İnancı sebebiyle baskıya uğrayanların durumu, yirmi iki ayetlik Bürûc suresinin çekirdeğinde durur. Mekkî sure nüzul sıralamasında yirmi yedinci sıradadır, erken dönem metinlerinin kısa ve vurgulu ayet yapısını taşır ve adını, burçlara sahip gök üzerine edilen yeminle açılmasından alır; bürûc gökteki burçlar demektir.
Yeminlerin ardından tek bir olay anlatılır: tutuşturulmuş bir ateş hendeği ve başına oturup içindekilere yapılanları seyredenler. Metin, bu insanların yalnızca aziz ve övgüye layık olan Allah'a inandıkları için hedef alındığını belirtir; başka hiçbir gerekçe verilmez. Böylece iman imtihanı surede soyut bir başlık olarak değil, tek bir sahne üzerinden anlatılan somut bir durum olarak yer alır. Ardından gelen ayet, inanan erkek ve kadınlara işkence edip tevbe etmeyenlerin karşılaşacağı sonucu, hemen sonrasında ise inanıp iyi işler yapanlara ırmakların aktığı bahçeleri bildirir.
Surenin ikinci yarısı bakışı olaydan yukarıya çevirir. Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah'a ait olduğu, O'nun her şeye tanık bulunduğu, yaratmayı başlatıp tekrar edenin O olduğu ve dilediğini mutlaka yaptığı sıralanır; bağışlayan ve seven vasıfları ile amansız bir yakalamadan söz eden ayet aynı bölümde yan yana durur. Firavun ile Semûd'un anılması, zulmün ve yalanlamanın tekrar eden bir örüntü olduğunu gösterir. Sure, Kur'an'ın korunmuş bir levhada bulunduğunu bildiren iki ayetle kapanır; bu kapanış, baştaki hendek sahnesinde ateşin sildiği sanılan şeyin aslında kayıtlı kaldığı düşüncesiyle örtüşür.
Bürûc suresi 22 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 27).
Bu sayfada Bürûc suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.