Önceki ayet· 8:69Sonraki ayet· 8:71

Enfâl Suresi 70. Ayet· 8:70

↗ Enfâl suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ قُل لِّمَن فِيٓ أَيۡدِيكُم مِّنَ ٱلۡأَسۡرَىٰٓ إِن يَعۡلَمِ ٱللَّهُ فِي قُلُوبِكُمۡ خَيۡرٗا يُؤۡتِكُمۡ خَيۡرٗا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalblerinizde bir hayır bulursa, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ey Peygamber! Elinizde esir olarak bulunanlara de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha değerlisini verir ve sizi affeder. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir."
Süleyman Ateş
Ey peygamber, ellerinizde bulunan esirlere söyle: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınan(fidye)den daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.5%
İngilizce
O Prophet, say to whoever is in your hands of the captives, "If Allah knows [any] good in your hearts, He will give you [something] better than what was taken from you, and He will forgive you; and Allah is Forgiving and Merciful
Fransızca
O Prophète, dis aux captifs qui sont entre vos mains: «Si Allah sait qu'il y a quelque bien dans vos cœurs, Il vous donnera mieux que ce qui vous a été pris et vous pardonnera. Allah est Pardonneur et Miséricordieux
İspanyolca
¡Oh, Profeta! Diles a los prisioneros que hayan capturado: "Si Dios encuentra en sus corazones algo de bien, les concederá algo mejor que los bienes que se les han quitado y los perdonará. Dios es Absolvedor, Misericordioso
Rusça
О Пророк! Скажи пленникам, которые находятся в ваших руках: «Если Аллаху известно, что в ваших сердцах есть добро, то Он дарует вам нечто лучшее, чем отобранное у вас, и простит вас. Воистину, Аллах - Прощающий, Милосердный
Endonezce
Wahai Nabi (Muhammad)! Katakanlah kepada para tawanan perang yang ada di tanganmu, "Jika Allah mengetahui ada kebaikan di dalam hatimu, niscaya Dia akan memberikan yang lebih baik dari apa yang telah diambil darimu dan Dia akan mengampuni kamu." Allah Maha Pengampun, Maha Penyayang
Bengalce
হে নবী, তাদেরকে বলে দাও, যারা তোমার হাতে বন্দী হয়ে আছে যে, আল্লাহ যদি তোমাদের অন্তরে কোন রকম মঙ্গলচিন্তা রয়েছে বলে জানেন, তবে তোমাদেরকে তার চেয়ে বহুগুণ বেশী দান করবেন যা তোমাদের কাছ থেকে বিনিময়ে নেয়া হয়েছে। তাছাড়া তোমাদেরকে তিনি ক্ষমা করে দিবেন। বস্তুতঃ আল্লাহ ক্ষমাশীল, করুণাময়।
Çince
先知啊!你对你们手中的俘虏说:“如果安拉知道你们心中有善意,那么,他要把比你们所纳的赎金更好的东西赏赐你们,而且要饶恕你们。安拉是至赦的,是至慈的。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Peygamber! Bedir günü esir aldığınız elinizde tuttuğunuz esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu ve niyetlerinizin iyi olduğunu bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, kullarından tövbe edenleri çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah'ın bu vaadi, Müslüman olanlardan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Abbas ve diğer kimseler için gerçekleşmiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
70- Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: “Eğer Allah’ın ilmine göre kalplerinizde bir hayır varsa O, size sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Ğafurdur, Rahimdir. 71- Eğer sana hainlik etmek isterlerse (unutmasınlar ki) onlar daha önce Allah’a hainlik etmişlerdi de O da onlara karşı sana güç ve imkân vermişti. