Önceki ayet· 7:36Sonraki ayet· 7:38

A'râf Suresi 37. Ayet· 7:37

↗ A'râf suresi
Mekki
فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erişir. Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar: "O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar." derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte bunların Kitap'tan nasipleri kendilerine ulaşır, nihayet elçilerimiz onlara gelip canlarını alırken şöyle derler: "Allah'ın berisinden yakardıklarınız nerede?" Şu cevabı verirler: "Bizden uzaklaşıp kayboldular." Böylece, öz benlikleri aleyhine kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.
Süleyman Ateş
Allah'a yalan uyduran, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitaptan nasipleri erişir (ezelde kendileri için ne rızık takdir edilmişse onu alır ve kendilerine yazılmış süre kadar yaşarlar); nihayet (ömürleri tükendiğizaman) melek elçilerimiz gelip canlarını alırken: "Hani Alah'tan başka yalvardıklarınız nerede?" dediklerinde: "Bizden sapıp, kayboldular" dediler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
And who is more unjust than one who invents about Allah a lie or denies His verses? Those will attain their portion of the decree until when Our messengers come to them to take them in death, they will say, "Where are those you used to invoke besides Allah?" They will say, "They have departed from us," and will bear witness against themselves that they were disbelievers
Fransızca
Quel pire injuste, que celui qui invente un mensonge contre Allah, ou qui traite de mensonges Ses signes? Ceux là auront la part qui leur a été prescrite; jusqu'au moment où Nos Envoyés [Nos Anges] viennent à eux pour leur enlever l'âme, en leur disant: «Où sont ceux que vous invoquiez en dehors d'Allah?» - Ils répondront: «Nous ne les trouvons plus». Et ils témoigneront contre eux-mêmes qu'ils étaient mécréants
İspanyolca
¿Acaso hay alguien más injusto que quien inventa mentiras acerca de Dios o desmiente Sus signos? A ellos los alcanzará lo que estaba escrito [en la predestinación]. Cuando se les presenten Mis [ángeles] Enviados para tomar sus almas les dirán: "¿Dónde están aquellos [ídolos] que invocaban en vez de Dios?" Ellos responderán: "Nos han abandonado", y atestiguarán contra sí mismos haber sido incrédulos
Rusça
Кто же несправедливее того, кто возводит на Аллаха навет или считает ложью Его знамения? Они получат удел, отведенный им в Писании. Когда же к ним явятся Наши посланцы, чтобы умертвить их, они скажут: «Где те, к кому вы взывали вместо Аллаха?». Они скажут: «Они бросили нас!». Они принесут свидетельства против самих себя о том, что они были неверующими
Endonezce
Siapakah yang lebih zalim daripada orang yang mengada-adakan kebohongan terhadap Allah atau yang mendustakan ayat-ayat-Nya? Mereka itu akan memperoleh bagian yang telah ditentukan dalam Kitab sampai datang para utusan (malaikat) Kami kepada mereka untuk mencabut nyawanya. Mereka (para malaikat) berkata, Manakah sembahan yang biasa kamu sembah selain Allah?" Mereka (orang musyrik) menjawab, "Semuanya telah lenyap dari kami," dan mereka memberikan kesaksian diri mereka sendiri bahwa mereka adalah orang-orang kafir
Bengalce
অতঃপর ঐ ব্যক্তির চাইতে অধিক জালেম কে, যে আল্লাহর প্রতি মিথ্যা আরোপ করে অথবা তার নির্দেশাবলীকে মিথ্যা বলে? তারা তাদের গ্রন্থে লিখিত অংশ পেয়ে যাবে। এমন কি, যখন তাদের কাছে আমার প্রেরিত ফেরশতারা প্রাণ নেওয়ার জন্যে পৌছে, তখন তারা বলে; তারা কোথায় গেল, যাদের কে তোমরা আল্লাহ ব্যতীত আহবান করতে? তারা উত্তর দেবেঃ আমাদের কাছ থেকে উধাও হয়ে গেছে, তারা নিজেদের সম্পর্কে স্বীকার করবে যে, তারা অবশ্যই কাফের ছিল।
Çince
