Bunun üzerine Lut'u ve taraftarlarını kurtardık; yalnız karısı, geride kalıp helake uğrayanlardan oldu
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Bunun üzerine Lut'u ve taraftarlarını kurtardık; yalnız karısı, geride kalıp helake uğrayanlardan oldu
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı(nı kurtarmadık) çünkü o, geride kalanlardan oldu.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Biz de onu ve ailesini kurtardık. Karısı müstesna. O, geriye kalıp yere geçenlerden oldu.
Süleyman Ateş
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı geride kalanlardan oldu.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
So We saved him and his family, except for his wife; she was of those who remained [with the evildoers]
Fransızca
Or, Nous l'avons sauvé, lui et sa famille, sauf sa femme qui fut parmi les exterminés
İspanyolca
Lo salvé junto a su familia, excepto a su esposa, que se quedó atrás [y no salió de la ciudad]
Rusça
Мы спасли его и его семью, кроме жены, которая оказалась в числе оставшихся позади
Endonezce
Kemudian Kami selamatkan dia dan pengikutnya, kecuali istrinya. Dia (istrinya) termasuk orang-orang yang tertinggal
Bengalce
অতঃপর আমি তাকে ও তাঁর পরিবার পরিজনকে বাঁচিয়ে দিলাম, কিন্তু তার স্ত্রী। সে তাদের মধ্যেই রয়ে গেল, যারা রয়ে গিয়েছিল। আমি তাদের উপর প্রস্তর বৃষ্টি বর্ষণ করলাম।
Biz de onlara, gece azabın meydana geleceği beldeden çıkmalarını emrederek onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısı, kavmiyle beraber kalanlar arasındaydı ve ona da geride kalanlara isabet eden azap isabet etti.
80- Lût’u da (kendi kavmine göndermiştik). Hani o kavmine:“Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?” demişti. 81- “Zira siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz çok ileri giden bir kavimsiniz.” 82- Kavminin cevabı yalnızca:“Çıkarın onları ülkenizden, çünkü onlar fazla temiz kalmak isteyen insanlarmış!” demek oldu. 83- Bunun üzerine Biz de hem onu hem de ailesini kurtardık. Ancak karısı hariç; o, geride kal(ıp da helâke uğray)anlardan oldu. 84- Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Günahkârların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
80. Yani sen kulumuz “Lût’u da” an. Biz onu kavmine göndermiştik. O da onlara yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emredip kendilerinden önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği hayasızlığı yasaklıyor idi. “Hani o kavmine: Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı” büyüklük ve çirkinliği itibari ile hayasızlığın her türünü geride bırakacak seviyeye ulaşmış bir “hayasızlığı mı yapıyorsunuz? demişti.” Bunun hayasız bir iş olması, başlıbaşına bir çirkinliktir. Bu işi ilk olarak onların yapmaya başlamaları ve kendilerinden sonra gelenlerin önünde böyle bir yol açmış olmaları da ayrı bir çirkinliktir.
81. Daha sonra bu hayasızlığın mahiyetini şöyle açıklamaktadır:“Zira siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz.” Yani Allah Teala’nın sizler için yaratmış olduğu kadınları nasıl bırakırsınız da erkeklere yaklaşırsınız? Halbuki şehvete ve fıtrata uygun şekilde yararlanma yeri kadınlardır. Siz ise onları bırakıyor, alabildiğine çirkin ve kötü bir iş olan erkeklere arka yoldan yaklaşıyorsunuz. Halbuki oraya yaklaşmak ve ilişki kurmak şöyle dursun, sözünü etmek etmek dahi utanç verici olan türlü pislikler ve murdarlıklar oradan çıkmaktadır. “Hayır, siz çok ileri giden bir kavimsiniz.” Allah’ın çizdiği sınırları aşan ve Allah’ın haram kıldığı şeylere cüretkarca atılan kimselersiniz.
82. “Kavminin cevabı yalnızca: Çıkarın onları ülkenizden, çünkü onlar fazla temiz kalmak isteyen” yani bu hayasızlığı işlemekten uzak duran “insanlarmış, demek oldu.” Halbuki “Onların bunlardan intikam almalarının tek sebebi, hükmüne karşı konulamayan ve her övgüye layık olan Allah’a iman etmiş olmaları idi.”(el-Buruc, 85/8)
83. “Bunun üzerine Biz de hem onu hem de ailesini kurtardık. Ancak karısı hariç; o, geride kal(ıp da helâke uğray)anlardan” azaba uğratılanlardan “oldu.” Allah Lut’a aile halkı ile birlikte geceleyin yola çıkmasını emretti. Çünkü azap, kavmine sabah vakti gelecekti. O da geceleyin aile halkı ile yola koyuldu. Ancak (ona iman etmeyen) karısı hariç. Böylece kavmine isabet eden aynı azap ona da isabet etti.
84. “Onların üzerine bir yağmur yağdırdık.” Yani özel olarak pişirilmiş, oldukça sıcak taşlar yağdırdık. Böylece Allah, ülkelerinin altını üstüne getirmişti. “Günahkârların” helak edilme ve sürekli bir rüsvaylığa düçar olma şeklindeki “sonunun nasıl olduğuna bir bak!”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Lût’un karısı geride kaldı ve kurtulma imkânını kaybetti. Çünkü o da inkârcılardandı (ayrıca bk. Tahrîm 66/10). Belki de o, Sodom halkındandı ve bu yüzden Lût’un ailesiyle birlikte buradan ayrılmak istememişti. Lût ve ailesi diğer inananlarla birlikte ülkeden ayrıldıktan sonra geride kalanlar başlarına taş yağdırılmak suretiyle helâk edildiler (bk. Hûd 11/81-83).
Biz de onlara, gece azabın meydana geleceği beldeden çıkmalarını emrederek onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısı, kavmiyle beraber kalanlar arasındaydı ve ona da geride kalanlara isabet eden azap isabet etti.