Salih -aleyhisselam-'ın kavmi Semûd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara şöyle demişti: "Ecelleriniz bitmeden önce hayatınızdan istifade edin."
43- Semûd’da da. Hani onlara:“Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (bakalım)” denilmişti. 44- Onlar da Rablerinin emrine uymayıp azgınlık ettiler. Bu yüzden kendi gözleri önünde o yıldırım onları yakalayıverdi. 45- Artık ne ayağa kalkabildiler, ne de kendilerini kurtarabildiler.
43-44. “Semûd’da da” pek büyük bir ibret vardır. Allah onlara Salih aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermiş, onlar da onu yalanlamış ve ona karşı inatla direnmişlerdi. Allah insanların gözlerini ve basiretlerini açacak bir mucize olmak üzere ona dişi deveyi göndermişti. Ancak bu da onların inatla başkaldırışlarından ve nefretle uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. “Bu yüzden kendi gözleri önünde” gözleri ile başlarına gelen cezaya bakarlarken “o yıldırım” yani helâk edici pek büyük ve korkunç bir çığlık “onları yakalayıverdi.”
45. “Artık ne ayağa kalkabildiler” ve böylelikle azaptan kaçabildiler “ne de kendilerini kurtarabildiler.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Âd Hûd peygamberin, Semûd da Sâlih peygamberin kavminin adı olup Kur’an-ı Kerîm’de bu toplumların ve Nûh kavminin yapılan bütün ilâhî uyarıları hafife almaları ve inkârcılıkta direnmeleri sebebiyle helâk edilmelerine değişik vesilelerle dikkat çekilmiştir (Âd hakkında bk. A‘râf 7/65-72; Hûd 11/50-60; Semûd hakkında bk. A‘râf 7/73-79; Hûd 11/61-68; Nûh kavmi hakkında bk. A‘râf 7/59-64; Yûnus 10/71-74; Hûd 11/25-49).
Salih -aleyhisselam-'ın kavmi Semûd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara şöyle demişti: "Ecelleriniz bitmeden önce hayatınızdan istifade edin."