Haftanın toplanma gününe adını veren kavram bu surenin de adıdır: Cuma. Medine döneminde inen sure yalnızca 11 ayettir ve nüzul sıralamasında 110. sırada, yani geç bir noktada yer alır.
Kısalığına rağmen sure üç ayrı bölüme ayrılabilir. İlk bölüm, göklerde ve yerde bulunan her şeyin Allah'ı tesbih ettiğini belirterek açılır ve okuma yazma bilmeyen bir topluluk arasından çıkarılan, onlara ayetleri okuyan, onları arındıran ve kitapla hikmeti öğreten bir elçiden söz eder. Elçilik görevinin bu dört fiil hâlinde tarif edilmesi, surenin peygamberlik başlığını taşıyan çekirdeğidir. İkinci bölüm, kendilerine kitap verildiği hâlde gereğini yerine getirmeyenlerin durumunu ele alır ve sırtına kitap yüklenmiş bir hayvan benzetmesiyle bunu somutlaştırır; ardından ölümün kaçınılmazlığı üzerinden bir muhasebe gelir. Nimet, Ehl-i Kitap, zulüm ve ölüm başlıklarının aynı kısa metinde yan yana durması bu geçişten kaynaklanır.
Üçüncü bölüm günlük hayata iner: toplanma günü namaz için çağrı yapıldığında alışverişin bırakılıp anmaya yönelinmesinden, namaz bittikten sonra yeryüzüne dağılıp rızık aranmasından söz edilir. Bir kazanç ya da eğlence göründüğünde dağılıveren topluluğun hâli ise metnin sonunda anılır. Böylece sure, kozmik bir tesbih tablosuyla başlayıp somut bir toplumsal sahneyle kapanır; ayetleri uzunca, üslubu ise doğrudan ve düzenleyicidir.
Cuma suresi 11 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 110).
Bu sayfada Cuma suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.