Diyanet İşlerien ayrışan
Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, lütfedip verdiği rızkı aramanız için denizi buyruğunuz altına veren Allah'tır, belki artık şükredersiniz
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah O (yüce) zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah size denizi boyun eğdirdi ki, içinde gemiler O'nun emriyle akıp gitsin, lütfundan istekte bulunasınız ve şükredebilesiniz.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah'tır ki denizi size boyun eğdirdi, ta ki gemiler buyruğuyla denizin içinde akıp gitsin de, siz bu sayede O'nun lutfundan payınızı arayasınız ve şükredesiniz.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey İnsanlar!- O'nun emriyle denizde gemilerin akıp gitmesi ve çeşitli mübah kazançlar elde ederek fazlından istemeniz ve Yüce Allah'ın üzerinizdeki nimetlerine şükretmeniz için tek olan Yüce Allah denizi sizin hizmetinize vermiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
12- Gemiler emri ile akıp gitsin, siz de O’nun lütfundan (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz diye denizi size amade kılan, Allah’tır. 13- O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendinden (bir lütuf olarak) hizmetinize sunmuştur. Hiç şüphesiz bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
12. Yüce Allah, kolaylaştırması sonucu içerisinde gemiler aksıp gitsinler diye denizi, emriyle amade kıldığını, bu yolla kullarına lütuf ve ihsanda bulunduğunu haber vermektedir. Bu, çeşitli ticaret ve kazanç yolları ile “O’nun lütfundan (rızkınızı) arayasınız ve” Yüce Allah’a “şükredesiniz diye”dir. Sizler, O’na şükredecek olursanız O, üzerinizdeki nimetlerini artırır. Üstelik şükrünüze karşı da size pek büyük mükâfatlar verir.
13. “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendinden” lütuf ve ihsanından ötürü “hizmetinize sunmuştur.” Bu, hizmete sunuş, göklerde ve yerde bulunan bütün cisimleri, bunlarda yaratılmış bulunan güneşi, ayı, gezegenleri, yıldızları, çeşitli hayvan ve canlıları, türlü ağaç ve mahsulleri, madenleri vb. gibi Âdemoğullarının maslahatları için hazırlanmış ve zorunlu ihtiyaçları için gerekli olan bütün şeyleri kapsar. Bütün bunlar, onların Yüce Allah’ın nimetine şükretmek için bütün gayretlerini ortaya koymalarını, O’nun âyetleri ve hikmetleri hakkında düşünerek, bunların inceliklerini kavramaya gayret göstermelerini gerektirmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Hiç şüphesiz bunda düşünen bir toplum için deliller vardır” buyurmaktadır. Bunların hepsinin yaratılması, işlerinin idare edilmesi, hizmete sunulmaları, Yüce Allah’ın meşîetinin geçerliliğine ve kudretinin kemaline delildir. Bunlardaki muhkemlik, sağlamlık, harikulade sanat ve güzel yaratılış da Yüce Allah’ın hikmet ve ilminin kemaline delildir. Bunların genişlikleri, azametleri ve çoklukları ise Yüce Allah’ın mülk ve saltanatının genişliğini göstermektedir. Bunlardaki özel haller, tercihler ve birbirine zıt varlıkların mevcudiyeti de O’nu dilediğini yaptığına delilidir. Bu varlıklardaki menfaatler, dinî ve dünyevî maslahatlar, rahmetinin genişliğine, ihsan ve bağışlarının kapsayıcılığına, lütfunun ve iyiliklerinin fevkalâde oluşuna delildir. Bütün bunlar da O’nun bir ve tek olduğuna, yegane ilâh ve mabud olduğuna, O’ndan başkasına ibadet edilmemesi ve boyun bükülmemesi gerektiğine, sevginin de yalnız O’na yöneltilmesi gerektiğine, yine O’nun peygamberlerinin getirdiklerinin de doğru olduğuna delildir. Bunlar, hiçbir şüphe ve tereddüt kabul etmeyen açık aklî delillerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yine kâinat kitabına dönülmekte, deniz, kara ve göklere dikkat çekilerek hem bunların yaratanı bulduran bir gözle okunmasına hem de buralardan insanlara sunulan nimetler sebebiyle Allah’a şükredilmesine yönlendirme yapılmaktadır. Araya yerleştirilen 6-11. âyetlerde Kur’an’a dikkat çekilmesi, onun öneminin ve niteliklerinin açıklanması, dolaylı olarak “doğru düşünme, nimetlerden hakkıyla yararlanma ve onları lutfeden Allah’a şükretme vazifelerini yerine getirmek için” insanların, Kur’an’ın rehberliğine muhtaç olduklarının altını çizme amacına yöneliktir. Mümin hem aklını ve duyu organlarını kullanarak kâinat kitabını okuyacak, hem de Kur’an’ı okuyarak ilâhî irşattan istifade edecektir; bu takdirde iki kanat elde edilmiş olacak, tek kanatla ulaşılması mümkün olmayan bilgi ufuklarına, aşkın hedeflere ulaşılacaktır.