Kâria, çarpan ve şiddetle vuran anlamına gelir; Kur'an'da kıyamet gününü niteleyen adlardan biri olarak kullanılır ve sure adını ilk ayetindeki bu kelimeden alır. Mekke döneminde inen metin 11 ayetten oluşur ve nüzul sırasında 30. sıradadır.
Sure alışılmadık bir açılış kullanır: kelime önce tek başına söylenir, sonra ne olduğu sorulur, ardından aynı soru bir kez daha yinelenir. Bu üç adımlı giriş, cevabı geciktirerek beklenti kurar. Cevap iki benzetmeyle gelir; insanların dağılmış hâli ile dağların savrulmuş hâli, gündelik hayattan alınmış iki görüntüyle anlatılır.
İkinci bölüm tartıya geçer. Amellerin ağır ya da hafif gelmesi üzerinden iki grup ayrılır ve her biri için tek cümlelik bir sonuç verilir. Burada da aynı soru kalıbı tekrar eder: son durağın ne olduğu sorulur ve kısa bir cevapla kapatılır. Böylece sure, giriş ile kapanışta aynı retorik yapıyı kullanarak simetrik bir çerçeve kurar. Kısa hacmine rağmen metin, kıyametin kopuşu, ona eşlik eden kozmik olaylar, diriliş, terazi ve iki farklı akıbet gibi ahiretle ilgili temel konuları sırayla içerir. Ayetler birkaç kelimeden oluşur, kafiye düzeni boyunca korunur ve bu yoğunluk metne çarpıcı bir hız kazandırır. Nüzul sırasındaki erken konumu, kıyamet tasvirinin Kur'an'ın ilk bölümlerinden itibaren yerleşik bir tema olduğunu gösterir.
Kâria suresi 11 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 30).
Bu sayfada Kâria suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.