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir. 70. Bu âyet-i kerime Bedir günü alınan esirler hakkında inmiştir. Bu esirler arasında Allah Rasûlü’nün amcası Abbas da vardı. Ondan fidye vermesi istenince Abbas, daha önce müslüman olduğunu iddia etti. Ancak Müslümanlar, onun fidye ödeme yükümlülüğünü kaldırmadılar. İşte Yüce Allah hem onun, hem de onun durumuna benzer bir halde olanların gönüllerini hoş etmek üzere şu buyrukları indirdi:“Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah’ın ilmine göre kalplerinizde bir hayır varsa, O, size sizden alınan” maldan “daha hayırlısını verir.” Kendi lütuf ve ihsanından sizin için sizden alınanlardan çok daha hayırlı olan şeyleri elde etmeyi kolaylaştırır. “ve sizi bağışlar.” Günahlarınızı affederek cennete koyar. “Allah Ğafurdur, Rahimdir.” Yüce Allah Abbas’a da başkalarına da verdiği bu vaadini gerçekleştirmiştir. Nitekim Abbas’ın çokça malı olmuştur. Hatta bir seferinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e çok miktarda mal geldiği sırada Abbas onun yanına gelmiş, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de ona bu maldan taşıyabildiği kadarını elbisesine koyup almasını emretmişti. O da o maldan zar zor taşıyabildiği kadarını almıştı.[19] 71. “Eğer” sana karşı savaşmak ve seninle mücadele etmek suretiyle “sana hainlik etmek isterlerse (unutmasınlar ki) onlar daha önce Allah’a hainlik etmişlerdi de O da onlara karşı sana güç ve imkân vermişti.” Bu yüzden onlar sana hainlik etmekten sakınmalıdırlar. Çünkü Yüce Allah’ın gücü onlara yeter ve onlar Allah’ın hakimiyeti altındadırlar. “Allah” her şeyi “çok iyi bilendir”; her şeyi yerli yerince koyan “hikmet sahibidir.” İlim ve hikmetinin bir tecellisi olarak da O, sizlere bu üstün ve güzel hükümleri teşrî’ buyurmuş ve eğer esirler herhangi bir hainlikte bulunmak isteyecek olurlarsa onların kötülüklerine karşı size yeterli gelmeyi taahhüt etmiştir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Peygamberimizin amcası Abbas gibi bir kısım esirler gizlice müslüman olmuşlardı, bir kısmının İslâm’a meyli vardı. Bazıları savaşa razı değildi, ar veya zor belâsı gelmişlerdi, bazıları da amansız İslâm düşmanıydılar, söz verseler bile buna sadık kalmayacak, ilk fırsatta yine müslümanlara karşı hareket edeceklerdi. Bağlı olarak Medine’ye getirilen, içlerinde Hz. Peygamber’in, sabaha kadar iniltisini duyduğu için uyuyamadığı amcasının da bulunduğu esirler perişandı. İç dünyaları bakımından hepsi aynı muameleyi hak etmiyordu; dışa vuran halleri, savaşçı konumları bakımındansa hepsine eşit davranmak gerekiyordu. Fidye karşılığı salınmalarına karar verilince Resûlullah, amcası Abbas’a kendisinin ve bazı yakınlarının fidyelerini vermesini teklif etti. Amcası bu kadar meblağa gücünün yetmeyeceğini, verirse yoksul, dilenci durumuna düşeceğini ileri sürünce ona yakında başka servetlere kavuşacağı müjdesini verdi ve âyetin “sizden alınandan daha iyisini size verir ve sizi bağışlar” şeklinde çevrilen kısmını okudu. Hz. Abbas müslüman olduktan sonra bu olaya atıf yaparak “Allah bana maddî olarak, ödediğim fidyeden daha fazlasını lutfetti; ikinci vaadi günahlarımı bağışlamaktı, onu da umuyorum” demiştir (İbn Kesîr, IV, 35-36; Zemahşerî, II, 186). Bu yoruma göre Allah’ın vereceği daha hayırlı karşılık mal ve bağışlama olmaktadır. Bu karşılığı iman olarak anlayan müfessirler de vardır. Gizli iman taşıyanlar bakımından Allah’ın vereceğini, dünyada mal, âhirette oraya uygun ödül olarak anlamak da mümkündür.
Enfâl Suresi 70. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Peygamber! Bedir günü esir aldığınız elinizde tuttuğunuz esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu ve niyetlerinizin iyi olduğunu bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, kullarından tövbe edenleri çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah'ın bu vaadi, Müslüman olanlardan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Abbas ve diğer kimseler için gerçekleşmiştir.