Geceleyin gelip çarpan, karanlığı delip geçen yıldız anlamındaki Târık, bu on yedi ayetlik sureye adını verir. Mekke döneminde inen sure, nüzul sıralamasında 36. sıradadır ve iki bölümlü, sıkı bir yapı gösterir.
Her iki bölüm de yeminle açılır. İlkinde göğe ve o parlak yıldıza yemin edilir; hemen ardından her canın üzerinde bir gözetici bulunduğu bildirilir. Ardından insana kendi yaratılışına bakması yöneltilir: atılan bir sudan yaratıldığı ve bu suyun çıktığı yer anılır. Yaratmaya gücü yetenin onu geri döndürmeye de gücünün yeteceği sonucu buradan çıkarılır. Böylece kozmik işaret, insan bedeninin oluşumu ve diriliş tek bir muhakeme zinciri hâlinde birleşir. Bölüm, gizli olanların ortaya döküleceği ve kimsenin ne gücünün ne de yardımcısının kalacağı bir günün anılmasıyla biter.
İkinci bölüm yeni bir yeminle başlar: dönüşlü göğe ve bitkilerin çıkması için yarılan yere. Bunun ardından Kur'an'ın kesin bir söz olduğu, eğlence olsun diye söylenmiş bir şey olmadığı belirtilir. Kapanışta, karşı tarafın bir düzen kurmakta olduğu ve buna karşılık verileceği söylenir; inkâr edenlere biraz süre tanınmasıyla metin sona erer. Sure boyunca ayetler çok kısa, çoğu birkaç kelimeden ibaret ve güçlü bir kafiye taşıyor; yemin, gözlem ve sonuç sırası hiç bozulmadan işliyor.
Târık suresi 17 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 36).
Bu sayfada Târık suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.