerine getirmediğine göre artık bunları hangi yol hakka ulaştırabilir ki? Yüce Allah’ın:“Onların içinde sana bakanlar da vardır...” buyruğu şuna delildir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in durumuna, onun yol göstericiliğine, ahlâkına, amellerine ve onun davet ettiği şeylere bakıp bunlar üzerinde düşünmek, doğru söylediğinin ve getirdiklerinin hak olduğunun en büyük delillerinden birisidir ve bu, basiret sahibi kimse için başka herhangi bir delile ihtiyaç bırakmayacak yeterliliktedir. 44. “Şüphe yok ki Allah, insanlara hiç zulmetmez.” Onların günahlarını artırmadığı gibi iyiliklerini de azaltmaz. “Fakat insanlar kendi kendilerine zulmederler.” Hak kendilerine gelmekle birlikte onu kabul etmezler. Yüce Allah bundan sonra kalplerini mühürlemek, kulaklarına ve gözlerine mühür vurmak sureti ile onları cezalandırır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Putperest Araplar’ın bir kısmı Hz. Peygamber’in tebliğini bizzat dinliyor; tutum ve davranışlarını, neler yaptığını, nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu gözleriyle görüyorlardı. Buna rağmen onun tebliğ ettiği vahyi Allah kelâmı olarak kabul etmeyip kendisini yalancılıkla suçlamaları kalplerinin hidayete kapalı olduğuna işaret eder. Onlar, Hz. Peygamber’i dinledikleri halde hakikati kavrama niyeti taşıyıp bu yönde gayret göstermemişler, bu maksatla akıllarını kullanmamışlardır; kezâ basiretli davranarak gördüklerinden ders alıp hidayete yönelmemişlerdir. Şu halde insan için asıl büyük kayıp görme ve işitme duyularından mahrum kalmak değil, akıl ve basiretini kullanmamaktır; nitekim gözleri görmediği veya kulakları işitmediği halde akılları ve basiretleri sayesinde inanç, düşünce ve davranış olarak doğru yolu bulmuş nice insan vardır (Zemahşerî, II, 192). Bazı insanların bizzat kendilerinde iyi niyet, irade ve gayret olmayınca yalnızca Peygamber’in çabası da onların hidayete kavuşmaları için yeterli olmamıştır. Şu halde bu iki âyetten çıkan sonuca göre insanların doğru bilgi ve inanca, güzel ve erdemli yaşayışa ulaşabilmeleri için hem iyi eğitimci, rehberlerden yararlanmaları; hem de kendilerinin iyi niyetle, akıl ve basiretlerini de devreye sokarak gerçeği, iyi olanı kabul edip uygulama iradesine sahip olmaları gerekmektedir. Böylece bu iki âyette doğru kaynaktan edinilen doğru bilgi ve iyi niyet, hakikate ulaşmanın vazgeçilmez şartları olarak ortaya konmaktadır.
Yûnus Suresi 43. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Müşriklerden bakışları ile basiretsizce sana bakanlar vardır. Gözleri/bakışları kendilerinden alınmış olanlara sen gösterebilir misin? Muhakkak ki sen buna güç yettiremezsin ve aynı şekilde basiretini kaybetmiş olan kimseye de hidayet edemezsin.