Sure bir soruyla açılır: biri, ineceği bildirilen azabı sorar. Meâric yükseliş dereceleri ya da yolları anlamına gelir ve sure adını, meleklerin bu derecelere yükselmesinden söz eden ayetten alır. Mekke döneminde inmiş metin 44 ayettir, nüzul sırasına göre 79. sıradadır.
Metin, soruya doğrudan cevap vermek yerine, azabı uzak görenlerle yakın görenler arasındaki mesafeyi işleyerek ilerler. Kıyamet saati yedi ayette geçer ve tasvirlerle somutlanır; göğün erimiş madene, dağların atılmış pamuğa dönmesi bu tasvirin çekirdeğidir. Surenin en özgün bölümü, o gün insan ilişkilerinin çözülüşünü anlatan kısımdır. Dostun dostu sormaması, suçlunun kendini kurtarmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran aileyi ve yeryüzündekilerin tamamını fidye vermek istemesi dört ayete yayılır. Aile bağlarının kopması ve çaresiz yalvarış, surede ayrı birer konu başlığı oluşturacak kadar belirgindir.
Ardından metin insan tabiatına dair kısa bir portre çizer: sıkıntıda feryat eden, iyilikte elini sıkan bir yapı. Bu portrenin hemen arkasından gelen istisna, sureyi bir yakınma metni olmaktan çıkarır; namazında devamlı olanlar bu tanımın dışında tutulur ve metin buradan bir ölçü listesine geçer. Ayetler kısadır, çoğu tek nefeslik bir görüntü taşır; kapanışta kabirlerden telaşla çıkış, gözü düşük ve alçaklık bürümüş yüzlerle tamamlanır.
Meâric suresi 44 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 79).
Bu sayfada Meâric suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.