Önceki ayet· 46:26Sonraki ayet· 46:28

Ahkâf Suresi 27. Ayet· 46:27

↗ Ahkâf suresi
Mekki
وَلَقَدۡ أَهۡلَكۡنَا مَا حَوۡلَكُم مِّنَ ٱلۡقُرَىٰ وَصَرَّفۡنَا ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ
And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki, biz sizin etrafınızda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Yemin olsun, sizi çevreleyen kentleri/medeniyetleri de helâk ettik. Belki dönerler diye ayetleri değişik biçimlerde sıralayıp durmuştuk.
Süleyman Ateş
Andolsun, biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki (küfürlerinden) dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.9%
İngilizce
And We have already destroyed what surrounds you of [those] cities, and We have diversified the signs [or verses] that perhaps they might return [from disbelief]
Fransızca
Nous avons assurément fait périr les cités autour de vous; et Nous avons diversifié les signes afin qu'ils reviennent (de leur mécréance)
İspanyolca
Destruí en el pasado pueblos que había a su alrededor, después de haberles enviado todo tipo de signos para que recapacitaran
Rusça
Мы уже погубили селения, которые были вокруг вас, и разъяснили знамения, чтобы они могли вернуться на прямой путь
Endonezce
Dan sungguh, telah Kami binasakan negeri-negeri di sekitarmu, dan juga telah Kami jelaskan berulang-ulang tanda-tanda (kebesaran Kami), agar mereka kembali (bertobat)
Bengalce
আমি তোমাদের আশপাশের জনপদ সমূহ ধ্বংস করে দিয়েছি এবং বার বার আয়াতসমূহ শুনিয়েছি, যাতে তারা ফিরে আসে।
Çince
我确已毁灭你们四邻的城市。我反复昭示各种迹象,以便他们悔悟。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
(Ey Mekkeliler!) Gerçek şu ki, biz sizin çevrenizdeki beldeleri de helak etmiştik. Âd kavmini, Semûd kavmini, Lût kavmini ve Medyen halkını da helak ettik. Belki inkârlarından dönerler diye de onlara delilleri ve kanıtları da çeşitli şekillerde açıklamıştık.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
27- Andolsun ki (ey Mekkeliler) etrafınızda bulunan ülkeleri helâk ettik. Onlara belki dönerler diye âyetleri çeşitli şekillerde açıklamıştık. 28- Allah’ın yanı sıra (kendilerini O’na) yaklaştırsınlar diye edindikleri ilâhlar, onlara yardım etseydi ya? Aksine o ilâhları onları (yüz üstü) bırakıp kayboldular. Zaten bu, onların yalanları ve kendi uydurdukları bir şeydir. 27. Yüce Allah, Arap müşriklerinin ve diğerlerinin yaşadıkları yerlere yakın bölgelerde yaşamış yalanlayıcı ümmetleri helâk etmiş olduğunu bildirerek onları tehdit etmektedir. Hatta Âd, Semûd ve benzeri pek çok kavim, Arap Yarımadası’nda yaşamışlardı. Allah da bunlara âyetlerini bütün yönleriyle ve çeşitli şekillerde açıklamıştı ki “belki dönerler” sürdürdükleri küfür ve yalanlamadan vazgeçerler “diye.” İman etmemeleri üzerine Yüce Allah, onları aziz ve muktedir olanın azapla yakalaması gibi yakaladı. Allah’tan başka tapındıkları uydurma ilâhlarının da onlara hiçbir faydası da olmadı: 28. “Allah’ın yanı sıra (kendilerini O’na) yaklaştırsınlar diye” yani faydalarını görmek umuduyla tapındıkları ve yakınlaşmak amacıyla amellerde bulundukları “ilâhlar, onlara yardım etseydi ya?”“Aksine o ilâhları onları (yüz üstü) bırakıp kayboldular.” Onların dualarına cevap veremediler, onların azaplarını da geri çeviremediler. “Zaten bu, onların yalanları ve kendi uydurdukları bir şeydir.” Çünkü onlar, hak üzere olduklarına ve amellerinin kendilerine fayda sağlayacağına dair boş yere ümitlerde bulunuyorlardı. Bunların hepsi yok olup gitmiş, batıl olduğu ortaya çıkmıştır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlara verilen duyu organları ve akıl yoluyla elde edilen bilgilerin duyu üstü konular bakımından yorumlanması, değerlendirilmesi ve bunlardan sonuçlar çıkarılması hususunda inancın belirleyici bir etkisi vardır. İnanmayanlar, kendilerinde ve çevrelerinde gördükleri iman işaretlerini, insanı Allah’ın varlık ve birliğine götüren bilgileri, inananlara göre farklı yorumladıkları için inkârlarında ısrar etmekte, bu bakımdan onların duyu organları ve âyette “kalpler” (ef’ide) şeklinde ifade edilen aklî ve zihnî melekeleri, ebedî kurtuluşları açısından bir işe yaramamaktadır.
Ahkâf Suresi 27. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
(Ey Mekkeliler!) Gerçek şu ki, biz sizin çevrenizdeki beldeleri de helak etmiştik. Âd kavmini, Semûd kavmini, Lût kavmini ve Medyen halkını da helak ettik. Belki inkârlarından dönerler diye de onlara delilleri ve kanıtları da çeşitli şekillerde açıklamıştık.