Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar.
Süleyman Ateş
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.8%
İngilizce
And those whose scales are light - they are the ones who will lose themselves for what injustice they were doing toward Our verses
Fransızca
Et quant à celui dont les bonnes actions pèseront léger... voilà ceux qui auront causé la perte de leurs âmes parce qu'ils étaient injustes envers Nos enseignements
İspanyolca
Pero aquellos cuyas [buenas] obras sean las livianas serán los perdedores, porque fueron injustos con Mis signos
Rusça
Те же, чья чаша Весов окажется легче, потеряют самих себя, поскольку они были несправедливы к Нашим знамениям
Endonezce
dan barang siapa ringan timbangan (kebaikan)nya, maka mereka itulah orang yang telah merugikan dirinya sendiri, karena mereka mengingkari ayat-ayat Kami
Bengalce
এবং যাদের পাল্লা হাল্কা হবে, তারাই এমন হবে, যারা নিজেদের ক্ষতি করেছে। কেননা, তারা আমার আয়াত সমূহ অস্বীকার করতো।
Tartılma esnasında kimin de kötülük kefesi iyilikler kefesine ağır basarsa, işte onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri sebebiyle nefislerini kıyamet günü helak yollarına sokarak kendilerini hüsrana uğratmış olanlardır.
8- O gün tartı haktır. Artık kimlerin tartıları ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 9- Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar âyetlerimize zulmettikleri için kendilerini zarara uğratmış olanlardır.
8. “O gün tartı haktır.” Yani Kıyamet gününde tartı adaletle, hiçbir şekilde haksızlık ve zulüm söz konusu olmayacak şekilde yapılacaktır. “Artık kimlerin tartıları” iyiliklerinin bulunduğu kefe, kötülüklerinin bulunduğu tarafa “ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Yani hoşlanmayacakları şeylerden kurtulup sevdiklerini elde ederek pek büyük bir kâr ve sürekli bir mutluluğu kazanmış olacaklardır.
9. “Kimin de tartıları hafif gelirse” yani kötülüklerinin ağır basması dolayısıyla hüküm kötülüklerine göre verilecek olursa “işte onlar âyetlerimize zulmettikleri” ve gerektiği gibi onlara riâyet etmedikleri “için, kendilerini zarara uğratmış olanlardır.” Çünkü ebedi nimeti elden kaçırmış ve can yakıcı azaba mahkum olmuşlardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Adaletin tahakkuku bakımından sorgulamanın maksadı cezalandırma veya ödüllendirme olup bu da amellerin nicelik ve niteliğine göre değişir. Bu nicelik ve niteliğin tesbiti de bir ölçüyü, tartıyı gerektirir. Âyette bu ölçü-tartı vezin kelimesiyle ifade buyurulmuştur. “O gün ölçü-tartı haktır” ifadesindeki hak kelimesi “adalet” veya “eşitlik” mânasına kullanılmıştır (İbn Âşûr, VIII/2, s. 30). Buna göre âhiret mahkemesinde ameller adaletli bir şekilde değerlendirilecek, karşılık verilirken asla haksızlık edilmeyecektir; yahut herkesin yaptıklarının karşılığı denk bir şekilde ödenecek; iyiliklerin karşılığı fazlasıyla verilecek (bilgi için bk. En‘âm 6/160), kötülüklerin karşılığı ise denk cezalar şeklinde olacaktır. Şu kadar var ki tövbe, şefaat vb. sebeplerle yahut sırf Allah’ın rahmetinin bir nişanesi olarak müminlerin bazı günahlarının affedilmesi ya da bazı sevaplarının arttırılması mümkün olacaktır. Zira bunda adalete aykırı bir durum yoktur. Her hâlükârda “tartıları ağır gelenler” yani iyilikleri daha çok olanlar kurtuluşa erecektir.
Bazı müfessirlere göre burada tartılacağı bildirilen şeyler, somutlaştırılarak tartılabilir nesneler haline getirilecek olan ameller; bazılarına göre de “amel defterleri”dir. Yine buradaki tartı ve ölçünün hakiki anlamda terazi ile tartma anlamına geldiği veya bunun bir mecaz olduğu şeklinde değişik yorumlar vardır. Bu ölçü ve tartının nasıl ve ne ile olacağını Allah bilir. Biz insanlar için önemli olan, kendi niyet ve irademizin sonuçları durumundaki inanç, düşünce, duygu, söz ve davranışlarımızın Allah tarafından tesbit edildiği, bilindiği, vakti gelince de tek tek sayılarak önümüze konacağı, bunlardan sorguya çekileceğimiz ve tamamen adaletli bir yargılanma neticesinde bu amellerimizin nicelik ve niteliğine göre ya mükâfat veya ceza şeklinde bir sonuçla karşılaşacağımızdır.
Tartılma esnasında kimin de kötülük kefesi iyilikler kefesine ağır basarsa, işte onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri sebebiyle nefislerini kıyamet günü helak yollarına sokarak kendilerini hüsrana uğratmış olanlardır.