Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdik. Sadece Lût'un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,
Süleyman Ateş
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
Indeed, We sent upon them a storm of stones, except the family of Lot - We saved them before dawn
Fransızca
Nous lachâmes sur eux un ouragan, excepté la famille de Lot que Nous sauvâmes avant l'aube
İspanyolca
Les envié una tormenta de piedras, salvo a la familia de Lot, a quienes salvé al amanecer
Rusça
Мы наслали на них ураган с камнями, и только семью Лута (Лота) Мы спасли перед рассветом
Endonezce
Sesungguhnya Kami kirimkan kepada mereka badai yang membawa batu-batu (yang menimpa mereka), kecuali keluarga Luṭ. Kami selamatkan mereka sebelum fajar menyingsing
Bengalce
আমি তাদের প্রতি প্রেরণ করেছিলাম প্রস্তর বর্ষণকারী প্রচন্ড ঘূর্ণিবায়ু; কিন্তু লূত পরিবারের উপর নয়। আমি তাদেরকে রাতের শেষপ্রহরে উদ্ধার করেছিলাম।
Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût -aleyhisselam-'ın ailesi bundan müstesnaydı. Onlara azap isabet etmedi. Şüphesiz biz onları bu azaptan kurtardık. Gecenin son kısmında azap vuku bulmadan önce (Lût) onları alıp gitti.
33- Lût kavmi de uyarıları yalanladı. 34- Biz, üzerlerine çakıl taşı yağdıran bir rüzgâr gönderdik (de onları helak ettik). Ancak Lût’un ailesi hariç; onları seher vaktinde kurtardık. 35- Bu, katımızdan bir nimet idi. Biz şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız. 36- Andolsun ki o (Lut), onları azabımıza karşı uyarmıştı, ama onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı. 37- Ondan misâfirlerini (kötülük yapmak için kendilerine vermesini) istemişlerdi de biz, gözlerini silme kör etmiştik. “Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı (şüpheyle karşılamanın akıbetini)!” 38- Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı. 39- Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımı (şüpheyle karşılamanın akıbetini)! 40- Andolsun ki Biz Kur’ân’ı düşünüp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünüp öğüt alan?
33-40. “Lût kavmi de” Lût aleyhisselam kendilerini, kimseyi ortak koşmaksızın sadece Allah’a ibadete davet edip şirkten ve âlemler arasında kendilerinden önce hiç kimsenin işlemediği o hayasızlıktan vazgeçmelerini emrettiğinde “uyarıları yalanladı.” Onu yalanlayarak şirklerini ve çirkin işlerini sürdürmeye devam ettiler. Nihâyet misafirler suretinde gelen meleklerin haberini alan kavmi, onlara hayasızlık yapmak üzere çabucak yanına geliverdiler -Allah’ın lâneti üzerlerine olsun- ve bu misafirlerini elinden almak istediler. Yüce Allah da Cibril aleyhisselam'a emretti ve o da kanadıyla gözlerini kör etti. Peygamberleri, onlara Allah’ın çetin yakalayışını ve cezasını hatırlatmakla birlikte “onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı.”“Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı.” Allah yurtlarının altını üstüne getirdi. Arkalarından da pişirilmiş taşlar gelip onları buluyordu ki bu taşlar Rabbinin nezdinde haddiaşan o günahkârlar için işaretlenmişti. Yüce Allah, Lût aleyhisselam ile onun aile halkını Rablerine şükürlerinin ve sadece O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmelerinin bir mükâfatı olarak o pek büyük sıkıntıdan kurtarmıştı.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle zikreder (bilgi için bk. A‘râf 7/80-84; Hûd 11/77-83; Hicr 15/57-77).
Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût -aleyhisselam-'ın ailesi bundan müstesnaydı. Onlara azap isabet etmedi. Şüphesiz biz onları bu azaptan kurtardık. Gecenin son kısmında azap vuku bulmadan önce (Lût) onları alıp gitti.