On beş ayetten oluşan bu kısa Mekkî sure adını ilk ayetteki güneş yeminden alır ve nüzul sıralamasında yirmi altıncı sıradadır. Yapısı eşit olmayan iki parçadan kuruludur: uzunca bir yemin dizisi ve onu izleyen tek bir kıssa.
İlk bölümdeki yeminler ikişer ikişer eşleşen unsurlar üzerine kuruludur ve giderek daralan bir çerçeve çizer. Önce güneş ve onun ışığı, sonra ardından gelen ay, ardından gündüz ve onu bürüyen gece anılır; sonra gök ile onu yapan, yer ile onu yayan gelir; en sonunda insanın kendisine, onu şekillendirene ve ona iyilik ile kötülük ayırt etme kabiliyetini verene yemin edilir. Kozmik ölçekten insanın iç dünyasına inen bu sıralama, surenin asıl konusunu hazırlar: kendini arıtan ile kendini fenalıklara gömen arasındaki ayrım iki kısa ayette karşılıklı konulur.
İkinci bölüm aynı ayrımı bir topluluk üzerinden gösterir. Semûd'un azgınlığı yüzünden yalanladığı, aralarından en ileri gidenin ayaklandığı, kendilerine deveye ve onun su hakkına dokunmamaları söylendiği hâlde deveyi boğazladıkları ve bunun ardından gelen sonucun her şeyi yerle bir ettiği aktarılır. Böylece nefsin arındırılmasına ya da bozulmasına dair genel ifade, tarihe ait somut bir örnekle tamamlanır. Metnin dokusu boyunca ayetler kısa, aynı sesle biten ve ezberde kolay tutulan bir ölçüyü korur; bu ritim surenin erken nüzul sırasıyla da uyumludur.
Şems suresi 15 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 26).
Bu sayfada Şems suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.