假借安拉的名义而造谣,或否认其迹象者,有谁比他们还不义呢?这等人将遭遇天经中为他们预定的命运,直到我的众使者来使他们死亡的时候,将对他们说:“你们从前舍安拉而祈祷的(偶像),现在在哪里呢?他们将说:“他们已回避我们了。”他们将要承认自己原是不信道者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’a bir ortak, bir noksanlık veya söylemediği bir sözü nispet ederek, yalan sözlerle iftira eden veya doğru yoluna ileten açık ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim hiç kimse yoktur. Bunlarla nitelenen o kimseler Levh-i Mahfuz'da kendilerine yazılmış olan hayır ve şerre nail olacaklardır. Nihayet ölüm meleği ve meleklerden yardımcıları ruhlarını kabzetmek üzere onlara gelince onları kınamak için, “Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz ilahlarınız nerede? Sizlere bir fayda vermesi için haydi onları çağırın.” derler. Müşrikler meleklere, “Doğrusu ibadet ettiğimiz ilahlarımız bizden gitti ve ortadan kayboluverdi. Onlar neredeler bilmiyoruz.” diyerek kendilerinin kâfir olduklarını ikrar ederler. Fakat onların bu itirafı, o zaman onların aleyhine bir delil olur. Onlara bir fayda vermez.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
37- Allah’a karşı yalan uydurup iftira edenden yahut O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onların kitapta (yazılı olan) nasipleri neyse kendilerine erişecektir. Nihâyet elçilerimiz ruhlarını almak için onlara geldikleri vakit diyecekler ki:“Hani, Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız nerede?” Onlar da: “Bizi (bırakıp) kayboldular” diyecekler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir. 38- Diyecek ki:“Cin ve insanlardan sizden önce geçmiş topluluklarla birlikte siz de ateşe girin.” Her ümmet (ateşe) girdikçe yoldaşına lanet edecek. Nihâyet hepsi birbiri ardınca oraya girip toplandıkarı zaman da sonrakileri öncekiler için:“Rabbimiz, bizi işte bunlar saptırdılar. Onun için bunlara ateş azabını iki kat ver” diyecekler. Buyuracak ki:“Herkese iki kattır. Fakat siz bilmiyorsunuz.” 39- Öncekileri de sonrakilerine:“Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yoktu ki!” diyecek. (Allah şöyle buyuracak: Hepiniz) kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.” 37. Yani “Allah’a” ortak koşmak, O’nun kemal sahibi değil de eksik olduğunu söylemek ve Allah’ın söylemediği şeyleri uydurup O’na nispet etmek sureti ile “Allah’a karşı yalan uydurup iftira edenden yahut O’nun” hakkı açıklayan, dosdoğru yola ileten apaçık “âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir?” Yani böylesinden daha zalim kimse yoktur. “Onların kitapta (yazılı olan) nasipleri neyse kendilerine erişecektir.” Bunlar her ne kadar dünyalıklardan faydalansalar ve Levh-i Mahfuz’da kendilerine yazılı olan payları elde etseler de bunun onlara hiçbir faydası olmayacaktır. Kısa bir süre faydalanacaklar sonra da uzun uzadıya azap göreceklerdir. “Nihâyet elçilerimiz” yani ruhlarını almakla ve ecellerini bitirmekle görevli olan meleklerimiz “ruhlarını almak için onlara geldikleri vakit” bu durumda onları azarlayarak “diyecekler ki: Hani, Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız” putlar ve taşlar “nerede?” Eğer bunların size sağlayacakları bir fayda varsa yahut da herhangi bir zararı önlemeleri söz konusu ise işte onlara muhtaç olacağınız vakit, bu vakittir. Ancak onlar: “Bizi (bırakıp) kayboldular, diyecekler.” Yani yok oldular ve batıl oldukları ortaya çıktı. Onların Allah’ın azabına karşı bize en ufak bir faydaları yok. “Ve kâfir olduklarına dair” hakir kılan sürekli azabı hak ettiklerini belirterek “kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir.” 38-39. Bunun üzerine melekler onlara:“diyecek ki: “Cin ve insanlardan sizden önce geçmiş” yani sizin gibi küfre sapmış ve büyüklük taslamış, buna bağlı olarak her türlü rüsvaylığı, yok oluşu ve de cehennemde ebedi kalışı hak etmiş “sizden önce geçmiş topluluklarla siz de ateşe girin.” Bu azgın ümmetlerden her bir ümmet ateşe girdi mi “yoldaşına lanet edecek.” Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi ret ve inkâr edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir.”(el-Ankebut, 29/25)“Nihâyet hepsi birbiri ardınca oraya girip toplandıkları zaman” yani öncekileri, sonrakileri, önderleri, başkanları, taklit edenleri ve tâbi olanları ile birlikte bütün cehennemlikler cehennemde bir araya gelecekleri vakit “sonrakileri” yani sonra gelenler ve önderlerine uyan kimseler “öncekiler için” yani önderleri hakkında Yüce Allah’a kendilerini saptırdıklarını şikâyet ederek: “Rabbimiz bizi işte bunlar saptırdılar. Onun için bunlara ateş azabını iki kat ver” yani bizi saptırdıkları, kötü amelleri bize güzel ve süslü gösterdikleri için sen onlara kat kat artırılmış bir azap ver “diyecekler”; Allah da “buyuracak ki:” Sizden “herkese iki kattır” ve azabtan belli bir pay vardır. “Fakat siz bilmiyorsunuz.” Ancak bilinen şu ki; başkanların, sapıklığın önderlerinin azabı onlara uyanların azabından daha ileri ve daha ağırdır. Nitekim hidâyet önderlerinin ve başkanlarının nimetleri de onlara uyanların mükâfaatından daha büyük olacaktır. “Öncekileri de sonrakilerine” yani önderler, kendilerine uyan kimselere “sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yoktu ki!” Yani sapıklık ve azgınlıkta da azabı hak ettiren sebebleri işlemekte de hep ortaktık; o halde sizin bize ne üstünlüğünüz var ki? diyeceklerdir. Allah da şöyle buyuracak: Sizden “herkese iki kattır” ve hepnizin azaptan bir payı vardır. “(Hepiniz) kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.” Ancak bilindiği üzere liderlerin ve dalalet önderlerinin azabı, onlara tabi olanların azabından daha feci ve ağır olacaktır. Nitekim hidayet önderlerinin ve liderlerinin mükafatı da onlara tabi olanlardan daha fazla olacaktır. Zira Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıyokanların Biz -çıkarageldikleri fesatlara karşılık- azaplarına azap katarız.”(en-Nahl, 16/88) Bu âyet-i kerimeler ve benzerleri, Allah’ın âyetlerini yalanlayan bütün yalancıların, azapta ebedi kalacaklarını, amellerine, inatlarına, zulümlerine ve iftiralarına göre azap miktarları farklı olsa dahi aslı itibari ile azapta ortak olacaklarını, dünya hayatında aralarındaki sevginin kıyamet gününde düşmanlığa ve karşılıklı lanetleşmeye dönüşeceğini göstermektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’a ortak koşmak ve “Şu helâldir, bu haramdır” gibi keyfî hükümler koymak suretiyle Allah hakkında yalan uyduranlar veya Allah’ın âyetlerini yalan sayanlar zalimlerin en zalimi, en haksızıdırlar. Onlar “kitap”ta (ilm-i ilâhîde) tayin edilmiş bulunan nasiplerini alır yani rızıklarını ve ömürlerini bitirirler; ardından Allah’ın “elçileri” (ölüm veya azap melekleri) gelince güvendikleri her varlığın, bilhassa Allah’tan başka tanrı diye inandıklarının kendilerini terkettiğini görür; o zaman, tam bir çaresizlik içinde, inkârcı olduklarına yine kendileri şahitlik ederler.
A'râf Suresi 37. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’a bir ortak, bir noksanlık veya söylemediği bir sözü nispet ederek, yalan sözlerle iftira eden veya doğru yoluna ileten açık ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim hiç kimse yoktur. Bunlarla nitelenen o kimseler Levh-i Mahfuz'da kendilerine yazılmış olan hayır ve şerre nail olacaklardır. Nihayet ölüm meleği ve meleklerden yardımcıları ruhlarını kabzetmek üzere onlara gelince onları kınamak için, “Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz ilahlarınız nerede? Sizlere bir fayda vermesi için haydi onları çağırın.” derler. Müşrikler meleklere, “Doğrusu ibadet ettiğimiz ilahlarımız bizden gitti ve ortadan kayboluverdi. Onlar neredeler bilmiyoruz.” diyerek kendilerinin kâfir olduklarını ikrar ederler. Fakat onların bu itirafı, o zaman onların aleyhine bir delil olur. Onlara bir fayda vermez.