35- Bu, onların konuşamayacakları gündür. 36- Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. 37- O gün yalanlayanların vay haline! 38- İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de topladık. 39- Eğer (azaptan kurtulmak için) bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa haydi durmayın kurun. 40- O gün yalanlayanların vay haline!
35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır. 36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57)
38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.” 39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!”(er-Rahmân, 55/33) İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Ayırım günü”nden maksat hakkın bâtıldan, haklının haksızdan, inananın inkâr edenden ayırt edileceği yargı günüdür. Allah o gün gerek Kur’an’ın hitap ettiği topluluğu ve sonraki nesilleri, gerekse Kur’an’ın inmesinden önce gelip geçmiş bütün insanları mahşerde toplayıp aralarında hükmünü verecektir (krş. Vâkıa 56/49-50). Bir yoruma göre “siz ve sizden öncekiler” ifadesiyle bilhassa Hz. Peygamber’in muhatapları olan Arap müşrikleriyle önceki dönemlerin inkârcıları kastedilmiştir. Âyetin özellikle tehdit ve uyarı amacı taşıdığı dikkate alındığında bu yorum daha isabetli görülebilir. Nitekim 39. âyet de bu yorumu desteklemektedir. Burada inkârcılara, “Bir planınız varsa haydi bana karşı uygulayın planınızı!” denilerek hak ettikleri cezadan kurtulma hususunda bir çareleri varsa onu kullanmaları istenir. Ancak bu istek, gerçekten onların bir çare bulmaları için değil, içine düşecekleri çaresizliği ortaya koymak içindir.