Önceki ayet· 77:5Sonraki ayet· 77:7

Mürselât Suresi 6. Ayet· 77:6

↗ Mürselât suresi
Mekki
عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا
Özür yahut uyarmak için.
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Özür yahut uyarmak için.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,
Yaşar Nuri Öztürk
Özür yahut uyarı için,
Süleyman Ateş
Özür yahut uyarmak için.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
As justification or warning
Fransızca
en guise d'excuse ou d'avertissement
İspanyolca
como aclaración o advertencia [para el Día del Juicio]
Rusça
для оправдания или предостережения
Endonezce
untuk menolak alasan-alasan atau memberi peringatan
Bengalce
ওযর-আপত্তির অবকাশ না রাখার জন্যে অথবা সতর্ক করার জন্যে।
Çince
誓以示原谅或警告者,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’tan insanlara bir ikaz olarak veya Allah’ın azabına karşı insanları korkutmak için vahiyle inerler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Andolsun iyilikle gönderilenlere, 2- Şiddetlice esenlere; 3- İyice yayanlara, 4- Tam anlamı ile ayırt edenlere; 5, 6- Gerek mazeret kapısını kapatmak gerekse de uyarmak üzere zikri getirip bırakanlara ki, 7- Tehdit olunduğunuz şey elbette gerçekleşecektir. 8- Yıldızlar söndürüldüğü zaman, 9- Gök yarıldığı zaman, 10- Dağlar parçalanıp savrulduğu zaman, 11- Peygamberlerin (ümmetlerine şahitlik etme) vakti geldiği zaman (kıyamet kopmuş olacaktır.) 12- Peki, onlar hangi güne ertelendiler? 13- Hüküm/ayrım gününe! 14- Hüküm/ayrım gününün ne olduğunu nereden bilebilirsin ki? 15- O gün yalanlayanların vay haline! (Mekke’de inmiştir. 50 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişin ve amellerin karşılıklarının verileceğinin gerçekleşeceğini bildirmek üzere birtakım hususlara yemin etmektedir:“Andolsun iyilikle gönderilenlere” Bunlar, Yüce Allah’ın gerek kaderin ve âlemin işlerinin idare edilmesi için, gerekse de dini hususlar ve peygamberlere vahyi getirmek için gönderegeldiği meleklerdir. Âyet-i kerimedeki “عُرۡفٗا / iylikle” ifadesi, bu gönderilenlerin halini anlatmaktadır. Yani melekler, iyilik, hikmet ve maslahat ile gönderilirler. Çirkin ve boş işlerle gönderilmezler. 2. “Şiddetlice esenlere” bunlar da aynı şekilde Yüce Allah’ın gönderdiği meleklerdir. Allah, onları verdiği emirleri çabucak yerine getirmekle ve emirlerini uygulamakta şiddetlice esen rüzgar gibi hareket etmekle nitelendirmektedir. "Şiddetlice esenler”den kasıt, hızla ve şiddetlice esen rüzgârlar da olabilir. 3. “İyice yayanlara” bununla yaymakla görevli olduğu hususları yayan melekler kastedilmiş olabileceği gibi Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile yeryüzünü canlandırdığı, ona ölümünden sonra hayat verdiği bulutları kastetmiş olma ihtimali de vardır. [4. “Tam anlamı ile ayırt edenlere”, Bunlar da Allah katından hak ile batılı ve helal ile haramı birbirinden ayırt edecek şeyler indiren meleklerdir.] 5-6. “Gerek mazeret kapısını kapatmak gerekse de uyarmak üzere zikri getirip bırakanlara;” bunlar da en şerefli emirleri getirip bırakan meleklerdir. Buradaki zikir, Yüce Allah’ın kendisi ile kullarına rahmet buyurduğu, onunla menfaat ve maslahatlarını kendilerine hatırlattığı zikirdir/vahiydir ki melekler bunu peygamberlere getirip bırakırlar. Onun gönderilişi de insanlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakmamak yahut bir uyarı olmak içindir. Onunla insanlar ileride kendilerini bekleyen tehlike ve korkulu şeylere karşı uyarılmakta ve onlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakılmamaktadır. Buna bağlı olarak onların da Allah’a karşı ileri sürecekleri bir delilleri kalmamaktadır. 7. “Tehdit olunduğunuz şey” öldükten sonra diriliş ve amellerin karşılıklarının görülmesi, “elbette gerçekleşecektir.” Onun gerçekleşmesi kaçınılmazdır, bunda herhangi bir şüphe ve tereddüt yoktur. 8-14. Diriliş ve hesap günü gerçekleşeceğinde kâinatta öyle korkunç ve dehşetli değişiklikler meydana gelecektir ki, bunlar kalpleri dehşete düşürecek ve onları pek çok ağır sıkıntılarla karşı karşıya bırakacaktır. Yıldızlar söndürülecek, etrafa savrulup dağılacak, yerlerinden oynayacaklardır. Dağlar da savrularak toz duman olacaktır. Dağlar ve yeryüzü, herhangi bir çukurun ya da tümseğin görülmediği dümdüz bir arazi haline gelecektir. İşte peygamberler için belirli vaktin tayin edildiği gün de budur. Peygamberlerle ümmetleri aralarında hüküm vermek için bugüne ertelenmişlerdir. Bundan dolayı:“Peki, onlar hangi güne ertelendiler?” buyrulmaktadır. Buradaki soru bugünün büyüklüğünü, ağırlığını ve dehşetini dile getirmek içindir. Daha sonra bu soruya:“Hüküm/ayrım gününe!” diye cevap verilmektedir. Yani o, hem insanlar arasında birbirleri ile ilgili olarak hem de herbirisinin ayrı ayrı hesabının görülüp hükme bağlanacağı gündür. 15. Daha sonra Yüce Allah, bu günü yalanlayanları tehdit ederek:“O gün yalanlayanların vay haline!” buyurmaktadır. Yani onlar, o günde geçmişlerine ne kadar çok pişman olup yanacaklar, ne kadar çetin azap görecekler ve ne kadar kötü bir âkıbet ile karşılaşacaklardır! Yüce Allah, onlara haber verdiği ve bu hususta onlara yemin de ettiği halde onlar onu tasdik etmediler. İşte bundan dolayı en ileri derecede cezayı hak ettiler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İlk üç âyette üzerlerine yemin edilerek muhatapların dikkatleri çekilen şeyler bazı tefsircilere göre rüzgâr, fırtına, bulut gibi tabiat olaylarıdır (bk. Zâriyât 51/1-4). Diğer tefsircilere göre ise daha sonraki üç âyette olduğu gibi bunlarla da Cebrâil, melekler, vahiy ve kitap kastedilmiştir. Melekler vahyi getirirken rüzgârlar gibi esmişler, yeryüzünde Allah’ın dinini yaymışlar, getirdikleri vahiy sayesinde inkârcılık ve cehalet yüzünden ölü hale gelen ruhlar dirilmiş, hak ile bâtıl birbirinden ayrılmış, insanların tövbe edip arınmaları sağlanmıştır (Zemahşerî, IV, 202; bilgi için bk. Râzî, XXX, 264-268; İbn Âşûr, XXIX, 419-423; Ateş, X, 264-266).
Mürselât Suresi 6. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’tan insanlara bir ikaz olarak veya Allah’ın azabına karşı insanları korkutmak için vahiyle inerler.