Önceki ayet· 43:38Sonraki ayet· 43:40

Zuhruf Suresi 39. Ayet· 43:39

↗ Zuhruf suresi
Mekki
وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ إِذ ظَّلَمۡتُمۡ أَنَّكُمۡ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz. Şimdi de hepiniz azapta ortaksınız." denir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bugün hiçbir şey işinize yaramayacaktır. Çünkü zulme sapmışsınız. Azapta ortaklık kuracaksınız.
Süleyman Ateş
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.4%
İngilizce
And never will it benefit you that Day, when you have wronged, that you are [all] sharing in the punishment
Fransızca
Il ne vous profitera point ce jour-là - du moment que vous avez été injustes - que vous soyez associés dans le châtiment
İspanyolca
[Se les dirá:] "De nada les servirá hoy [lamentarse] porque fueron injustos; ahora compartirán el castigo
Rusça
Им будет сказано: «Вы поступали несправедливо, и сегодня вам не поможет то, что вы разделяете мучения»
Endonezce
Dan (harapanmu itu) sekali-kali tidak akan memberi manfaat kepadamu pada hari itu karena kamu telah menzalimi (dirimu sendiri). Sesungguhnya kamu pantas bersama-sama dalam azab itu
Bengalce
তোমরা যখন কুফর করছিলে, তখন তোমাদের আজকের আযাবে শরীক হওয়া কোন কাজে আসবে না।
Çince
你们曾行不义,所以今日这种愿望对于你们绝无裨益。因为你们要同受刑罚。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah, kıyamet gününde kâfirlere şöyle buyurur: "Azaba ortak olmanız, bugün size asla fayda vermeyecektir. Siz, şirk koşarak ve günahlar işleyerek kendi nefislerinize zulmettiniz. Ortaklarınız sizin göreceğiniz azaptan herhangi bir şeyi asla kaldırmazlar."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
36- Kim Rahmân’ın Zikrini/Kur'ân’ı görmezden gelirse Biz, ona bir şeytan musallat ederiz de artık o, onun arkadaşı olur. 37- O (şeytanlar), onları doğru yoldan alıkoyarlar, onlar ise kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar. 38- Nihâyet o, huzurumuza geldiğinde (şeytan arkadaşına) şöyle diyecek: “Keşke benimle senin aran, doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı. Zira sen ne kötü bir arkadaşmışsın!” 39- (Dünyada) zulme saptığınız için bugün azapta ortak olmanız, size hiçbir fayda sağlamayacaktır. 36. Yüce Allah, zikrinden yüz çeviren kimselere vereceği büyük cezayı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Kim Rahman’ın Zikrini” Kur’ân-ı Azimi “görmezden gelirse” ondan yüz çevirir ve uzak durursa “Biz, ona bir şeytan musallat ederiz.” Kur’ân-ı Kerîm, Rahman olan Allah’ın kullarına ihsan ettiği en büyük rahmettir. Bu rahmeti kabul ile karşılayan, en hayırlı bağışı kabullenmiş, en üstün hedef ve maksatları gerçekleştirmiş olur. Ondan yüz çevirip reddeden kimse ise öyle bir zarara uğramış olur ki artık bundan sonra ebediyen mutlu olamaz. Üstelik Rahman, ona oldukça azgın bir şeytanı musallat kılar. Bu şeytan, hep onunla birlikte olur, ona arkadaşlık eder, boş vaatlerde bulunur, onu hayallere daldırır ve günahlara sürükler. 37. “O (şeytanlar), onları” dosdoğru “yoldan” ve dosdoğru dinden “alıkoyarlar, onlar ise” şeytanın batılı kendilerine süslü ve güzel göstermesi, onların da haktan yüz çevirmeleri dolayısı ile “kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” Bu iki neden, işte bu sonucu doğurur. “Böyle bir kimse kendisi hidâyette olmadığı halde hidâyet üzere olduğunu sandığından dolayı acaba mazur görülebilir mi?” denilecek olursa buna şöyle cevap verilir: Cehaletlerinin kaynağı, hidâyete erme imkânları olduğu halde bile bile Allah’ın zikrinden/Kur’ân’dan yüz çevirmek olan bu ve benzeri kimselerin mazeretleri kabul edilmez. Çünkü bunlar imkanları olmakla birlikte hidâyete iltifat etmemişler ve bâtıla yönelmişlerdir. Esas suç ve günah da onların bu yaptığıdır. 38. Allah’ın zikrinden yüz çeviren kimsenin dünya hayatında iken şeytan ile olan hali yukarda geçti. O, sapıklık ve azgınlık içindedir ve hakikatleri tersyüz görmektedir. Âhirette Rabbinin huzuruna geleceği zamandaki durumuna gelince; bu durum çok daha kötüdür. Zira sonu, pişmanlık, yürek acısı, hiçbir şekilde hafiflemeyecek bir keder ve o şeytan arkadaşıyla ipleri koparma olacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Nihâyet o, huzurumuza geldiğinde (şeytan arkadaşına) şöyle diyecek: “Keşke benimle senin aran, doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı. Zira sen ne kötü bir arkadaşmışsın!” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır:“O gün (her) zalim, ellerini ısırıp: Keşke peygamberle birlikte hak yolu tutmuş olsaydım, der. Eyvah bana, keşke filanı dost edinmeseydim! Andolsun ki bana geldikten sonra beni Zikir’den o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımsız bir halde ortada bırakır.”(el-Furkan, 25/27-29) 39. Yani Kıyamet gününde sizin, dostlarınızla ve şeytan arkadaşlarınızla ortaklaşa azap görmenizin size hiçbir faydası olmayacaktır. Zira siz zulümde de ortaktınız, onun cezasında ve azabında da ortak olacaksınız. Aynı şekilde musibetinizin ortak oluşu dolayısıyla birbirinizden teselli bulma imkanınız da olmayacaktır. Çünkü musibet, eğer dünyada meydana gelir ve ona uğrayanlar ortaklaşa olurlarsa bu musibet, nispeten onlara hafif gelir ve biri diğerinin musibetini görerek teselli bulur. Âhiretteki musibet ise her türlü cezayı birlikte ihtiva eder ve orada asgari bir rahat yoktur. Böyle bir teselliden kaynaklanacak rahat dahi yoktur. Rabbimiz! Senden esenlik ve rahmetinle bize rahat ve huzur ihsan etmeni dileriz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Dünyada arkadaşların acılara ortak olmaları bazan acıları hafifletir. Ancak âhirette herkesin hak ettiği cezayı çekmesi murat edildiği için şeytan türünden arkadaşların aynı cezayı çekmesi, çekilen cezaya bu mânada ortak olmaları, çekenlerin acılarını azaltmayacak, onlara bir fayda vermeyecektir.
Zuhruf Suresi 39. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah, kıyamet gününde kâfirlere şöyle buyurur: "Azaba ortak olmanız, bugün size asla fayda vermeyecektir. Siz, şirk koşarak ve günahlar işleyerek kendi nefislerinize zulmettiniz. Ortaklarınız sizin göreceğiniz azaptan herhangi bir şeyi asla kaldırmazlar."