Önceki ayet· 77:28Sonraki ayet· 77:30

Mürselât Suresi 29. Ayet· 77:29

↗ Mürselât suresi
Mekki
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin
Meal ihtilafı: 9% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!
Süleyman Ateş
Haydi yalanladığınız(azab)a gidin!
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.0%
İngilizce
[They will be told], "Proceed to that which you used to deny
Fransızca
Allez vers ce que vous traitiez alors de mensonge
İspanyolca
[Se les dirá:] Diríjanse a lo que desmentían [el Infierno]
Rusça
Ступайте к тому, что вы считали ложью
Endonezce
(Akan dikatakan), "Pergilah kamu guna mendapatkan apa (azab) yang dahulu kamu dustakan
Bengalce
চল তোমরা তারই দিকে, যাকে তোমরা মিথ্যা বলতে।
Çince
“你们去享受你们否认的刑罚吧!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Peygamberlerinin getirmiş olduklarını yalanlayanlara şöyle denir: "-Ey yalanlayanlar!- Yalanlayıp durduğunuz azaba girin bakalım!''
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline! 29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
O gün hesaplar görülüp herkesin gideceği yer belli olduktan sonra görevliler inkârcılara, dünyada yalan saymış oldukları cehenneme doğru yürümeleri için âyetlerde geçtiği gibi hitap edeceklerdir. Müfessirler “üç parçalı gölge”den maksadın cehennem yakıtlarının çıkardığı, üçe ayrılmış yoğun duman olduğunu söylemişlerdir (Taberî, XXIX, 146). Âyetlerde cehennemin fırlattığı kıvılcımların benzetildiği “kasr” kelimesinin farklı anlamları bulunmakla birlikte (bk. Râzî, XXX, 277; Şevkânî, V, 415-416) bunlar içinde cehennem tasvirine en uygun olanı “hurma kütüğü” olduğu için meâlde bu anlam tercih edilmiştir. Kıraat farkları dikkate alınarak 32 ve 33. âyetlere şöyle de mâna verilmiştir: “Cehennem, kütükler gibi kocaman kıvılcımlar fırlatır. Her bir kıvılcım birer sarı (kızgın) deve gibidir” (Şevkânî, V, 416).
Mürselât Suresi 29. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Peygamberlerinin getirmiş olduklarını yalanlayanlara şöyle denir: "-Ey yalanlayanlar!- Yalanlayıp durduğunuz azaba girin bakalım!''